Mobilya boyaları ve olası riskler : Dr.Handan Enginkalp

Mobilya Dekorasyon Dergisi - Mobilya Dekorasyon - Dergi - Yayın - İletişim - Dergi - furniture - wood - design - dizayn - aksesuar - kenarbandı - edgeband - makine -woodworking - woodworkingmachinery - fair - mobilya fuarları - woodworking machinery - ahsap makineleri- glue-yapıştırıcı tutkal-

Mobilya boyaları ve olası riskler : Dr.Handan Enginkalp

07-11-2023
Mobilya boyaları ve olası riskler : Dr.Handan Enginkalp
Çocuk ve bebe mobilyalarında su bazlı boyaların kullanılmasına yönelik dergimizde gerek üreticiler, gerekse de kullanıcı mobilya firmaları için oluşturmaya çalıştığımız farkındalık çalışmalarımızı her sayımızda sürdürmeye çalışıyoruz. Bu sayımızda da Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’ndegerçekleştirilen bilimsel bir çalışmayı sizlerle paylaşacağız. Mart 2023 tarihinde Kayseride Mobiboya öncülğünde gerçekleştirdiğimiz çalıştayda da belirttiğimiz gibi Avrupa Yeşil mutabakatına imza atmış bir ülke olarak mobilya sektöründe solvent bazlı boyaların AB ülkelerine girişiyle ilgili sınırlamaları ele almıştık. Bu amaçla sektörümüzünAvrupa ve Amerika gibi katma değeri yüksek bölgelere ihracatı açısından bu sürece katkı sunuyoruz.

 

ARAŞTIRMA DOSYASI: 

Mobilya dergisi olarak,  bu çalışmalarımızı özellikle boya üreticisi firmalarımızdan gelen bilimsel içerikli yazılarla da sürdürmeye devam edeceğiz.

Ahşap esaslı mobilyalar ve mobilya yüzeylerine  uygulanan boyaların etkisi araştırıldı

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nde sunulan doktora tezi, mobilyalar ve yüzey boyalarının kanserojen riskiyle birlikte bu riskin etkisinin ne kadar sürdüğünü ortaya çıkardı.

      Danışmanlığını Doç. Dr. Damla Altuncu’nun yaptığı Dr. Handan Enginkalp’in doktora tezinde, 0-6 yaş çocuk mobilyalarında kullanılan malzemelerin ve yüzey boyalarının iç ortam hava kalitesini bozduğu kaydedildi. İç mekanlarda bulunan ahşap esaslı mobilyaların ve mobilya yüzeylerine uygulanan boyaların iç ortam hava kalitesi (İOHK) üzerindeki değişimlerini inceleyen akademisyen Dr. Handan Enginkalp, bu ürünlerin zararlı etkilerinin hiçbir biçimde sonlanmadığını ve bundan en fazla 0- 6 yaş grubundaki çocukların etkilendiğini açıkladı. 

 Uzun erimli ve geniş tabanlı araştırmanın bulgularını açıklayan Dr. Handan Enginkalp, “İç mekanlarda kullanılan mobilyalar ve yüzey boyaları, uçucu organik bileşikler ve formaldehit gibi zararlı kimyasallar yayabilir. Bu kimyasal maddeler kanserojen maddeler içerdikleri için kısa, orta ve uzun süreli maruziyet sonucunda çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilirler. Özellikle bebekler ve çocuklar, büyüme ve gelişme dönemlerinde çevresel koşullara oldukça duyarlıdırlar ve kirleticilere karşı daha hassastırlar” dedi.

 Dünya Sağlık Örgütüne göre bir her yıl gerçekleşen yaklaşık 7 milyon bebek ölümünün; 4,3 milyonunun dolaylı olarak İç Ortam Hava Kalitesinden (İOHK) kaynaklanabileceğini belirten Dr. Handan Enginkalp şu bilgileri verdi:

 “İç Ortam Hava Kalitesinde etkili olan çeşitli kimyasallar, bebek ve çocukların hastalık ve ölümlerinde dolaylı nedenler arasında sayılabilir. Bebek ve çocuklar, savunma sistemlerinin gelişim aşamasında olması nedeniyle bulundukları ortamdaki zararlı kimyasallardan daha fazla etkilenebilirler. Bu durum, uzun vadede organlarının gelişiminde olumsuz sonuçlara neden olabilir. Bu bakımdan kimyasallara karşı düşük dirençli olduğu bilinen bebeklerin ve çocukların bulunduğu mekanlarda; malzemeler, mobilyalar ve boyalar, tekstilleriyle birlikte sağlıklı gelişim süreçlerinde etkilidir.”

 

Olumsuz etki yıllarca sürebiliyor

 Zararlı kimyasal bileşiklerin emisyon spektrumunun iç mekân hava kalitesine etkileri incelenerek elde edilen verilerin, ulusal ve uluslararası standartlarla karşılaştırıldığını belirten Dr. Handan Enginkalp, mobilyaların ve yüzey boyalarının iç mekanlardaki kullanım koşullarına ve kullanım sürelerine göre emisyon düzeylerinde değişikliklerin de gözlemlendiğini söyledi.

