MOBİLYA SEKTÖRÜ VE NİTELİKLİ PERSONEL İSTİHDAMININ İNCELENMESİ

Mobilya Dekorasyon Dergisi - Mobilya Dekorasyon - Dergi - Yayın - İletişim - Dergi - furniture - wood - design - dizayn - aksesuar - kenarbandı - edgeband - makine -woodworking - woodworkingmachinery - fair - mobilya fuarları - woodworking machinery - ahsap makineleri- glue-yapıştırıcı tutkal-

MOBİLYA SEKTÖRÜ VE NİTELİKLİ PERSONEL İSTİHDAMININ İNCELENMESİ

31-01-2011
MOBİLYA SEKTÖRÜ VE NİTELİKLİ PERSONEL İSTİHDAMININ İNCELENMESİ
Bu çalışmada, Mobilya Sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin en büyük sorunlarından biri kabul edilen nitelikli personel istihdam durumu bugüne kadar yapılan çalışmalar üzerinden incelenmiştir. Böylelikle işletmelerin ve eğitim kurumlarının sorunları ile çözümüne ulaşamamasının temel nedenleri ortaya konmuştur. Sonuç olarak; okulların kendilerini yeteri kadar iyi tanıtamadıkları, işletmeler ve eğitim kurumları ilişkilerinin canlı olmaması, sektörün sorunlarına yönelik ilgili kişilerin ve kurumların uygun projeler üretemediği ortaya çıkmıştır. Buna bağlı olarak işletmelerde eğitimci personel eksikliği, insan kaynaklarında çalışan kişilerin okul-sanayi işbirliği konusunda yeterli donanıma sahip olmamaları, okul yöneticilerinin girişimlerinin yetersizliği, sektör temsilcilerinin sorunlarını okullarla istişare etmedeki eksiklikleri vb. problemler olarak ortaya çıkmıştır. Bu problemlere yönelik çözüm önerileri getirilmeye çalışılmıştır.

Yük. Lisans Öğr. Göksel ULAY
Düzce Üniversitesi, Orman Fakültesi, Orman End. Müh. Bölümü
Konuralp Yerleşkesi, Düzce.
gokselulay@gmail.com

Bu çalışmada, Mobilya Sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin en büyük sorunlarından biri kabul edilen nitelikli personel istihdam durumu bugüne kadar yapılan çalışmalar üzerinden incelenmiştir. Böylelikle işletmelerin ve eğitim kurumlarının sorunları ile çözümüne ulaşamamasının temel nedenleri ortaya konmuştur. Sonuç olarak; okulların kendilerini yeteri kadar iyi tanıtamadıkları, işletmeler ve eğitim kurumları ilişkilerinin canlı olmaması, sektörün sorunlarına yönelik ilgili kişilerin ve kurumların uygun projeler üretemediği ortaya çıkmıştır. Buna bağlı olarak işletmelerde eğitimci personel eksikliği, insan kaynaklarında çalışan kişilerin okul-sanayi işbirliği konusunda yeterli donanıma sahip olmamaları, okul yöneticilerinin girişimlerinin yetersizliği, sektör temsilcilerinin sorunlarını okullarla istişare etmedeki eksiklikleri vb. problemler olarak ortaya çıkmıştır. Bu problemlere yönelik çözüm önerileri getirilmeye çalışılmıştır.

1.GİRİŞ
Bütün sektörlerde olduğu gibi mobilya endüstrisinde de sektöre ilişkin yapılmış araştırma sonuçlarına ihtiyaç olduğu bir gerçektir. Türkiye'de bu alandaki boşluk son yıllarda doldurulmaya çalışılmasına rağmen Avrupa ülkelerine kıyasla Türkiye'nin bu konuda geride kaldığı söylenebilir. Sektöre ilişkin belirsizlikler, girişimcilerin ve bu alanda çalışma yapacak kişilerin karar alma sürecinde önlerini tıkamaktadır. Girişimciler için bu tür belirsizlikler fazladan bir risk kaynağı oluşturmaktadır.
Kalkınma sürecini tamamlama ve küreselleşmeye katılım çabası içerisinde olan ülkelerin en önemli sorunu sermaye, nitelikli eğitimi olan insan gücü ve teknik bilgi yetersizliğidir. Bunun yanı sıra söz konusu ülkeler, hızla artan nüfusa yeni iş ve eğitim imkânlarını sağlamak, hayat standardını yükseltmek, geleneksel düşük talep, düşük verim çemberini kırmak zorundadırlar. Ülkeler için en önemli kaynaklardan birisi, nitelikli iş gücüdür, dolayısıyla alanında uzmanlaşmış teknik bilgisi olan insanlardır (1). Bu kaynağı doğru kullanmak ise teknik insanların doğru yerlerde ve zamanda istihdamının sağlanması ile gerçekleştirilebilir.
