Mobilya İmalat Sanayinde Temel Rekabet Unsurları ve Gelişmeler

Mobilya Dekorasyon Dergisi - Mobilya Dekorasyon - Dergi - Yayın - İletişim - Dergi





Mobilya İmalat Sanayinde Temel Rekabet Unsurları ve Gelişmeler

02-10-2015
Mobilya İmalat Sanayinde Temel Rekabet Unsurları ve Gelişmeler
Mobilya İmalat Sanayinde Temel Rekabet Unsurları ve Gelişmeler (*)İstanbul Sanayi Odası Ekonomik Araştırmalar Şubesi , 2015(*) ISO?nun ?Küresel Rekabette Meslek Komiteleri Sektör Stratejileri Projesi kapsamında hazırlanan Mobilya İmalat Sanayi çalışmasından alınmıştır.
1. GİRİŞ

İstanbul Sanayi Odası, imalat sanayi sektörlerimizin rekabet gücünün geliştirilmesi amacıyla, 2001 yılından bu yana, Küresel Rekabette İstanbul Sanayi Odası Meslek Komiteleri Sektör Stratejileri Projesini yürütmektedir. Bu proje kapsamında ülkemizin sektörel strate ji üretme yeteneğiningeliştirilmesine ve kurumsal işbirliklerinin pekiştirilmesine k atkı sağlamak amacıyla Meslek Komiteleri temsilcileri, sektörel dernekler ve meslek kuruluşlarının katkı ve katılımlarıyla sector raporları hazırlanmaktadır. Sektör raporları serisinin 14.sü olarak proje danışmanımız Dr. Can Fuat Gürlesel tarafından Odamız bünyesinde sektörü temsil eden 39. Grup Ofis Mobilyaları Sanayii ve 40. Grup Ahşap Mobilya Sanayii Meslek Komitelerimizin ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının katkı ve katılımlarıyla Mobilya İmalatı Sanayi sektör raporu hazırlanmış bulunmaktadır.

Bu çalışmada mobilya imalatı sanayi rekabet gücünde yaşanan gelişmelerile uluslararası alandaki rakipleri ile rekabet karşılaştırmalarına yer verilmektedir. Bu amaçla öncelikle Mobilya imalatı sanayinin temel rekabetunsurları ortaya konulmaktadır. Temel rekabet unsurları değer zinciri halkalarına bağlı olarak gruplandırılmaktadır. Daha sonra temel rekabetunsurlarına ilişkin olarak değerlendirme ve uluslararası karşılaştırmalar yapılmaktadır.

2- MOBİLYADA TEMEL REKABET UNSURLARINA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

2.1 Hammadde ve Girdiler

Mobilya sektörünün değer zinciri başında üretimde kullanılan hammadde ve girdiler yer almaktadır. Hammadde ve girdiler üretim aşamasında maliyet ve kalitede belirleyici unsurların başında gelmektedir.Türkiyede mobilya sektörü günlük 30.000 m3 yonga levha ve lif tüketmektedir. Bu yonga levha ve lif tüketimi için gerekli olanendüstriyel odunun yaklaşık yüzde 60ı yurtiçinden temin edilmektedir. Geri kalanı ithalat yolu ile karşılanmaktadır. Yurtiçinde tedariki bir kamu tekeli konumunda olan Orman Genel Müdürlüğü sağlamaktadır.

İthalat ise büyük ölçüde ABD, Şili, Arjantin ve Kanadadan yapılmaktadır. Diğer hammadde ve girdi ürünlerinin de yaklaşık yüzde 75i ithalat yoluyla karşılanmaktadır.

Yurtiçinde hammaddelerin yeterli miktarda ve kalitede olmaması, ayrıca yurtiçindeki mevcut hammaddelerin yüksek maliyetler ile üretilmesive kullanılması nedeniyle hammadde unsuru sektörün rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir. Türkiyede ahşap, sunta, hırdavat, kaplama vebenzeri gibi temel girdilerin üretimi bulunmakla birlikte üreticiler bu temel girdileri rakipleri ile rekabet edebilir fiyatlarla temin edememektedir.Özellikle endüstriyel ormancılığın gelişmemiş olması nedeniyle mobilya sektörü ihtiyacı olan hammaddeyi Türkiyedeki orman kaynaklarındansağlayamamaktadır. Bugün ormanların yaklaşık yüzde 50si yakacak odun için kullanılmakta, geri kalanının kullanımı içinde ise yanlış kesim nedeniyle endüstriyel odun üretimi ve kalitesi düşmektedir. Orman varlıklarının orta-uzunvadede tükenme riski ile karşı karşıya olması da bir diğer tehdidi oluşturmaktadır.