Söz konusu çalışmada, Türkiye pazarında olup seri üretimi Türkiye’de bulunan firmaların kullandıkları malzeme ve yüzey boylarının, 0-6 yaş bebek-çocuk mobilyaları özelinde araştırıldığını belirten Dr. Handan Enginkalp, bulgularla ilgili olarak şu bilgileri verdi:

“8 farklı mobilya numunesi kullanılarak 2 farklı metotla gerçekleştirilen deneylerde, 50 farklı Uçucu Organik Bileşiğin (UOB) emisyon değerleri ve formaldehit salınım miktarları ölçülmüştür. Yeni üretilmiş mobilyada en yüksek emisyon döneminin ilk 3-4 hafta olduğu bilinmektedir. Bununla birlikte çeşitli malzemelerden kaynaklanan yoğun Toplam Uçucu Organik Bileşiklere (TUOB) ait emisyonlar, özellikle konutlarda yaklaşık 35 hafta iç ortam hava kalitesini etkileyebilmektedir. Bu durumda Uçucu Organik Bileşiklerden (UOB) kaynaklanan gaz tahliyesinin çok uzun süre devam ettiği söylenebilir. Yapılan araştırmada TUOB miktarları temel alındığında gaz tahliyesinde, su bazlı ve su bazlı çift komponantlı boyalar, UV boyalar ve TOZ boyaların solvent bazlı boyalara göre çok daha düşük oranlara sahip olduğu bulunmuştur. 21.yüzyılda boya sanayisi, kurutma-kürleşme sistemleri sayesinde hızla gelişmekte, çevreye daha duyarlı, insan sağlığına daha zararsız, ekonomik getirisi yüksek ve uygulaması kolay ahşap bazlı levhalar ve su bazlı, UV, toz boyalar üretilmiştir. Bu bakımdan kurutma-kürleşme teknik ve sistemlerinin, mobilya malzemelerinden formaldehit ve UOB emisyonlarını azaltmada etkili olduğu görülmüştür. UV ve toz boya kaplama sistemleri araştırmalarında da benzer sonuçlara ulaşılmıştır.”

Formaldehit üç yıl salınmaya devam ediyor

Su bazlı boyalarla hazırlanmış numunelerden alınan deney sonuçlarına göre formaldehit blokajının gerçekleşmediğinin anlaşıldığını belirten Dr. Handan Enginkalp, şöyle konuştu: “Yeni üretilmiş mobilyada en yüksek emisyon döneminin ilk 3-4 hafta olduğu bilinmekle birlikte, bu dönemde ortama salınan gazların konsantrasyonlarının yüzde 40 oranında düştüğü görülmüştür. Formaldehit için ise yarılanma ömrü 2 haftadır. Uçucu bileşiklerin seviyeleri zamanla azalmasına rağmen formaldehit üç yıla kadar azalarak da olsa salınmaya devam etmektedir. Toplam Uçucu Organik Bileşiklerin ortamdaki miktarlarının azalması, havalandırma koşullarından bağımsız olarak emisyon kaynağındaki eskimeden kaynaklanmaktadır. Formaldehit için uzaklaşma reaksiyon hızı sabiti ise ortamdaki Toplam Uçucu Organik Bileşiklerden daha düşüktür. Bu durumda diğer gazların salınımı bitse bile Formaldehit salınımının devam ettiği söylenebilir. Toplam Uçucu Organik Bileşiklerden (TUOB) kaynaklanan emisyonlar düşünüldüğünde mobilyada tercih edilen bir boya kaplama malzemesinin diğerine göre ortamdaki havaya etkisi, 118 kat fazla kanserojen madde taşıyabilmektedir. Mobilyada tercih edilen boyaların ve malzemelerin Formaldehit emisyonları, odadaki havanın 6 kat fazla kanserojen madde taşımasına neden olabilir.”

Odadaki her şey emisyonları absorbe ediyor

Mobilyaların iç bölge emisyonlarının, depolama ünitelerinde bulunan tekstil malzemeleri tarafından absorbe edildiğini anlatan Dr. Handan Enginkalp, “Mobilyaların iç malzemelerinden ve yüzey boyalarından salınan Formaldehit gibi zararlı uçucu bileşikler; giysiler, çarşaf, yastık, havlu gibi tekstil ürünlere işlemektedir. Dolayısıyla dolapta saklanan tekstil ürünleri de ekstra sağlık problemlerine neden olmakta hatta ikincil emisyonlar oluşabilmektedirler. Her ne olursa olsun yeni alınan mobilyalardan kaynaklanan zararlı maddelerin konutun diğer bölgelerine de yayılmaması için mobilyanın bulunduğu ortamdaki kapılar kapatılarak dış ortam havalandırması yapılması tavsiye edilmektedir” dedi.

YÖK TEZ ARAMA MERKEZİ: https://tez.yok.gov.tr

TEZ NO: 814256

TEZ ADI: 0-6 Yaş Çocuk Mobilyalarında Kullanılan Yüzey Boyalarının İç Ortam Hava Kalitesine Etkilerinin Araştırılması

Bu çalışma MSGSÜ Bilimsel Araştırma Projeleri Yönetim Birimi Başkanlığı tarafından desteklenmiştir

(Proje No: 2019-49).

 

yazar

Nesip Uzun-editor yazısı

E-bülten için e-posta bırak