İstihdam kavramı; ülkedeki mevcut işgücünün ekonomik faaliyetler içerisinde sürekli biçimde çalıştırılmasıdır. Bir başka tanım ise, bir ekonomide belli bir dönemde üretim öğelerinin var olan teknolojik düzeye göre ne ölçüde kullanıldığıdır. Nitelikli personel istihdamı da ancak eğitilmiş insan gücü kaynakları ile gerçekleştirilebilir. Eğitim kavramı, literatür de çeşitli şekillerde tanımlanmaktadır. Bu tanımlar eğitim kavramına yönelik yaklaşım biçimlerine göre değişmekte olup, kimi tanımlar bireyden kimi tanımlar ise toplumdan yola çıkmaktadır (9). Eğitim, bir plan ve hedefe göre insanın yetiştirilmesi, ruh ve beden sağlığını koruyarak geliştirilmesi için yapılan bütün çalışmalardır (17). Bireyde istendik yönde ve kasıtlı olarak yapılan davranış değiştirme süreci olarak da tanımlanmaktadır. Günümüzde bilim ve teknolojideki gelişmeler toplumun kültürel, sosyal ve ekonomik alanlarında yeni bilgi beceri, teknik ve araçları gündeme getirmekte; çalışan kişileri sürekli öğrenmeye ve yetiştirmeye zorlamaktadır. Dolayısıyla kurumlar da gelişen ve değişen koşullar karşısında ürettiği mal ve hizmetin niteliğini artırabilmek, amaçlarını gerçekleştirebilmek, personelini bilgilendirmek, çağdaş teknik ve yöntemleri kullanabilmek amacıyla eğitime ve eğitimli personele ihtiyaç duymaktadır (8). Kalkınma açısından, eğitim alanı en etkili alandır. Çünkü eğitim sistemi diğer alanları da etkilemekte, sonuçta toplumda meydana gelen birçok olumsuzluklardan da eğitim sistemi sorumlu tutulmaktadır (22). Bursalıoğlu'nun da belirttiği gibi en etkili yöntem ve araçlarla hazırlanmış eğitim programının sonunda, bireysel ve kurumsal yararlar sağlandığı ortaya çıkmıştır. Bunlar incelendiğinde ve karşılaştırıldığında ise, kurumsal yararların daha çok maddi ve yapılacak değerlendirme sonuçlarının çoğunlukla sayısal olarak belirlenebilecek şekilde olduğu, buna karşın bireysel yararların daha çok manevi ve yapılacak değerlendirme sonuçlarının değer yargıları ile belirtilebilecek durumda olduğu ortaya koymuştur (10).

2.MOBİLYA SEKTÖRÜNE İLİŞKİN GENEL BİLGİLER
Mobilya en genel anlamı ile iç mekanlar da insan ihtiyaçlarını karşılamak amaçlı kullanılan donatı elemanlarıdır. Ayrıca piyasada "kahverengi eşya" olarak anılmakta olup, tüketici talebi sınıflandırmasında "dayanıklı tüketim malları" kategorisine girmektedir. Sektörsel olarak baktığımızda mobilya sektörü sadece mobilya üreticilerini kapsamamaktadır. Sunta, MDF, kaplama, kontrplak vs. gibi hammadde üreticileri, makine üreticileri, tasarımcılar, dekoratörler, ahşap aksesuar üreticileri, yapıştırıcı, tutkal, boya, polyester, cila, sünger vs. gibi kimyasalların imalatçıları, döşemelik deri ve tekstil üreticileri gibi sayısız işkolu da mobilya sektörüne destek veren ve içinde kısmen yer alan sektörlerdir. Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) tarafından gerçekleştirilen 2002 yılı genel sanayi ve işyerleri sayımı sonuçlarına göre imalat sanayi içerisinde, ticaret ve hizmet alanları hariç, Türkiye mobilya endüstrisinde toplam 29.346 firma mevcut olup bu firmalarda toplam 92.567 kişi çalışmaktadır. Türkiye genel imalat sanayi alanında ise toplam 211 046 firma mevcut olup bu firmalarda toplam 1 597 538 kişi çalışmaktadır. Genel imalat sanayi içerisinde yer alan her dört firmadan biri ağaçişleri sektöründe ve her yedi firmadan biri mobilya sektöründe faaliyet göstermektedir. Ayrıca, genel imalat sanayinde çalışan her 12 kişiden biri ağaçişleri sektöründe ve her 17 kişiden biri mobilya sektöründe çalışmaktadır. AB ülkeleri bünyesinde ise toplam 355.757 mobilya firması bulunmaktadır. Türkiye'de ise toplam 29.346 firma olup, firma sayısı çokluğu açısından AB ülkeleri içerisinde 6. sıradadır. AB ülkelerindeki 355.757 firmada toplam 3.513. 371 kişi çalışmaktadır. Buna göre firma başına çalışan sayısı ortalama 10, Almanya'da ise 34'tür (2). Türkiye'de toplam 641.000.000 Euro'luk mobilya tüketimi yapılmaktadır. Türkiye'nin toplam nüfusu göz önüne alındığında, bu, kişi başına yaklaşık 9 Euro'luk mobilya tüketimi anlamına gelmektedir. AB ülkelerinde ise toplam 68 821 000 000 Euro'luk mobilya tüketilmekte olup bu değer AB ülkelerinin toplam nüfusu olan 380 milyona oranlandığında kişi başına mobilya tüketim değeri ortalama 181 Euro'dur (2). Avrupa Birliği ülkeleri içerisinde toplam 70.783.000.000 Euro' luk mobilya üretimi yapılmaktadır. AB ülkelerinin firma başına üretim değeri yaklaşık 200 000Euro, çalışan başına üretim değeri ise yaklaşık 20 000Euro'dur Türkiye'nin ise mobilya üretimi parasal değeri 861.000.000Euro'dur. Bu üretim değeri ile Türkiye'nin firma başına üretim değeri 28 000 Euro ve çalışan başına mobilya üretim değeri ise 9 500 Euro'dur. Bu değerlere göre firma başına yapılan üretim değeri AB ülkelerinin 1/7'si ve çalışan başına yapılan üretim değeri de AB ülkelerinin 'si kadardır. Mobilya sektöründeki üretim faaliyetlerinde işyeri sayısı ağırlıklı olarak Türkiye'deki kapasite kullanım oranı %73,9 iken AB Ülkelerinde bu oran %92,7'dir (2). Avrupa ülkelerinin istihdam planlaması konusunda çok ileride oldukları bilinmektedir. Sanayi ile eğitim kurumlarının işbirliğinde her ülkenin kendine özgü yapısı olmasına karşın ortak bir çerçeve içerisinde devam ettirilmektedir. Bu çalışmalar süreklilik arz etmesi ise sanayideki ihtiyaç duyulan iş gücünün devamlı olarak yetiştirilmesi ekonominin ve sosyal hayatın işini kolaylaştırmaktadır. İhracat rakamlarına Şekil.1'den bakıldığında 2008 yılında Türkiye'nin toplam 1.331.852.475 $'lık bir mobilya ihracatı yaptığı ve her yıl artarak devam ettiği görülmektedir. Bu ihracat büyüklüğü ile Türkiye mobilya ihracatında 16 AB ülkesi içerisinde 11. sırada olup Yunanistan, İrlanda, Finlandiya ve Portekiz'in üzerindedir. İthalatta ise Türkiye 2008 yılında toplam 738.126.257 $'lık mobilya ithalatı gerçekleştirmiştir. Buna göre mobilya ithalatı toplam ithalatın % 0,3'üne tekabül etmektedir. %18'lik bir oranla İtalya en çok ithalat yapılan ülke olurken Almanya, Fransa, İngiltere ve Çin Halk Cumhuriyeti diğer en fazla ithalat yapılan ülkelerdir. Türkiye'de mobilya ithalatının %70'i bu ülkelerden yapılmaktadır. Bu ithalat rakamı ile, Türkiye, AB ülkeleri içerisinde en az ithalat yapan ülke durumundadır. AB ülkeleri toplam pazarı yaklaşık 30.000.000.000 $ olup Türkiye bu pazardan ancak 1/70 oranında pay alabilmektedir (2). Dış ticaret hacmi hem AB ülkelerinde hem de Türkiye'de giderek artan bir eğilime sahiptir. Ancak, AB ülkelerinde ticari denge yıllara bağlı olarak negatif trende sahipken Türkiye'de pozitif trend söz konusudur. Türkiye'de hem ithalat hem de ihracat rakamlarında bir artış söz konusu olup, ihracat değerlerindeki artış oranı daha yüksektir.

3.MOBİLYA SEKTÖRÜNE NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ VE EĞİTİM KURUMLARI
Ülkemizde ve Dünya'da işyeri sayısı, yaratılan istihdam ve katma değer açısından son derece önemli olan bu sektörün ihtiyaç duyduğu her düzeyde kalifiye teknik eleman ihtiyacının karşılanması için çıraklık eğitimi, meslek liseleri, meslek yüksek okulları ve üniversite düzeyinde her ülkede farklı isimlerle amaca yönelik eğitim kurumları oluşturulmuştur. 1973 yılında 14574 sayılı Resmi gazetede yayımlanan 1739 no'lu Milli Eğitim Temel Kanunun on dördüncü maddesinde belirtildiği gibi insan gücünün yetiştirilmesi belirli bir plan ve program dâhilin de olduğu çıkarılan kanun ile yıllar önce güvence altına alınarak düzenlenmiştir. Bu kanunun ilgili kısmında; Planlılık başlığı altında, Madde 14 - Milli eğitimin gelişmesi iktisadi, sosyal ve kültürel kalkınma hedeflerine uygun olarak eğitim - insan gücü - istihdam ilişkileri dikkate alınmak suretiyle, sanayileşme ve tarımda modernleşmede gerekli teknolojik gelişmeyi sağlayacak mesleki ve teknik eğitime ağırlık verecek biçimde planlanır ve gerçekleştirilir. Mesleklerin kademeleri ve her kademenin unvan, yetki ve sorumlulukları kanunla tespit edilir ve her derece ve türdeki örgün ve yaygın mesleki eğitim kurumlarının kuruluş ve programları bu kademelere uygun olarak düzenlenir. Eğitim kurumlarının yer, personel, bina, tesis ve ekleri, donatım, araç, gereç ve kapasiteleri ile ilgili standartlar önceden tespit edilir ve kurumların bu standartlara göre optimal büyüklükte kurulması ve verimli olarak işletilmesi sağlanır (5). Türkiye'de mobilya sektörüne yönelik en alt düzeyde teknik eleman (teknisyen) yetiştiren eğitim kurumu Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Meslek