Uluslarlararası Orman Ürünleri Kongresi (ORENKO 2020) 23-26 Eylül arasında gerçekleşti.

Mobilya Dekorasyon Dergisi - Mobilya Dekorasyon - Dergi - Yayın - İletişim - Dergi





Uluslarlararası Orman Ürünleri Kongresi (ORENKO 2020) 23-26 Eylül arasında gerçekleşti.

26-09-2020
Uluslarlararası Orman Ürünleri Kongresi (ORENKO 2020) 23-26 Eylül arasında gerçekleşti.
23-26 Eylu?l 2020 tarihleri arasında Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Endüstri Mühendisliği bölümü tarafından bu yıl 3. Gerçekleşen Uluslarlararası Orman U?ru?nleri Kongresi (ORENKO 2020) COVID-19 nedeniyle bu yıl online olarak yapıldı. Kongrenin amacı orman endu?stri alanındaki en son bilimsel ve teknolojik gelişmelerin paylaşılması ve tartışılması ve farklı ülkelerdeki ve farklı uzmanlıklara sahip araştırmacılar arasında bilgilerin paylaşılması sayesinde uluslararası işbirliklerinin güçlendirilmesidir.

Mobilya dergisi imtiyaz sahibi ve genel yayın yönetmenimiz Nesip Uzun kongrenin 2. günü pandeminin mobilya sektörüne etkileri, dünyada ve Türkiye'de pandemi sürecinde sektörün içinde bulunduğu durum  ile sektörel yayıncılığın bu süreçte öne çıkan belirleyici özelliği konularında bir bildiri sundu.  Pandemi süreci sektör yayıncıları  evlere kapandığımız bu süreçte sektör dinamiklerini elde tutarak firmalar ile onbinlerce paydaşını buluşturan önemli canlı yayın ve söyleşilerle basın bültenleri, haber iletişimini kesintisiz olarak sürdürdüler.  Nesip Uzun'un Orenko 2020 Kongresindeki konuşması aşağıda sunulmuştur:

 

 Öncelikle Orenko’nun bu başarılı çalışmalarından dolayı düzenleyicileri konukları, katkı sunanları ve kongreyi saygıyla selamlıyorum.  Evlerimize kapandığımız bu zor günlerde yaşama dair etkinliklerin sürdürülmesi bu gün daha da önem kazanıyor.

 

Covit sürecinde orman ürünleri mobilya ve aksesuar sektörü hakkında bilgi ve deneyimlerimi sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

 

Orman ürünleri ve Mobilya ile işleme teknolojisi sanayi, benim bir gazeteci olarak 30 yıldır içinde yer aldığım  Türkiye ve dünyanın pek çok ülkesinde incelemeye fırsat bulduğum çok değerli bir sektör, Çok değerli çünkü bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde istihdamı yaratan önemli sektörlerden biridir.  Bir diğer nokta ise gerek panel sektörünün sunduğu üretime hazır ürünler gerekse de bağlantı elemanları ile gelişmiş makine sanayinin üreticiye sunduğu avantajlar nedeniyle kısa zamanda üretime geçerek rekabet alanına girebilecek bir sektör. Günümüz şartlarında tasarım odaklı yeni kompazit ve ürün gamını iyi bir tasarım ve marketing içinde sunan firmalar başarılı oluyorlar. Sektörde  ölçek ve kapasite büyüdükçe yönetim sorunları oluşmakta, burada da kurumsallaşma ve globalleşmenin kriterleri ortaya çıkmaktadır. Türk mobilya sektörünün bugün gerek iç pazardaki mutlak egemenliği , Pazar hakimiyeti gerekse de her yıl büyüyen ihracat payı yeni ülkelere yapılan ihracatlar yakın dönemde de bu büyümeyi başarıyla götüreceği görülmektedir.

 

            Dikkat edilirse ülke genelinde farklı dönemlerde yaşanan iç ve küresel krizlere rağmen bundan en az etkilenen sektörlerden biri de mobilya sektörü olmuştur. Bunun pek çok nedeni var .

Bu konuyu ele alırken sektörün avantajlı ve güçlü yönleriyle nisbetten zayıf ve geliştirmemiz gereken yönlerini birlikte ele alacağım.

 

İç pazarda Türkiye  hepimizin de bildiğimiz gibi son yıllarda inşaat sektörü üzerine bir büyüme modeli seçti ve  ihtiyaç fazlası konut  oluşacak noktalara geldi. Haliyle bu da mobilya ve Orman ürünleri yüzey malzemelerine kapıdan pencereye, parkeden mutfak ve ofis donanımlarına kadar büyük bir pazar yarattı. Bu süreçte MDF, panel, parke tesislerinde önemli yatırımlar gerçekleşti. Bazı firmalarımız dünyanın farklı ülkelerinde satın almalar ve direk yeni fabrika yatırımlarıyla  Türk ahşap sektörünün önemli bir global aktör olmasını sağladılar. Bu yatırımlar firmalar nezdinde aynı zamanda yaşanan krizlerin de atlatılmasında panzehir olmuştur.

