Editör Yazıları

Mobilya Dekorasyon Dergisi - Mobilya Dekorasyon - Dergi - Yayın - İletişim - Dergi - furniture - wood - design - dizayn - aksesuar - kenarbandı - edgeband - makine -woodworking - woodworkingmachinery

Editör Yazıları
Sektöre yaz gelince!..
Yaz ayları verimlilik aylarıdır, yazın çocukluğumuzda en ucuz meyveler yer tarladan domates toplardık. Sonra büyüdük ve önce büyük şehrin pazarlarında, sonra da marketlerde kendini yeniden üretmeyen tek seferlik sebze ve meyveler yemeye başladık. . Kentlerden kaçışlarıyla yazı tekrar özledik. Köy ziyaretlerinde yada tatil beldelerindeki küçük pazarlarda bu duyguları yeniden yaşama heyecanıyla yazları bekliyoruz. Ama artık yazlar da eski yazlar gibi değil, kentlerde, köylerde ve kasabalarda Hormonlu yapay hayat kılcallarına kadar işlemiş ülkenin.

            Ekonomik kriz ve yaşamın her alanındaki pahalılık geçinme zorlukları çocuksu hayallerimizi daha da imkansız kılıyor. Pandemiyle geçen 2,5 yıla yakın kapanma ve tedirgin bir süreden sonra, bu yaz özlenen günlere biraz daha uzak kalıyoruz. Sadece bu mu, emtia maddelerine gelen astronomik zamlar, başta petrol olmak üzere dövizdeki aşırı yükseliş, yediğimiz ekmekten, kullandığımız eşyaya, ev kiralarından konut fiyatlarına kadar günlük hayatımızdaki tüm kalemleri etkiledi.  Mobilya sektörü de şüphesiz bundan çok etkilendi. Ara hammadde girdilerine gerek döviz, gerekse de TL bazında her ay düzenli gelen zamlar, hem üreticiyi hem de son tüketiciyi önemli oranda etkiledi. Gerçekleşen kur korumalı mevduat sistemi, paranın sürekli dolaşımda olması gereken ticaret dünyasında fazla bir etkisi olmadı. Keza dövizle dünya borsalarına göre günlük hatta saatlik kurlarla dönen emtia borsasına bağımlı ticaret dünyasının 3 veya 6 ay parasını bankada bekleterek oluşacak faiz veya rantla dönme şansı yok. Bir ay içinde o paranın defalarca el değiştirip pazarda dolaştığı bir ekonomik sistemde mal alan, yada ithalat yapan firmanın halini düşünmek bile zor. 
            Bankalar 2022 yılı ilk 6 aylık karlarını açıkladılar. Yukarda değindiğimiz bu zor ekonomik şartlarda %600 kar gibi tarihi zirveye ulaşmaları nasıl açıklanabilirki. Avrupa’da  yıllık % 3’lük faizlerin bile çok olduğu bir dünyada  Aylık 2.79  ticari bir kredinin  yıllık bileşik faizle masrafları sigortası vs %35 olduğu bir bankacılık çarpanında yılın ilk 6 ayında yüzde 600 karın nasıl gerçekleştiği de bariz. Peki üretici ne yapacak, satıp yerine koyamadığı, ihracat yaparken kullandığı % 40-70 arası ithal girdiyle nasıl ayakta kalabilir. 
           Bir ülkenin geleceği üretim ekonomisinde ve onun da pazarı ihracat ise  biraz düşünmek zorundayız.  Bu köşeye sığamayacak kadar yazılabilecek sorun var, biz sadece dile getirebiliriz. Dilerim çözüm makamları sesimizi duyar ve uygun çözümler üretirler. Her şeye rağmen iyi ve sımsıcak bir yaz diliyorum. Siz yine de içinizi sıcak tutunuz. Ne de olsa krizlere alışmış bir ülkeyiz. Ama kötü şeylere alışmak da  işin  en  kötüsü değil mi.?...
Saygılarımla
Nesip Uzun

Editörün Diğer Yazıları: