DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE REEL GSYH DEĞİŞİMİNİN İNCELENMESİ

Mobilya Dekorasyon Dergisi - Mobilya Dekorasyon - Dergi - Yayın - İletişim - Dergi

DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE REEL GSYH DEĞİŞİMİNİN İNCELENMESİ

01-10-2017
DÜNYA’DA VE TÜRKİYE’DE REEL GSYH DEĞİŞİMİNİN İNCELENMESİ
GENEL EKONOMİK VERİLER: Türkiye ekonomisi yurt içinde ve yurt dışında yaşanan olumsuzluklara rağmen birçok gelişmekte olan ülkeden daha hızlı büyümeye devam etmiştir. Türkiye 2016 yılının ilk yarısında yüzde 3,9 ile Çin ve Hindistan hariç gelişmekte olan ülkelerden yaklaşık olarak 2,5 kat büyümüştür. Türkiye bu büyüme ile Gelişmekte olan ülkelerden (GOÜ) pozitif yönde ayrışmaya devam etmiştir. Türkiye bu performansı ticaret ortaklarındaki durgunluğa, jeopolitik gerginliklere ve azalan turizm gelirlerine rağmen elde etmiştir. Yılın ilk yarısında büyüme olumsuz dış konjonktür ve hizmet ihracatının da etkisiyle iç talep öncülüğünde gerçekleşmiştir. Öte yandan tarımsal üretim ve düşük yatırımlar iç talebi bir miktar sınırlandırmıştır.

 

GSYH BÜYÜMESİNE KATKILAR (HARCAMALAR YÖNÜNDEN)

Küresel ekonomideki sorunlar ve yurt içinde meydana gelen olumsuz gelişmelere karşın iç talepteki canlılık devam etmektedir. Nitekim yurt içi talep yılın ilk yarısında büyümeye 5,7 puan katkıda bulunmuştur. Ancak net ihracatın 1,8 puan negatif katkısı nedeniyle ilk yarı GSYH büyümesi yüzde 3,9 ile sınırlanmıştır.

İç talebin en önemli kaynağı olan toplam tüketim ilk çeyreğe (yüzde 7,6) göre bir miktar ivme kaybetse de ikinci çeyrekte yüzde 6,8 artış kaydetmiş ve büyümeye 5,2 puan katkı yapmıştır.

Özel tüketim büyümesi  de  ücretlerdeki  artışın etkisiyle,    ikinci çeyrekte büyümeye 3,4 puan katkı yapmıştır. Kamu tüketimi ise ilk çeyrekte yüzde 10,9 büyürken ikinci çeyrekte ivmelenerek yüzde 15,9 artış kaydetmiş ve büyümeyi 1,7 puan yükseltmiştir. Yılın ilk yarısında toplam tüketim büyümeye 5,6 puan katkıda bulunurken bunun 4,1 puanı özel tüketimden, 1,5 puanı da kamu tüketiminden

gelmiştir.

Yatırımlar ise; 2015 yılında yüzde 4 büyürken 2016 yılında daralma eğilimine girmiştir. Toplam yatırımlar ikinci çeyrekte yüzde 0,6 daralmış ve  büyümeye 0,1 puan negatif katkı yapmıştır. Bu dönemde özel sektör yatırımları  yüzde 1,6 daralarak büyümeyi  0,3 puan aşağı çekerken kamu yatırımları yüzde 4,7 artarak büyümeye 0,2 puan pozitif katkı yapmıştır. Toplam yatırımların önemli bir kısmını özel yatırımlar oluşturmaktadır. Toplam makine teçhizat yatırımları hem özel hem kamu yatırımlarında daralmaya devam ederken, inşaat yatırımları ise artmıştır.

Yılın ilk yarısına bakıldığında da toplam yatırımlar yüzde 0,3 azalmış, büyümeye 0,1 puanlık negatif katkı yapmıştır. İlk yarıda özel yatırımlar yüzde 1,2 daralırken kamu yatırımları yüzde 4,5 artmıştır.

GSYH BÜYÜMESİNE KATKILAR (ÜRETİM YÖNÜNDEN)

Büyümeye sektör bazında en büyük katkıyı yılın ilk çeyreğinde hizmetler sektörü yapmıştır. Yılın ikinci çeyreğinde de benzer şekilde GSYH içinde en yüksek (yüzde 58,8) paya sahip olan hizmetler sektörü; yüzde 3,6 büyüyerek, 2,1 puanla büyümeye en yüksek katkıyı yapmıştır. Yılın ilk yarısı değerlendirildiğinde yine hizmetler sektörü yüzde 4,3 büyüyerek 2,6 puan ile büyümeye en önemli katkıyı yapmıştır.

Sanayi sektörü, yılın ilk çeyreğinde yüzde  5,7 ;  ikinci çeyreğinde yüzde 3,9 büyümüştür. Sektör; ikinci çeyrekteki yavaşlamaya rağmen büyümeyi desteklemiş;  1,3  puan  ile  büyümeye en yüksek 2. katkıyı yapmıştır. İmalat sanayi, 0,8 puan ile büyümeye en yüksek katkıyı yapan sanayi alt sektörü olmuştur. Ancak sektörün büyüme hızı yavaşlamaktadır. Sanayi sektörü yılın ilk yarısında yüzde 4,8 büyümüş ve 1,6 puan büyümeye katkıda bulunmuştur.

Tarım ise ilk çeyrekte yüzde 2,4 büyürken ikinci çeyrek itibariyle yüzde 1 daralarak büyümeye 0,1 puan negatif katkı yapmıştır. Yılın ilk yarısında ise yüzde 0,3 büyümüş ancak büyümeye katkı

yapamamıştır.

KİŞİ BAŞINA DÜŞEN GSYH VE NÜFUS DEĞİŞİMİNİN İNCELENMESİ

Grafiklerden de görüldüğü üzere nüfus ve GSYH artışlarında doğru orantılı yükselme izlenmektedir. Bunun yanı sıra nüfus artışı 2009 yılından 2010 yılına geçerken % 1,53 artış göstererek 73.142 kişi ile son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır.  Veriler incelendiğin de son 15 yılda ortalama nüfus artışı her yıl yaklaşık olarak %1,28 civarında seyretmiştir.

GSYH’da bu durum biraz farklı olsa da doğru orantılı artış devam etmiştir. 2000 yılına girildiğinde  GSYH artışı %57 lik bir yükselmeyle 2.656 TL ile son 15 yılda ki en yüksek artışı göstermiş ve 2008 yılından 2009 yılına geçerken ise %-0,9 ile ilk defa doğru orantılı yükselişini bozarak 13.870 TL seviyelerine gerileyerek, değer kaybı yaratmıştır. Son 15 yıla genel olarak bakılacak olursa, GSYH her yıl ortalama %18 lik artış

göstermiştir.

SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİNİN İNCELENMESİ

Sanayi Üretim Endeksi, gibi temel ekonomik göstergeler yılın üçüncü çeyreğinde   ivme kaybına işaret etmektedir. Küresel ekonomide büyümenin zayıf ve çalkantılı seyretmesi, dış talep tarafında da belirgin bir toparlanma olmasını güçleştirmektedir.

Büyümenin önemli göstergesi olan Sanayi Üretim Endeksi Temmuz ayındaki sert düşüşten sonra, Ağustos ayında beklentilerin üzerinde (beklenti yüzde 2) toparlanma kaydetmiş ve yıllık bazda yüzde 2,8 artmıştır. Takvim etkisinden arındırılmış  endeks de yüzde 2,2 artmıştır. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre yüzde 9,4 artmıştır.

Takvim etkisinden arındırılmış üç aylık hareketli ortalamaya göre endeks Temmuz ayındaki yüzde 8,4’lük düşüşün de etkisiyle yıllık bazda yüzde 0,5 daralma kaydetmiştir. 2009 yılı Ağustos ayından bu yana ilk kez üç aylık ortalama daralma kaydetmiştir. Ağustos ayında yaşanan iyileşme olumlu olmakla beraber, Temmuz ayındaki sert daralmadan dolayı Temmuz-Ağustos ayları ortalaması geçen yıla göre yüzde 1,4 azalmıştır. Eylül ayı rakamları üçüncü çeyrek büyümesi açısından kritik önem taşımaktadır.

KAPASİTE KULLANIM ORANI ve SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ DEĞİŞİMİNİN İNCELENMESİ

Bir diğer önemli büyüme göstergesi olan İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı (KKO) 2016 yılı Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre 0,7 puan artarak yüzde 76,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. Oran, 2011 yılı  Kasım ayından  (76,9) bu yana en yüksek seviyeye ulaşmıştır. KKO üç aylık hareketli ortalamaya göre yıllık bazda 0,3 puan artmıştır. Mevsimsel etkilerden arındırılmış  KKO bir önceki aya göre 1,1 puan artarak yüzde 75,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu seviye 2013 yılı Aralık ayından bu yana en yüksek seviyedir.

2016 Aralık ayında, Sanayi üretim endeksi, bir önceki aya göre 0,2 azalırken, bir önceki yılın aynı ayına göre % 1,3 artış göstermiştir.  Ana sanayi grupları sınıflamasında bir önceki aya göre artış gösteren tek grup % 3,2 ile dayanıksız tüketim malı imalatında olurken, en yüksek azalış

% 1,8 ile ara malı imalatında gerçekleşmiştir. İmalat sanayi alt sektörlerinde bir önceki aya göre en yüksek artış % 27,3 ile temel eczacılık ürünlerinin ve eczacılığa ilişkin malzemelerin imalatında gerçekleşirken, en yüksek azalış % 15,1 ile bilgisayarların imalatında olmuştur.

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi, bir önceki aya göre % 0,2 azalmıştır. Alt sektörler itibariyle; - Madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi % 3,4, - Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi % 0,2 azalmış, - İmalat sanayi sektörü endeksi ise aynı kalmıştır.   Takvim etkisinden arındırılmış  sanayi üretim endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre % 1,3 artmıştır. Alt sektörler itibariyle; - Madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi % 7,5 azalmış, - İmalat sanayi endeksi % 1,3,   - Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi % 4,8 artış göstermiştir.

2016 yılı Aralık ayında, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış imalat sanayi üretim endeksi bir önceki aya göre değişmezken, alt sektörler itibarıyla en yüksek artış % 27,3 ile temel eczacılık ürünlerinin ve eczacılığa ilişkin malzemelerin imalatında, en yüksek düşüş % 15,1 ile bilgisayarların imalatında olmuştur.

Takvim etkisinden arındırılmış endeks rakamlarına göre 2016 yılı Aralık ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre imalat sanayi üretim endeksi % 1,3 artarken, alt sektörler itibariyle en fazla artış % 54,8 ile diğer ulaşım araçlarının imalatında, en yüksek düşüş ise % 13,4 ile fabrikasyon ve metal ürünleri (makine ve teçhizat hariç) imalatında gerçekleşmiştir.

 Ana sanayi grupları sınıflamasında  bir önceki aya göre tek artış   % 3,2 ile dayanıksız tüketim   malı imalatında gerçekleşirken, en fazla düşüş % 1,8 ile ara malı imalatında gerçekleşmiştir. 2016 yılı Aralık ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre ara malı imalatında % 4,0, dayanıklı tüketim malı imalatında % 5,6 düşüş, enerji imalatında % 3,0, sermaye malı imalatında % 0,5 dayanıksız tüketim malı imalatında ise % 6,3 artış

gerçekleşmiştir.

REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİNDEKİ DEĞİŞİMİN İNCELENMESİ

2016 yılı Eylül ayında Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE), bir  önceki  yılın  aynı  ayına göre  yüzde  7,5 artarak 106,5 seviyesinde gerçekleşmiştir. Mevsimsellikten arındırılmış endeks de bir önceki aya

göre yüzde 4 artarak 107,1

seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu seviye 2016 yılının başından bu yana görülen en yüksek düzeydir.

Endeks, üç aylık hareketli ortalamaya göre 106 değerine ulaşarak yıllık bazda yüzde 3,2 büyüme kaydetmiştir. Ticari krediler ise üç aylık hareketli ortalamaya göre 2015 yılı Ekim ayından itibaren düşüş eğilimindedir. Eylül ayı itibarıyla ticari kredi büyümesi yüzde 15,5 olarak gerçekleşmiştir.

DIŞ TİCARET ENDEKSLERİNİN İNCELENMESİ

Küresel ekonomide büyümenin zayıf  ve çalkantılı  seyretmesi, dış  talep tarafında  da belirgin bir toparlanma  olmasını   güçleştirmektedir. Nitekim Temmuz ayı dış ticaret endekslerin bakıldığında  üç aylık hareketli ortalamalara göre; ihracat miktar endeksinde yüzde 7,9, ithalat miktar endeksinde ise yüzde 4,4’lük bir artış

görülmektedir.

İŞGÜCÜ GÖSTERGELERİ VE İSTİHDAM DURUMUNUN İNCELENMESİ

Yılın ilk çeyreğinde büyümenin olumlu etkisi ve hükümet tarafından genç ve kadınlara verilen teşviklerin etkisiyle reel ücretlerdeki artışa rağmen istihdam 880 bin ile güçlü artış sergilemiştir. Ancak terör saldırıları, turizm sektöründe yaşanan olumsuzluklar ve tarımdaki düşük rekolte istihdam artışının  hız  kesmesine  neden  olmuştur.    2016 yılı Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine  kıyasla  390  bin  kişiye  ilave istihdam sağlanmıştır. İstihdam oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yatay seyrederek yüzde 47,1 olarak gerçekleşmiştir.

2016 yılı Ocak-Haziran döneminde istihdamdaki artışın da en büyük katkıyı hizmetler sektörü yapmıştır. Hizmetler sektöründe 774 bin kişiye ek istihdam sağlanarak çalışan sayısı 14,7 milyon kişi olmuştur. Hizmetler sektöründeki artışa eğitim ile mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler grubu etkili olmuştur. Geçen yılın aynı döneminde 180 bin kişiye istihdam sağlayan idari ve destek hizmet faaliyetleri 2016 yılı Haziran döneminde istihdam kaybı yaşamıştır. Hizmetler sektöründe yaşanan artışa   rağmen   tarım sektöründeki azalışların istihdam artışının  azalmasında büyük etkisi olmuştur. 2015 yıl sonundan itibaren azalma eğilimine giren tarım sektöründe ise istihdam 421 bin kişi azalmıştır. Sanayi  sektöründe  aynı  dönemde   istihdamda   50 bin kişilik azalma yaşanması istihdam artışını sınırlandırmıştır.  İnşaat sektöründe ise istihdam  son bir yılda 87 bin kişi artmıştır.

Ülkemizde gelişmekte olan ülkelere paralel olarak hizmetler ve sanayi sektörünün istihdam içindeki payı artarken tarım sektörünün payı azalmaktadır. 2016 yılı Haziran döneminde hizmetler sektörünün istihdam içindeki payı 2,1 puan artarak yüzde   53,1’e ulaşmıştır. Ancak sanayi sektörünün istihdam içindeki payı 0,5 puan azalarak  yüzde  19,3 olarak gerçekleşmiştir. Yine aynı dönemde inşaat sektörünün payı 0,2 puan artarken, tarım sektörünün payı 1,8 puan azalarak yüzde 20,2 olarak gerçekleşmiştir.

Sektörel olarak GSYH dağılımına bakıldığında hizmetler sektörünün en büyük payı aldığı görülmektedir. Ancak tarım  sektörünün payı  oldukça düşüktür.  Sektörler  arasındaki  çalışan başına  düşen katma değer karşılaştırıldığında  ekonominin en verimli sektörünün   hizmetler olduğu görülmektedir.

 

GSYH BÜYÜMESİNE KATKILAR (HARCAMALAR YÖNÜNDEN)

Küresel ekonomideki sorunlar ve yurt içinde meydana gelen olumsuz gelişmelere karşın iç talepteki canlılık devam etmektedir. Nitekim yurt içi talep yılın ilk yarısında büyümeye 5,7 puan katkıda bulunmuştur. Ancak net ihracatın 1,8 puan negatif katkısı nedeniyle ilk yarı GSYH büyümesi yüzde 3,9 ile sınırlanmıştır.

İç talebin en önemli kaynağı olan toplam tüketim ilk çeyreğe (yüzde 7,6) göre bir miktar ivme kaybetse de ikinci çeyrekte yüzde 6,8 artış kaydetmiş ve büyümeye 5,2 puan katkı yapmıştır.

Özel tüketim büyümesi  de  ücretlerdeki  artışın etkisiyle,    ikinci çeyrekte büyümeye 3,4 puan katkı yapmıştır. Kamu tüketimi ise ilk çeyrekte yüzde 10,9 büyürken ikinci çeyrekte ivmelenerek yüzde 15,9 artış kaydetmiş ve büyümeyi 1,7 puan yükseltmiştir. Yılın ilk yarısında toplam tüketim büyümeye 5,6 puan katkıda bulunurken bunun 4,1 puanı özel tüketimden, 1,5 puanı da kamu tüketiminden gelmiştir.

Yatırımlar ise; 2015 yılında yüzde 4 büyürken 2016 yılında daralma eğilimine girmiştir. Toplam yatırımlar ikinci çeyrekte yüzde 0,6 daralmış ve  büyümeye 0,1 puan negatif katkı yapmıştır. Bu dönemde özel sektör yatırımları  yüzde 1,6 daralarak büyümeyi  0,3 puan aşağı çekerken kamu yatırımları yüzde 4,7 artarak büyümeye 0,2 puan pozitif katkı yapmıştır. Toplam yatırımların önemli bir kısmını özel yatırımlar oluşturmaktadır. Toplam makine teçhizat yatırımları hem özel hem kamu yatırımlarında daralmaya devam ederken, inşaat yatırımları ise artmıştır.

Yılın ilk yarısına bakıldığında da toplam yatırımlar yüzde 0,3 azalmış, büyümeye 0,1 puanlık negatif katkı yapmıştır. İlk yarıda özel yatırımlar yüzde 1,2 daralırken kamu yatırımları yüzde 4,5 artmıştır.

GSYH BÜYÜMESİNE KATKILAR (ÜRETİM YÖNÜNDEN)

Büyümeye sektör bazında en büyük katkıyı yılın ilk çeyreğinde hizmetler sektörü yapmıştır. Yılın ikinci çeyreğinde de benzer şekilde GSYH içinde en yüksek (yüzde 58,8) paya sahip olan hizmetler sektörü; yüzde 3,6 büyüyerek, 2,1 puanla büyümeye en yüksek katkıyı yapmıştır. Yılın ilk yarısı değerlendirildiğinde yine hizmetler sektörü yüzde 4,3 büyüyerek 2,6 puan ile büyümeye en önemli katkıyı yapmıştır.

Sanayi sektörü, yılın ilk çeyreğinde yüzde  5,7 ;  ikinci çeyreğinde yüzde 3,9 büyümüştür. Sektör; ikinci çeyrekteki yavaşlamaya rağmen büyümeyi desteklemiş;  1,3  puan  ile  büyümeye en yüksek 2. katkıyı yapmıştır. İmalat sanayi, 0,8 puan ile büyümeye en yüksek katkıyı yapan sanayi alt sektörü olmuştur. Ancak sektörün büyüme hızı yavaşlamaktadır. Sanayi sektörü yılın ilk yarısında yüzde 4,8 büyümüş ve 1,6 puan büyümeye katkıda bulunmuştur.

Tarım ise ilk çeyrekte yüzde 2,4 büyürken ikinci çeyrek itibariyle yüzde 1 daralarak büyümeye 0,1 puan negatif katkı yapmıştır. Yılın ilk yarısında ise yüzde 0,3 büyümüş ancak büyümeye katkı yapamamıştır.

KİŞİ BAŞINA DÜŞEN GSYH VE NÜFUS DEĞİŞİMİNİN İNCELENMESİ

Grafiklerden de görüldüğü üzere nüfus ve GSYH artışlarında doğru orantılı yükselme izlenmektedir. Bunun yanı sıra nüfus artışı 2009 yılından 2010 yılına geçerken % 1,53 artış göstererek 73.142 kişi ile son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır.  Veriler incelendiğin de son 15 yılda ortalama nüfus artışı her yıl yaklaşık olarak %1,28 civarında seyretmiştir.

GSYH’da bu durum biraz farklı olsa da doğru orantılı artış devam etmiştir. 2000 yılına girildiğinde  GSYH artışı %57 lik bir yükselmeyle 2.656 TL ile son 15 yılda ki en yüksek artışı göstermiş ve 2008 yılından 2009 yılına geçerken ise %-0,9 ile ilk defa doğru orantılı yükselişini bozarak 13.870 TL seviyelerine gerileyerek, değer kaybı yaratmıştır. Son 15 yıla genel olarak bakılacak olursa, GSYH her yıl ortalama %18 lik artış

göstermiştir.

SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİNİN İNCELENMESİ

Sanayi Üretim Endeksi, gibi temel ekonomik göstergeler yılın üçüncü çeyreğinde   ivme kaybına işaret etmektedir. Küresel ekonomide büyümenin zayıf ve çalkantılı seyretmesi, dış talep tarafında da belirgin bir toparlanma olmasını güçleştirmektedir.

Büyümenin önemli göstergesi olan Sanayi Üretim Endeksi Temmuz ayındaki sert düşüşten sonra, Ağustos ayında beklentilerin üzerinde (beklenti yüzde 2) toparlanma kaydetmiş ve yıllık bazda yüzde 2,8 artmıştır. Takvim etkisinden arındırılmış  endeks de yüzde 2,2 artmıştır. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre yüzde 9,4 artmıştır.