 

Peki bütün bunlar yeterlimidir, bir ülkenin büyümesinde imalat sanayi en önemli unsurdur. Ülkeler ürettikleriyle vardır, ve  o denli  güçlüdür.    

       Bu günün gelişmiş sanayi ülkelerine baktığımızda sermayenin uluslararasılaşma süreci iç Pazar ekonomisinden uluslararası pazara geçiş süreciyle başlamıştır. Türk üreticilerinin uluslararası Pazar aktörleriyle rekabet şansları kısa dönem palyatıif çözümlerle değil kalıcı üretime dayalı güçlü politikalarla mümkündür. İnşaat yeniden üretim ekonomisi değildir.

            Pandemi süreci şüphesiz tüm sektörler gibi mobilya ve orman ürünleri sektörünü de etkilemiştir.

Türkiye’de Mart ayında başlayan koruma önlemleri kapsamında sektörde bir anda önemli bir durgunluk yaşandı,  satışlar Nisan aylarında durma noktasına gelirken, üretim de 1/3’e kadar düştü. Bazı alanlarda  tümüyle durdu. Sermaye birikimi zayıf olan bu sektörde zorunlu izinler ve işten çıkarmalarla firmalar sadece Ocak 2020’de  imob fuarında alınan yurtiçi ve yurtdışı siparişleri çalıştı, bir süre sonra ihtracat da durma noktasına gelmiştir.

 Pandemi önlemlerinin yumuşaması Turizmin açılması ve seyahat serbestisiyle birlikte normalleşmeler kapsamında sektörde beklemeye alınmış ve ötelenmiş talep patlaması sonucu mobilya ve panel üretimiyle aksesuar sektöründe yeniden bir beklenmedik büyüme yaşandı . Özellikle Haziran Temmuz, Ağustos ve içinde bulunduğumuz Eylül ayında gerek iç Pazar gerekse de nispetten ihtracatta bu talep büyümesi devam etmektedir.

 

Ancak ekonomideki istikrarsızlık ve döviz kurundaki büyük dalgalanmalar, Başta ithalat olmak üzere bunun iç pazara etkileri  sonucu önemli sorunlar yaşanacaktır. Keza mobilya ve yan sanayimizde ithal girdi oranı %25-35 arası değişmektedir bunun da ürün maliyetine kaçınılmaz etkileri olacaktır.

     Mobilya sektörümüzün güçlü yönleri yanında zayıf ve düzeltilip geliştirilmesi gereken yönlerini çalışmak zorundayız. Tasarımlı ürünler üreterek katma değeri yükseltmeliyiz. Özellikle yükselen döviz girdilerinin ülke ekonomisine zararlarını görmek için merkez bankası finansal verilerine bakmak yeterlidir.

 

Bir önceki hafta Merkez Bankası net döviz rezervi 18.6 milyar dolardı.(4 Eylül ) Bu hafta açıklanan son veriye göre Merkez Bankası Net Döviz Rezervi 20.3 milyar dolara yükselmiş. Ancak dış borçlar ve bu rezervin dolaylı rezervler olduğunu düşünürsek dövizdeki yükselişin ülke ekonomisine yakın zamanda etkileri daha da fazla olacaktır.

 

 Pandemi sürecinde hepimiz klasik alışkanlıklarımızdan sıyrıldık, uzaktan iş modülleri, yürümeyen eğitim uygulamaları işletmelere de özellikle beyaz yakalılarla bundan sonraki çalışma modellerinde önemli ipuçları verdi.

 Biz yayıncılar ise her zamankinden daha büyük roller üstlendik. Sektörel yayınlar da sadece basılı yayınlar ile değil paydaşlarına dijital platformlar ,sosyal ağlar, canlı yayınlar ve yaygın basın bültenleriyle anlık  haber ulaşımını sağladı.  Yayıncılığın bu yeni dönem çalışmaları sektör tarafından da benimsenerek sektörel yayıncılığın sahip olduğu geniş datalar sektör birikimleri ve veri tabanları sekörün tanıtımına açılarak önemli katma değerler yaratıldı.

Bizler de pandemi sürecinde gerek dernek başkanları, gerekse de sektör önde gelenleriyle pek çok canlı yayınlar gerçekleştirdik.  Bunların oldukça etkili olduğuna tanık olduk ve sektörün bu süreçte sektör yayınlarının çok değerli olduğuna yönelik geri dönüşler  ve dah yoğun çalışma arzularına da tanık olduk. Bu çalışmalarımızı çok yönlü olarak bundan sonra da sürdüreceğiz.

 Pandemi kısa zamanda geçmeyecek bunun 2021 yılı ortalarına kadar,  hatta  sonrasına göre planlarımızı yaparak yeni çalışma iş planlamalarımızı yapmamız çok önemli. Dilerim bu öngörümüzde yanılırız ve bilim insanlarımız bu yüzyılın en önemli salgınını bir an önce önleyecek çözümleri üretirler.

 Tam da bu noktada sağlık emekçilerimize buradan minnetlerimizi ulaştırmayı bir görev biliyorum. Onların sonsuz fedakarlıklarının ülkemizde ve dünyada hakettiği yerini almasını diliyorum.

Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.

yazar

Nesip Uzun

E-bülten için e-posta bırak