Liseleri'dir. Türkiye'de hemen hemen her ilde ve büyük ilçelerde olmak üzere toplam 374 adet Ağaçişleri-mobilya-dekorasyon eğitimi veren meslek lisesi bulunmaktadır. Bu bölümlerin ismi sistemde yapılan değişiklik nedeni ile (modüler eğitime geçildi) Ahşap Teknolojisi bölümü olarak değiştirilerek birçok alt programlara ayrıldı. Mobilya İmalatı, Mobilya Döşeme İmalatı, Ahşap Üst Yüzey İşlemleri, Ahşap Süsleme, Ahşap İskelet İmalatı, Ahşap Doğrama İmalatı, Ahşap Tekne İmalatı (4) gibi modüllerden oluşmakta ve en az 8 öğrencinin bu modüllerden birini tercih etmesi durumunda programlar açılacaktır. Meslek liselerinde 212'si kız olmak üzere toplam 18 775 öğrenci eğitim almaktadır (2).Mezunlar genellikle ağaçişleri-mobilya işletmelerinde kalite-kontol teknisyeni, makine operatörü, imalat teknisyeni, usta vb. olarak çalışabilir ve aynı zamanda yönetim kademesinin çeşitli birimlerinde görevlere de yükselebilmektedirler. Ayrıca, hali hazırda bu endüstride çalışmakta olan küçük yaştaki eğitimsiz çocukların eğitimi için Milli Eğitim Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı olan, çıraklık eğitim merkezleri de bulunmaktadır. Türkiye'de toplam 469 ağaç işleri çıraklık eğitim merkezi bulunmakta ve toplam 7105 çırak buralardan eğitim almaktadır. Bu yapı içerisinde ayrı branş olarak ağaç oymacılığı, doğramacılık, üst yüzey işlemleri ve mobilyacılık eğitimleri verilmektedir (2). Avrupa birliği ülkelerinde meslek okullarındaki öğrencilerinde eş zamanlı olarak işletmelerde maaşlı stajyer olarak çalışmaları, okul ile işletmenin uyumlu bir yönetim anlayışı içerisinde sağlanmaktadır. Çizelge.1'de Ahşap Teknoloji bölümlerinde yer alan modüller yer almaktadır. Bu programların açılması kurumların bulunduğu çevredeki ihtiyaçlardan doğan olan taleple bağlı olarak gerçekleşmektedir. Herhangi modüle minimum sekiz öğrencinin başvurması halinde açılmaktadır. Meslek yüksek okulları iki yıllık eğitim vermekte olup, meslek lisesi eğitiminden sonra sınavla veya sınavsız geçiş yoluyla öğrenciler bu okullara belirli bir prosedüre bağlı olarak girebilmektedirler. Mezuniyetten sonra, bu endüstride tekniker unvanıyla yönetici yardımcısı olarak istihdam edilmeleri öngörülmektedir. Ülkemizde 28 adedi I. öğretim ve 61 adedi II. Öğretim kapsamında mobilya-dekorasyon eğitimi veren toplam 89 adet 2 yıllık meslek yüksek okulu mobilya dekorasyon programı bulunmaktadır. Ülkemizin hemen hemen tüm üniversitelerinde bu programlar yer almaktadır. Mezunları ise mobilya işletmelerinde imalat sorumlusu, makine operatörü, tekniker, kalite kontrol, tasarım vb. görevlerde bulunabilmektedirler (2). Meslek liselerinin öğretmen ihtiyacının karşılanması için Teknik Eğitim Fakülteleri bünyesinde 4 yıllık alan eğitimi veren Mobilya Dekorasyon Eğitimi Bölümleri oluşturulmuştur. Türkiye'de toplam 6 adet üniversitede Mobilya Dekorasyon Eğitimi Bölümlerinin bulunmaktadır (2). Mezun olan kişilerin Meslek liselerine öğretmen olarak atanma durumu %2-3 civarındadır. Mezunların endüstride çalışmaları için unvan sorunları bulunmasına karşın uygulama becerilerini ve aldıkları 4 yıllık teorik ve uygulamalı eğitim sayesinde özel sektörde teknik uzman olarak çeşitli görevlerde bulunmaktadırlar. 2009 yılında Teknik Eğitim Fakültelerinin kapatılmasına karar verilmiş olup yerlerine açılan Ahşap Teknoloji Mühendisi yetiştireceği düşünülen bölümler Teknoloji Fakülteleri adı altında kurulma çalışmaları devam etmektedir. Ormancılık ve ağaç hammaddesine dayalı ara ürünlerin üretimi için Orman ve Orman Endüstri Mühendisliği bölümleri açılmıştır. Türkiye'de 9 üniversitede bu bölümler mevcuttur. Günümüzde yaklaşık 4500 adet orman endüstri mühendisinin bulunduğu tahmin edilmektedir (18). Orman ürünleri endüstrisindeki kereste, yonga levha, MDF, kontrplak, kaplama, kağıt, mobilya vb. ürünlerin imalatının yapıldığı işletmelerde ve Orman Bakanlığı'nın ihtiyaç duyduğu yönetici personelin yetiştirilmesi hedeflenmektedir. Ülkemizdeki orman endüstri mühendisliği eğitim öğretim programının öğrenci odaklı eğitim ve işveren talepleri doğrultusunda ve uluslararası akreditasyon ölçütleri çerçevesinde nasıl yenilenmesi gerektiği konusunda olası çeşitli yaklaşım ve açılımlar incelenmiştir (25).