Takvim etkisinden arındırılmış üç aylık hareketli ortalamaya göre endeks Temmuz ayındaki yüzde 8,4’lük düşüşün de etkisiyle yıllık bazda yüzde 0,5 daralma kaydetmiştir. 2009 yılı Ağustos ayından bu yana ilk kez üç aylık ortalama daralma kaydetmiştir. Ağustos ayında yaşanan iyileşme olumlu olmakla beraber, Temmuz ayındaki sert daralmadan dolayı Temmuz-Ağustos ayları ortalaması geçen yıla göre yüzde 1,4 azalmıştır. Eylül ayı rakamları üçüncü çeyrek büyümesi açısından kritik önem taşımaktadır.

KAPASİTE KULLANIM ORANI ve SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ DEĞİŞİMİNİN İNCELENMESİ

Bir diğer önemli büyüme göstergesi olan İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranı (KKO) 2016 yılı Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre 0,7 puan artarak yüzde 76,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. Oran, 2011 yılı  Kasım ayından  (76,9) bu yana en yüksek seviyeye ulaşmıştır. KKO üç aylık hareketli ortalamaya göre yıllık bazda 0,3 puan artmıştır. Mevsimsel etkilerden arındırılmış  KKO bir önceki aya göre 1,1 puan artarak yüzde 75,6 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu seviye 2013 yılı Aralık ayından bu yana en yüksek seviyedir.

2016 Aralık ayında, Sanayi üretim endeksi, bir önceki aya göre 0,2 azalırken, bir önceki yılın aynı ayına göre % 1,3 artış göstermiştir.  Ana sanayi grupları sınıflamasında bir önceki aya göre artış gösteren tek grup % 3,2 ile dayanıksız tüketim malı imalatında olurken, en yüksek azalış

% 1,8 ile ara malı imalatında gerçekleşmiştir. İmalat sanayi alt sektörlerinde bir önceki aya göre en yüksek artış % 27,3 ile temel eczacılık ürünlerinin ve eczacılığa ilişkin malzemelerin imalatında gerçekleşirken, en yüksek azalış % 15,1 ile bilgisayarların imalatında olmuştur.

Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksi, bir önceki aya göre % 0,2 azalmıştır. Alt sektörler itibariyle; - Madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi % 3,4, - Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi % 0,2 azalmış, - İmalat sanayi sektörü endeksi ise aynı kalmıştır.   Takvim etkisinden arındırılmış  sanayi üretim endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre % 1,3 artmıştır. Alt sektörler itibariyle; - Madencilik ve taş ocakçılığı sektörü endeksi % 7,5 azalmış, - İmalat sanayi endeksi % 1,3,   - Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi % 4,8 artış göstermiştir.

2016 yılı Aralık ayında, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış imalat sanayi üretim endeksi bir önceki aya göre değişmezken, alt sektörler itibarıyla en yüksek artış % 27,3 ile temel eczacılık ürünlerinin ve eczacılığa ilişkin malzemelerin imalatında, en yüksek düşüş % 15,1 ile bilgisayarların imalatında olmuştur.

Takvim etkisinden arındırılmış endeks rakamlarına göre 2016 yılı Aralık ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre imalat sanayi üretim endeksi % 1,3 artarken, alt sektörler itibariyle en fazla artış % 54,8 ile diğer ulaşım araçlarının imalatında, en yüksek düşüş ise % 13,4 ile fabrikasyon ve metal ürünleri (makine ve teçhizat hariç) imalatında gerçekleşmiştir.

 Ana sanayi grupları sınıflamasında  bir önceki aya göre tek artış   % 3,2 ile dayanıksız tüketim   malı imalatında gerçekleşirken, en fazla düşüş % 1,8 ile ara malı imalatında gerçekleşmiştir. 2016 yılı Aralık ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre ara malı imalatında % 4,0, dayanıklı tüketim malı imalatında % 5,6 düşüş, enerji imalatında % 3,0, sermaye malı imalatında % 0,5 dayanıksız tüketim malı imalatında ise % 6,3 artış

gerçekleşmiştir.