Türkiyenin mobilya imalatı sanayindeki rakipleri içinden ABD, Almanya, İtalya, Polonya, Brezilya, Vietnam, Endonezya, Malezya ve İsveç gibi ülkeler zengin ve kaliteli hammadde kullanımı ile rekabette çok önemli bir avantaj elde etmektedir. Mekanik ve metal mobilya yan sanayi ürünlerikalitesi de genellikle sınırlı olup, çoğunlukla gelişmiş ülke ürünlerinin taklidi olarak üretilmekte, Mobilya imalatı sanayinin kullandığı kumaş, deri, metal, cam ürünleri ile ilgili olarak da sektörler arası yeterli ve gelişmiş bir iletişimolmadığı görülmektedir. Gelişmiş ülkelerden İtalya, Almanya, ABD, İsveç, Polonya gibi ülkelerde gelişmiş yan sanayiler mobilya ana sanayinin rekabet gücüne katkı sağlamaktadır.

2.2. Üretim

Mobilya imalatı sanayinde üretim değer halkası içinde rekabette belirleyici olan unsurlar hammadde maliyetleri, işgücü ve enerji maliyetleriile organize üretim bölgelerinin varlığıdır. Türkiyede mobilya sektörü mevcut mevzuat ve düzenlemeler çerçevesinde oluşan koşullariçinde rakipleri ile karşılaştırıldığında daha yüksek maliyetler

ile odun hammaddesi, odun ve yonga levha ve lif levha tedarik etmektedir.Orman Genel Müdürlüğünün hammadde üretimindeki tekel konumu, izlediği arz ve satış ihale yöntemleri ile tedarik aşamasında ortaya çıkan yaklaşık yüzde 9 oranındaki vergi yükü gibi unsurlar hammadde maliyetlerini yükseltmektedir. Türkiyede sanayinin ve dolayısı ile Mobilya imalatı sanayinin kullandığı enerji fiyatları rakip ülkeler olarak görülen İsveç, Rusya, Kanada, ABD, Endonezya, Malezya, Vietnam, Çin, Hindistan, Polonya ve Mısırdan daha yüksektir. Almanya ve İtalyadan ise daha düşüktür.

İşgücü maliyetleri emek yoğun mobilya sektöründe önemli bir rekabet unsuru olmaya devam etmektedir. Türkiyede mobilya imalatısanayinde işgücü maliyetleri Çin, Hindistan, Endonezya, Vietnam, Malezya, Mısır gibi ülkelerin üzerindedir. Gelişmiş ülkelerdeki işgücümaliyetlerinin ise altındadır. Önemli bir rakip olan Polonya ve diğer Orta Avrupa ülkeleri ile karşılaştırıldığında bir miktar altındadır.

Türkiyede işgücü üzerindeki kamu yükleri ve kamu kesintileri işgücü maliyetlerini arttıran bir unsur olarak görülmektedir ve çoğunlukla kayıt dışı ve verimsiz çalışmaya yol açmaktadır. Sektörde uygulanan yüzde 18 Katma Değer Vergisi oranı da yüksek olup, üretici ve tüketici yönünde maliyetleri arttıran bir unsur olmaktadır. Mobilya sektöründe sağlıklı alt ve üst yapısı tamamlanmış organize sanayi bölgelerinde üretim yapılması ve buna bağlı olarak ana ve yan sanayi oyuncularının kümelenme içinde yer almaları rekabette önemli bir belirleyici unsurdur.

Türkiyede mobilya sektöründe üretim üç farklı alanda yapılmaktadır. İlki organize sanayi bölgelerinde olup, orta ve büyük ölçekli firmalar seri üretim yapmaktadır. İkinci üretim alanı küçük sanayi siteleridir. Burada küçük ölçekli çok sayıda firma kümelenme anlayışından uzak birbirine benzer üretimler yapmaktadır.