4. MOBİLYA SEKTÖRÜNE İLİŞKİN YAPILAN ÇALIŞMALAR
Mobilya sektörü ortaya koyduğu 260.000 doğrudan istihdam ile ülkemizde ayrı bir yere sahiptir. Bu rakama yan sanayi rakamları hane halkları da eklenince doğrudan ve dolaylı olarak yaklaşık iki milyonluk bir kitleye iş ve aş olanağı sağladığı görülmektedir. Firma sayısı ve istihdam bakımından ilk beş sırada İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Kayseri vardır (12). Büyük oranda KOBİ'lerden oluşan Türkiye mobilya sektörü aile şirketi biçiminde çalışan ve aile üyelerince yönetilen bir yapıya sahiptir. İşletmelerde, profesyonel yönetici ve kalifiye iş gücü oranı düşüktür. İşletmelerin gerek muhasebe gerekse girdi, çıktı ve satış kayıtları sağlıklı tutulamadığından durum analizi ve stratejik planlama yapılamamaktadır. Bu bakımdan, işletme sahiplerine ve ortaklarına, yönetim, finans, pazarlama vb. konularda eğitim vermek amacıyla seminerler düzenlenebileceği gibi, tasarım, üretim ve işletme konularında uzman kişiler çalıştırmaları önerilmektedir (12). Gürleyen ve ark.'a göre üniversitelerin, eğitim-öğretim programlarında sanayinin istekleri doğrultusunda güncellemeler yaparak, teknoloji ve mühendislik alanındaki öğrencilere iş hayatında eğitim ve danışmanlık hizmeti tedarik etme becerileri kazandırmaya çalışmaları gerektiği önerilmektedir (15). Dermirci'ye göre; mobilya endüstrisinin en önemli sorunlarından birinin eğitimli eleman yetersizliği olduğu tespit edilmiş ve öneri olarak eğitimli eleman yetersizliği sorununun meslek odaları ve üniversiteler işbirliği ile çözülebileceği, küçük ve orta boy işletmelere sağlanan desteklerin basitleştirilerek yaygınlaştırılmasının gerekliliği vurgulanmıştır (11). Gürleyen ve ark., tarafından yapılan çalışmada; mobilya sektörünün yetişmiş nitelikli insan gücü ihtiyacı olduğu bildirmiştir. Meslek lisesi mezunlarının mobilya sektörünün ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamadıkları ya da bu konuda faydalı olabilecekleri konularda kendilerini yeterince tanıtamadıkları düşünülmektedir. Bunun nedeni ise, reel sektör ile eğitim kurumlarının aktif bir şekilde beraber işbirliği içerisinde çalışamadıklarından kaynaklandığı düşünülmektedir. Mezun olacak olan öğrencilere staj imkânının sağlanması, mezun olan kişilerin ise sektörde istihdam edilmesi hususunda gereken çabanın yeterince gösterilemediği tespit edilmiştir (14). Görüç'ün hazırladığı MOBSAD 2008 Mobilya Sektör Raporu adlı çalışmada belirttiği üzere küreselleşmenin getirdiği liberalleşme eğiliminin hız kazanması sonucu ürün ve hizmet sektöründe uluslararası standartların aranması sonucu, sanayideki kalifiye teknik insan gücü gelişimini de beraberinde getirmektedir. Türkiye Mobilya Sektöründe küçük ve orta ölçekli işletmelerin birçoğu teknolojik düzey ve kalifiye iş gücü sorunu yaşadığını bildirmiştir. Sonuçta, mobilya alanında teknik ve meslek eğitim veren okulların programlarını güncellemeleri, işletmeler ile işbirliği yaparak Üniversite-Sanayi işbirliği programlarına önem vermeleri ve kalitelerini artırmaları, hizmet-içi eğitim programları ile işletmelerde ihtiyaç duyulan yeni bilgi ve beceri davranışlarının kazandırılması öneri olarak getirilmiştir (12). Kurtoğlu ve ark.'a göre ülkemizde özel tüketim içindeki payı % 7,7 olan ve sürekli artış gösteren mobilya endüstrisinin Orman Ürünleri içinde de oransal olarak en büyük paya sahip olduğu bildirilmiştir. Mobilya endüstrisinde küçük ölçekli işletmeler üretimdeki payı itibariyle de ön planda bulunmaktadır. Özellikle küçük ölçekli işletmelerin şirketleşme sürecini tamamlamadığı, çalışan personelinin eğitiminin de düşük olduğu görülmekte ve kalifiye elemana gereksinim duyulduğu görülmektedir (7). Yıldız'a göre; orman endüstri mühendisliği eğitim-öğretim programında yenilik gereksiniminin