REEL KESİM GÜVEN ENDEKSİNDEKİ DEĞİŞİMİN İNCELENMESİ

2016 yılı Eylül ayında Reel Kesim Güven Endeksi (RKGE), bir  önceki  yılın  aynı  ayına göre  yüzde  7,5 artarak 106,5 seviyesinde gerçekleşmiştir. Mevsimsellikten arındırılmış endeks de bir önceki aya

göre yüzde 4 artarak 107,1 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu seviye 2016 yılının başından bu yana görülen en yüksek düzeydir.

Endeks, üç aylık hareketli ortalamaya göre 106 değerine ulaşarak yıllık bazda yüzde 3,2 büyüme kaydetmiştir. Ticari krediler ise üç aylık hareketli ortalamaya göre 2015 yılı Ekim ayından itibaren düşüş eğilimindedir. Eylül ayı itibarıyla ticari kredi büyümesi yüzde 15,5 olarak gerçekleşmiştir.

DIŞ TİCARET ENDEKSLERİNİN İNCELENMESİ

Küresel ekonomide büyümenin zayıf  ve çalkantılı  seyretmesi, dış  talep tarafında  da belirgin bir toparlanma  olmasını   güçleştirmektedir. Nitekim Temmuz ayı dış ticaret endekslerin bakıldığında  üç aylık hareketli ortalamalara göre; ihracat miktar endeksinde yüzde 7,9, ithalat miktar endeksinde ise yüzde 4,4’lük bir artış

görülmektedir.

İŞGÜCÜ GÖSTERGELERİ VE İSTİHDAM DURUMUNUN İNCELENMESİ

Yılın ilk çeyreğinde büyümenin olumlu etkisi ve hükümet tarafından genç ve kadınlara verilen teşviklerin etkisiyle reel ücretlerdeki artışa rağmen istihdam 880 bin ile güçlü artış sergilemiştir. Ancak terör saldırıları, turizm sektöründe yaşanan olumsuzluklar ve tarımdaki düşük rekolte istihdam artışının  hız  kesmesine  neden  olmuştur.    2016 yılı Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine  kıyasla  390  bin  kişiye  ilave istihdam sağlanmıştır. İstihdam oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yatay seyrederek yüzde 47,1 olarak gerçekleşmiştir.

2016 yılı Ocak-Haziran döneminde istihdamdaki artışın da en büyük katkıyı hizmetler sektörü yapmıştır. Hizmetler sektöründe 774 bin kişiye ek istihdam sağlanarak çalışan sayısı 14,7 milyon kişi olmuştur. Hizmetler sektöründeki artışa eğitim ile mesleki, bilimsel ve teknik faaliyetler grubu etkili olmuştur. Geçen yılın aynı döneminde 180 bin kişiye istihdam sağlayan idari ve destek hizmet faaliyetleri 2016 yılı Haziran döneminde istihdam kaybı yaşamıştır. Hizmetler sektöründe yaşanan artışa   rağmen   tarım sektöründeki azalışların istihdam artışının  azalmasında büyük etkisi olmuştur. 2015 yıl sonundan itibaren azalma eğilimine giren tarım sektöründe ise istihdam 421 bin kişi azalmıştır. Sanayi  sektöründe  aynı  dönemde   istihdamda   50 bin kişilik azalma yaşanması istihdam artışını sınırlandırmıştır.  İnşaat sektöründe ise istihdam  son bir yılda 87 bin kişi artmıştır.

Ülkemizde gelişmekte olan ülkelere paralel olarak hizmetler ve sanayi sektörünün istihdam içindeki payı artarken tarım sektörünün payı azalmaktadır. 2016 yılı Haziran döneminde hizmetler sektörünün istihdam içindeki payı 2,1 puan artarak yüzde   53,1’e ulaşmıştır. Ancak sanayi sektörünün istihdam içindeki payı 0,5 puan azalarak  yüzde  19,3 olarak gerçekleşmiştir. Yine aynı dönemde inşaat sektörünün payı 0,2 puan artarken, tarım sektörünün payı 1,8 puan azalarak yüzde 20,2 olarak gerçekleşmiştir.

Sektörel olarak GSYH dağılımına bakıldığında hizmetler sektörünün en büyük payı aldığı görülmektedir. Ancak tarım  sektörünün payı  oldukça düşüktür.  Sektörler  arasındaki  çalışan başına  düşen katma değer karşılaştırıldığında  ekonominin en verimli sektörünün   hizmetler olduğu görülmektedir.

yazar

Nesip Uzun

E-bülten için e-posta bırak