Üçüncüsü ise tekil olarak şehirlerin içine dağılmış ve bir bölümü kayıt dışı çalışan küçük ölçekli firmalardır. Sektörde dağınıklık, kümelenme yapısının olmaması, küçük ölçekler, sanayi sitelerinde yığılma, şehir içlerindeki pahalı taşımacılık gibi unsurlar rekabet gücünü olumsuz etkilemektedir. Uluslararası alanda rakiplerimize bakıldığında İtalyanın kümelenme modeli ile rekabet gücü yarattığı görülmektedir. Kümelenme içinde mobilyaların tüm parçaları ayrı firmalarda üretilmekte, ihtisaslaşmış firmalar bünyesinde monte edilerek markalı satışları yapılmaktadır. Bu üretim yöntemi ile ölçek, kalite ve standart unsurları yakalanmış olmakta, verimlilik ve rekabet gücü artmaktadır.

ABD, Kanada, Brezilya, Endonezya, Vietnam gibi ülkeler zengin ve kaliteli hammadde kaynaklarına yakın alanlardaki organize bölgelerde büyük ölçekli üretim yapmaktadır. Polonya yeni nesil ekonomi bölgelerinde sektörel kümelenmeleri desteklemektedir. Çin diğer avantajları yanı sıra organize sanayi bölgelerinde büyük ölçekli firmaları ile rekabet gücü kazanmaktadır.

2.3. Teknoloji Faaliyetleri

Değer zinciri içinde teknoloji faaliyetleri başlığı altında mobilya sektöründe rekabet gücünde belirleyici olan unsurlar ürün standartları, ürün kalitesi, markalaşma ve imaj, tasarım kapasitesi ve çevre dostu üretim yapılmasıdır. Ürün, üretim ve süreç standartları mobilya sektörü için önem taşımaktadır. Ürün standartları ürün kalitesinin de temelini oluşturmaktadır. Ayrıca Avrupa Birliği tam üyelik sürecinde mobilya sektörüne ilişkin mevzuat ve standart uyumlaştırması Türkiyenin öncelikleri içinde yer almaktadır. Bu çerçevede sektör için küresel ticarette önemli bir yeri olan ISO 9000 kalite yönetim sistemleri, ISO 14000 çevre yönetim sistemleri ile OHSAS 18000 iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemlerinin uygulanması gerekmektedir. Türkiyede mobilya sektöründe rekabet unsuru olan bu standartların sınırlı ölçüde ve daha çok büyük ölçekli firmalar tarafından uygulandığı görülmektedir. Sektörde çoğu firma bu standartları uygulayacak işgücü sayısına ve altyapıya henüz ulaşabilmiş değildir.

Ürün kalitesi mobilya tedarikinde tüketiciler ve firmalar tarafından en çok aranılan kriterlerin başında gelmektedir. Ürün kalitesi markalaşma ve imajın da temel yapı taşı konumundadır. Türkiyede mobilya sektörü özellikle son on yıllık süreçte kalite konusunda önemli bir ilerleme kaydetmiş bulunmaktadır. Bununla birlikte kalite konusunda halen ilerleme sağlanacak alanlar bulunmaktadır. Öncelikle kalite alanındaki ilerleme sektörün tamamına yaygınlaştırılmalıdır. Ayrıca kalite unsuru sadece ürün için değil sergileme, satış, dağıtım, taşıma, ambalajlama kullanıma hazır hale getirme ve satış sonrası hizmetler gibi tüm aşamalara yaygınlaştırılmalıdır.

Standart dışı hammadde ve kalitesiz ara girdiler ile kayıt dışı yapılan, çevre ve sağlık kurallarına uymayan mobilya üretimleri sektördeki ilerlemeyi olumsuz yönde etkilemektedir. İtalya, Almanya, ABD gibi ülkelerin mobilya sektöründeki rekabet gücü kaliteli mobilya üretiminden, tasarımlardan ve markalaşmadan gelmektedir.

Kalite unsurlarının belgelenmesi ve denetimi gibi alanlarda test laboratuarları, akredite kurumlar ve nitelikli işgücü alanlarında yaşanan sıkıntılar da sektörü olumsuz etkilemektedir. Çevre dostu üretim yapılması ile sağlık koşullarına uygun mobilya üretimi yapılması pazarlarda çok önemli bir rekabet unsuru haline gelmiştir.