hangi sebeplerden kaynaklandığı ve/veya kaynaklanabileceği ayrıntılı olarak tartışılmıştır. Son olarak, ülkemizdeki orman endüstri mühendisliği eğitim öğretim programının öğrenci odaklı eğitim ve işveren talepleri doğrultusunda ve uluslararası akreditasyon ölçütleri çerçevesinde nasıl yenilenmesi gerektiği konusunda olası çeşitli yaklaşım ve açılımlar irdelenmiştir (25). Çoğunluğu aile şirketi olan şirketlerde çalışanlar aile bireylerinden oluşuyor. Bu tarz şirketlerde nitelikli işgücü istihdamı çok düşüktür. İhtiyaç duyulan işgücünün kolay bulunması ve yetişmiş nitelikli eleman istihdamının azlığı üretim maliyetlerine olumlu yönde yansıyor. Diğer yandan, aile bireylerinin hem üretim hem de yönetimde yer alarak üretim maliyetlerini düşürmeye katkı sunmaları ve kayıt dışılıktan kaynaklanan tasarruflar ile birlikte düşünüldüğünde Türk mobilya sektörünün uluslararası rekabet gücünün en önemli ana dayanağının düşük işgücü maliyetleri olduğu söylenebilir. Ancak maliyet avantajına yol açan aile içi istihdam, kayıt dışılık gibi unsurların uzun vadede uluslararası rekabet gücünü sınırlandırıcı bir etki de bulunabilecekleri unutulmamalıdır (6). Uysal ve ark'a göre; sektöre ilişkin yapılan araştırmalarda mesleki ve teknik öğretim kurumları dışındaki öğretim kurumlarından mezun olan işçiler, hizmet öncesinde iş güvenliği eğitimi görmediklerini bildirmiştir. Meslek okullarında ise öğrencilerin atölye çalışmalarındaki uygulamaların yetersiz olduğu ve buna bağlı olarak iş kazalarının eğitimli insanlarda da meydana geldiğini bildirmişlerdir (24). Meslek liselerinden mezun olan öğrencilerin sektöre yönelik nitelikli eğitim alarak gelmesi tüm tarafları memnun ederek iş kazalarını, meslek hastalıklarını ve üretimde yaşanan kayıpları da önleyeceği düşünülmektedir. Orman endüstri mühendisliği akademik müfredatı gözden geçirilerek endüstrisinin ihtiyaçlarını karşılaması sağlanmalıdır. Eğitim programlarının geliştirilmesinde, 5531 sayılı yetki yasasında belirtilen mesleki sorumluluklar, yetkiler, yeni çalışma sahaları ve uzmanlık alanları dikkate alınmalıdır. Yaşanan hızlı gelişmeler nedeniyle orman endüstri mühendisliği öğrencilerinin öğrenmesi gereken bilgi türü ve hacmi artmıştır. Bu hızlı bilgi artışına ayak uydurabilmesi, öğrencinin farklı konularda her türlü bilgiyi alması yerine belli konularda branşlaşmaya yönelmesini gerektiği belirtilmiştir (7). Sabuncuoğlu'na göre; organizasyonlarda yer alan bireylerin kendilerine verilen eğitim ile örgütlerinin kişisel ve mesleki gelişmelerine önem verdiğini hissettiklerini ifade etmiştir. Böylece çalışanların örgütte kalmalarının doğru ve ahlaki bir davranış olduğuna inandıkları için örgütte kalma kararı aldıklarını bildirmiştir (20). Bahsedilen bu eğitimlerin işletmelerde stajyer olarak görev yapan bireylere yönelik olarak yapılması da öğrencilerin şirketlere bağlılıklarını ve çalışma istekleri artacaktır. Bunun sonucu ise genç bireylerin işletmeye daha faydalı olmaya çalışacaklardır. Burdurlu yaptığı çalışmada; mobilya endüstrisi işletmelerinin Nisan 1998-Mayıs 2002 aralığında üç büyük gazeteye vermiş oldukları iş ilanlarının analiz edilerek ihtiyaç duyulan yüksek öğretimli elemanların özelliklerini araştırmıştır. Bu süreçte, araştırmaya veri kaynağı olacak toplam 204 adet iş ilanı toplanmıştır. Bu ilanlar; elemana ihtiyaç duyulan bölümler, unvanlar, görev pozisyonları, cinsiyet, yaş, tecrübe, askerlik görevini tamamlama, yabancı dil ve bilgisayar bilgisi gibi özelliklere göre sınıflandırılarak analiz edilmiştir (26). Firmaların ölçek büyüklükleri ile orantılı olarak daha fazla nitelikli personel istihdam ettiklerini bildirmiştir. Büyümek isteyen işletmeler kadrolarına nitelikli personel takviyesi yaptıkları ölçüde daha hızlı bir gelişim gösterecekleri söylenebilir.