Mobilya üretiminde kullanılan hammaddenin tedarikinde çevre standartlarına uyum, ağaç ve orman varlıklarının korunması ile mobilyalardaki hammadde, aksesuar, boya, vernik, kimyasallar ve benzeri gibi tüm unsurların sağlık koşullarına uygun olması aranmakta, bu nedenle bunların ölçümü ve uluslararası standartlarda belgelenmesi gerekmektedir. Türkiyede mobilya imalatı sanayinde orta ve büyük ölçekli firmalar ile özellikle ihracat yapan firmalar bu koşulları karşılamaktadır. Küçük ölçekli firmalar içinde ise bu standartları sağlayanlar sınırlı ölçüde kalmaktadır.

Türkiyede çevre ve sağlık dostu ve yeşil ürünlerin uluslararası standartlara uygunluğunun belgelenmesi konusunda yeterli standart düzenlenmesi, denetim, bunları ölçecek testlaboratuar altyapısı ve belgelendirme sistemi olmadığı görülmektedir. Türkiyede özgün mobilya tasarımı ve markalaşma konusunda son on yılda bazı büyük ölçekli firmaların sağladığı ilerleme bulunmakla birlikte sektörün önemli bir bölümünde özgün bir endüstriyel tasarım altyapısı ve markalaşma bulunmamaktadır.

Küçük ölçekli firmalar daha çok firma içindeki zanaatlar birikimine dayalı modeler üretmektedir. Yine sektörde model ve tasarımların birbirine ve uluslararası örneklerine benzedikleri görülmektedir. Kurumlarda tasarım departmanları kurulması, tescili yapılmış endüstriyel tasarımlar ve özgün tasarımlara dayalı koleksiyon oluşturma süreçleri gelişme aşamasındadır. Markalaşma alanında ise son on yılda sektörde önemli markaların oluştuğu, bu markaların sektörde ayrıştığı, geniş yurtiçi dağıtım-satış ağları oluşturdukları ve yurtdışında da kendi mağazalarında markaları ile satış yaptıkları görülmektedir. Yurtiçinde de markalı ürünlerin satış payı artmaktadır. Bununla birlikte tasarım ve markalaşma konusunda gelişmiş ülkelerin yarattığı kapasiteye ulaşılması için kapsamlı çalışmalara ve zamana ihtiyaç bulunmaktadır.

2.4. Pazarlama ve Satış

Mobilya imalatı sanayinin değer zinciri içinde pazarlama ve satış halkasında lojistik altyapısı, taşımacılık maliyetleri, dağıtım ağı ile tanıtım ve fuarlar rekabet gücünde belirleyici olan unsurlardır. Mobilya imalatı sanayinin hammaddesi ve ürünleri ağır ürünler olup geniş yer kapsamaktadır. Bu nedenle diğer sanayilerden farklı olarak lojistik, depolama ve taşımacılık unsurları rekabette belirleyici olmaktadır.

Sanayi üretim tesislerinin hammaddeye ve pazarlara yakın olması, uygun transfer ve depolama alanlarının bulunması ile yeterli ve uygun maliyetler ile taşımacılık olanakları bulunması önem taşımaktadır.

Türkiyede mobilya üretiminin yapıldığı yerler genellikle orman hammaddesine uzak olan bölgelerdedir. Bursa İnegöl ve kısmen Kayseri hariç İstanbul, Ankara, İzmir orman varlıklarına göreceli olarak uzaktır. Bu nedenle yurtiçinden uzak mesafelerden ve ithal hammadde tedariki ilave maliyet yaratmaktadır. Büyük şehirlerin trafik yükü içinde hammadde tedariki sıkıntı yaratmaktadır. Depolama olanakları da OSB dışındakiler için yeterli değildir. Mobilya imalatı sanayinin hammaddesi ve nihai ürünleri büyük ölçüde karayolu ile taşınmaktadır. Türkiyede karayolu taşımacılığı yüksek akaryakıt fiyatları nedeniyle çok pahalıdır. Bu nedenle taşımacılık maliyetleri sektörün rekabetini olumsuz etkilemektedir.

ABD, Kanada, İtalya, Brezilya, Polonya ve Vietnam örneklerinde hammadde varlıklarına yakın üretim yerleri, sanayi bölgeleri içinde kümelenme ile sektör içi taşımacılığın minimuma indirilmesi ve demiryolu-liman bağlantılarının varlığı lojistik ve taşımacılık unsurlarında bu ülkelere avantaj sağlamaktadır.

Pazarlama ve satış alanında yurtiçi satışlarda önemli olan rekabet unsuru dağıtım kanalları ile ambalaj ve nakliye, yurtdışına satışlarda ise pazarlama tanıtım ve fuarlar öne çıkmaktadır.