5.SONUÇLAR VE ÖNERİLER
Türk mobilya sektörü emek-yoğun bir iş kolu olarak öne çıktığından işgücü ihtiyacı ve niteliği kritik bir girdi olarak görülüyor. Her yıl birçok kişi bu kurumların ilgili bölümlerinden mezun olup ve sektörde doğrudan çalıştıkları ortaya çıkmıştır. 2010 yılı birinci ve ikinci çeyreğinde ekonomideki büyüme rakamları ortalama %11 seviyelerin de gerçekleşmiştir. Bu büyümede en büyük payı inşaat sektörü ve imalat sanayi takip etmektedir. Bu durumdan da anlaşıldığı üzere ülke ekonomisinde yaşanan bu gelişmeler üretimin arttığı ve üretimin de en önemli kalemlerinden birisi olan İş gücü geleceğe yönelik olarak planlı yürütülerek sonuçta çok daha nitelikli bireyler sürece dahil edilmelidir. Bu sayede istihdam ve işsizlik gibi konulara da çözüm bulunacak ve nitelikli iş gücü bulma sorunu da çözülebilecektir. İşletmeleri tanımak ve öğrencilerine gelecekteki çalışabilecekleri işletmeleri tanıtıcı gezi ve ziyaretler yaparak rehberlik etmeleri gerekir. Öğrencilerin mesleklerini ve sektörü tanımalarında öncü rehberler olmaları gerekmektedir. Meslek Liselerinde ve Üniversitedeki eğitimciler daha aktif görevler alarak işletmelerden bu gezilere ve ziyaretlere olanak sağlamalarını talep etmeleri ve dönem içindeki eğitim programına ders dışı etkinlik (örtük program) olarak fabrika ziyaretleri önerilmektedir. İlgili kurumlara ulaşılması konusunda sorun yaşayan ve meslek okullarından mezun olmuş iş gücü bulamayan işletmeler mevcut çalışan kişilerin ihtiyaçlarına yönelik hizmet-içi eğitim verilebilir. Hizmet içi-eğitim, sektör ayrımı yapmaksızın özel ve tüzel kişilere iş yerlerinde belirli bir maaş veya ücret karşılığında işe alınmış ve çalışmakta olan bireylerin görevleri ile ilgili gerekli bilgi, beceri ve tutumları kazanmalarını sağlamak üzere yapılır (23). Üniversite-Sanayi işbirliği sağlanmalı ve sektörün ihtiyacı olan nitelikli insan tipi belirlenmeli, bu konularda üniversitelerin ilgili bölümlerinden destek alınması önerilmektedir (15). İlgili resmi kurum ve kuruluşların ise hizmet-içi eğitimin önemini anlatan, seminerler, paneller, fuarlar, sempozyumlar ve kongreler düzenleyerek tüm sektörleri bu konuda daha fazla bilinçlendirilmeye çalışmaları gerektiği söylenebilir. Sanayi Ticaret Odaları ve sektöre ait meslek odaları, sektörsel dernekler gibi kuruluşlar üyeleri olan işletme yöneticilerini ve bölgedeki meslek okullarının yöneticilerini bir araya gelmelerini sağlayarak işbirliği için neler yapılabileceğinin tartışılması gerekmektedir. Bunun sonucunda ise sorunlar birinci dereceden ilgili kişiler tarafından çözüme kavuşturulması önerilebilir. Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinde olduğu gibi okulların makine ve teçhizat ihtiyaçlarının bir kısmını partner oldukları firmaların karşılaması ve akabinde okullardan yetişen öğrencilerin ilgili firmaların makine ve teçhizatlarını iş hayatına girdikten sonrada tercih etmeleri firmalarında istemiş olduğu bir durumdur. Bu ilişki Türkiye'deki üretici ve tedarikçi firmalar ile meslek okulları arasında da kurulması gerekmektedir. Gelecekte sektörde yer alacak olan meslek lisesi ve üniversite mezunları işletmelerde karar verici konumlara geldiklerinde tercihlerini bildikleri, tanıdıkları markanın ürünleri ve makinelerinden yana kullanacaklardır. Mobilya sektöründe yer alan firmaların okullar ile ilişkileri yetersiz olduğu görülmektedir. Bu konuda işletmeler reklam vb. giderlerinin bir kısmını sektörün ve işletmenin istihdam kaynağı olması gereken meslek okullarının ve üniversite atölyelerine yönelik olarak makine, teçhizat veya diğer donatı elemanlarının hibesi gibi sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştirmeleri önerilebilir. Bu sayede işletmelerin pazara, sektöre, topluma ve eğitim camiasına tanıtımını daha etkin yaparak rakiplerine karşıda bir adım öne geçebilecekleri söylenebilir.

KAYNAKLAR
1. Aliyeva, S., "Tekstil Sektöründe Bir Araştırma Hizmet-İçi Eğitim Programlarının Çalışanların İş Tatmini ve İş Stresi Üzerindeki Etkisi" Marmara Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul,
2. Anonim-a, "Ağaçişleri ve Mobilya Sektörünün Yapısal Görünümü", 2010.
3. Anonim-b, "Programlar ve Foet Kodları" (online), Erişim Tarihi: 19.09.2010. http://cygm.meb.gov.tr/modulerprogramlar/alanprogramlari/ahsap/ahsap.html
4. Anonim-c, "Alan/Dala göre Meslek Liseleri Bilgileri, Ahşap Teknoloji Alanı" (online), http://mesbil.meb.gov.tr/meslek_liseler/alandal.aspdal_id=1&alan_id=1 Erişim Tar.: 19.09.2010.
5. Anonim-d , "Milli Eğitim Temel Kanunu", Resmi Gazete, Sayı:14574, MEB Mevzuat Bankası, (online), Erişim Tarihi: 19.09.2010 http://mevzuat.meb.gov.tr/html/88.html
6. Anonim-e, "Türkiye'de Mobilya Sektöründe Nitelikli İş Gücü Avantajı", Orman Ürünleri/Mobilya, Kobi Finans, (online), Erişim Tarihi: 15.09.2010 http://www.kobifinans.com.tr/tr/sektor/011102/13132
7. Anonim-f, "Orman Mühendisliği ve Orman Endüstri Mühendisliği Eğitiminin Yeniden Yapılandırılması Çalıştayı Sonuç Raporu", 12-13 Nisan 2007, İ.Ü. Orman Fakültesi, İstanbul.
8. Armutçuoğlu, G., "Hizmet-içi Eğitimde Görev Alan Öğretmenlerde Bulunması Gereken Nitelikler'', Eğitim Dergisi, Cilt: 1, Sayı: 2, Ankara, 1992.
9. Ayhan, Halis, "Eğitim Bilimine Giriş", Sayfa :19, Şule Yayınları, İstanbul, 1995.
10. Bursalıoğlu, Z., "Türkiye'de Endüstriyel Hizmet İçi Eğitim Organizasyonu", Sınai Eğitim ve Geliştirme Merkezi, Ankara, 1989.
11. Demirci, S. "Türkiye Mobilya Endüstrisinin Sorunları ve Çözüm Önerileri", Politeknik Dergisi, Cilt: 8 Sayı: 4 Sayfa: 369-379, Ankara, 2005.
12. Görgüç, B., "Mobilya Sanayi ve İşadamları Derneği, 2008 Yılı Mobilya Sektörü Raporu", Mobilya Dekorasyon Dergisi, Sayı: 91, Sayfa: 96, İstanbul, Temmuz - Ağustos 2009.
13. Görgüç, B., "MOBSAD, 2008 Yılı Mobilya Sektörü Raporu", Mobilya Sanayi İş Adamları Derneği , İstanbul, Şubat 2009.
14. Gürleyen, L., Çakıcıer, N.,Ulay, G.,"Mobilya Sektöründeki Hizmet-İçi Eğitimin İncelenmesi", Mobilya Dekorasyon Dergisi, Sayı:95, Sayfa:118-138 , Mart-Nisan 2010.
15. Gürleyen, L., Çakıcıer, N., Ulay, G., "Mobilya Sektöründeki İşletmelerde Hizmet İçi Eğitim Uygulamasına Yönelik Mevcut Durum Tespiti", D.Ü., Ormancılık Dergisi, Sayı: 1-2, Sayfa:56-68, Düzce, 2008.
16. Gürsoy, G., "Hizmet-İçi Eğitimin İşlevselliği Verimlilik Olmalıdır", Milli Eğitim, Sayı: 133,Ankara, 1997.
17. Kocabacak ,A.," İnsan Kaynakları Eğitiminde Oryantasyon: Perakendecilik Sektöründe Bir Uygulama", Selçuk Üniversitesi S.B.E., Yüksek Lisans Tezi, Sayfa: 34, Konya,2006.
18. Koç, K.H., Kurtoğlu, A. ve Erdinler, E.S., Orman Endüstri Mühendisliği Eğitim ve Öğretiminde Yeniden Yapılanma Modeli, I. Ulusal Batı Karadeniz Ormancılık Kongresi Bildiriler Kitabı Bartın Orman Fakültesi Dergisi Özel Sayı 1:71-81, Bartın, 2009.
19. Kurtoğlu, A.,Koç, K.H., Erdinler, E.S.,Sofuoğlu,D.,"Türkiye Orman Endüstrisinin Yaspısal ve Eğitsel Sorunları", Ormancılıkta Sosyo-Ekonomik Sorunlar Kongresi,Bildiri Kitabı,S:176-185, SDÜ, Isparta, 2009.
20. Sabuncuoğlu, E. T., "Eğitim, Örgütsel Bağlılık ve İşten Ayrılma Niyet Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi " Ege Akademik Bakış, 7(2): 613-628, DEÜ, İİBF, İzmir, 2007.
21. Taşkın, E., "İşletme Yönetiminde Eğitim ve Geliştirme", Der Yayınları, İstanbul,1993.
22. Terzi, Ş., R., "Milli Eğitim Bakanlığı'nda Orta Kademe Eğitim Yönetici Adaylarının Görev Öncesi Hizmet-İçi Eğitimi", Milli Eğitim Basımevi, Sayı: 133, Ankara,1997.
23. Taymaz, H., "Hizmet-İçi Eğitim", PAGEM Yayınları, No: 3, Ankara, 1992.
24. Uysal, B., Özçifçi ,A.,Kurt,Ş.,"Türkiye'de Küçük ve Orta Ölçekli Mobilya İmalat İşletmelerinde Meydana Gelen İş Kazalarının Analizi", G.Ü. Fen Bilimleri Dergisi, 18(3): 439-451, Ankara, 2005.
25. Yıldız, Ü.,C., "Orman Endüstri Mühendisliği Eğitim-Öğretim Programında Yenilik Gereksinimi Ve Akreditasyon Olanakları" III.Ulusal Karadeniz Ormancılık Kongresi,Bildiri Kitabı, Cilt:V, S: 1899-1915, Artvin, 20-22 Mayıs 2010.
26. Burdurlu, E., "Türkiye Mobilya İşletmelerinin Yönetici Personel Tercihleri",Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Dergisi, ISSN 1303 9709, 17(1):85-100,2004.

yazar

E-bülten için e-posta bırak