Yurtiçinde mobilya sektöründe markalaşma ile birlikte perakende satış kanalları/mağaza zincirleri oluşmakta, burada sergilenen ürünlerin satışları yapılmaktadır. Bu ürünlerin fabrika veya depolardan müşteriye tesliminde paketleme ve ambalaj, profesyonel ekipler tarafından nakliyesi ile müşteri için kullanılır hale getirilmesi önem taşımaktadır. Markalı ürünlerin bu konularda önemli bir ilerleme sağladığı görülürken, küçük ölçekli firmalarda halen geleneksel yöntemler kullanılmaktadır.

Uluslararası pazarlama, tanıtım ve fuar faaliyetleri ihracatta avantaj sağlayan önemli unsurlardır. Bu konuda Türkiyede mobilya imalatı sanayi gelişme aşaması içinde bulunmakla birlikte henüz etkin bir uluslararası pazarlama ve tanıtım altyapısına ulaşamamıştır. Bu konuda da sektörde küçük ölçekli firmalar ağırlıklı yapı belirleyici olmaktadır.

Uluslararası mevzuatlara ve standartlara hakimiyet, yabancı dil bilgisi, sektördeki uluslararası gelişmelerin izlenmesi, yayınların ve fuarların takibi gibi alanlarda iyileştirmelere ihtiyaç duyulmaktadır. Yurtdışı pazar bilgileri, eğilimler, pazarlara erişim sağlanması konusunda tanıtım ve fuar faaliyetleri önemli araçlardır. Bu alanda sektörün sürekli ve genel tanıtımına yönelik faaliyetlere ihtiyaç bulunmaktadır.

2.5. Finansman ve Mali Yapı

Mobilya imalatı sanayinin değer zinciri içinde finansman ve mali yapı halkasında belirleyici olan rekabet unsurları karlılık, finansman ve sermaye olanakları ile yatırım ve ihracat gibi konularda sağlanan devlet destekleridir.

Türkiyede mobilya sektöründe büyük ölçekli az sayıdaki firma ölçek ve marka unsurları nedeniyle sektörün ortalaması üzerinde karlılığa sahiptir. Ancak sektör büyük ölçüde küçük ölçekli firmalardan oluşmaktadır ve bu firmalarda karlılık ölçek, verimlilik ve sabit maliyetler gibi unsurların olumsuz etkileri nedeniyle düşük gerçekleşmektedir. Finansman ve sermaye olanakları da ölçekler itibariyle farklılık göstermektedir. Büyük ölçekli firmaların sermaye yapıları nedeniyle finansmana erişimi de daha geniştir.

Ancak bu firmalar için de yüksek finansman maliyetleri geçerlidir. Küçük ve orta ölçekli firmalar sektörde büyük ölçüde kendi öz kaynakları ve ticari kaynaklar ile faaliyet göstermektedir. Kredi olanaklarına erişim, teminatlandırma, finansman ve nakit yönetimi, sermaye piyasasından fon temini, finansman maliyetleri gibi alanlarda sıkıntılar yaşanmaktadır. Düşük karlılık ile sınırlı kalan öz kaynaklar nedeniyle firmalar büyüyememekte ve KOBİ ölçeğinden çıkamamaktadır. Rakip ülkelerde firmaların daha büyük ölçekte oldukları ve uygun maliyetli finansman olanaklarına erişebildikleri görülmektedir. Türkiyede mobilya imalatı sanayinde küçük ölçekli yapı yatırım ve ihracat teşviklerinden yararlanmayı da güçleştirmektedir.

2.6. İnsan Kaynakları

Mobilya imalatı sanayinde değer zincirinin insane kaynakları halkasında belirleyici olan rekabet unsurları eğitimli ve nitelikli insan kaynaklarının varlığı ile çalışma-iş koşulları ile düzenlemeleridir.

Türkiyede mobilya imalatı sanayinde büyük ölçekli az sayıdaki firma seri üretim yapmakta ve buna yönelik olarak firmaların her kademesi için nitelikli insan kaynakları istihdam etmektedir. Bu firmalarda makineleşme ve seri üretim ile tasarım ve markalaşma öne çıkmaktadır. Küçük ve orta ölçekli firmalarda ise makineleşme sınırlı olup tüketici talebi ile üretim yapılmakta, geleneksel zanaatkarlık ve ustalık ile üretim şekillenmektedir.

Her iki yapıdaki firmalar için de nitelikli işgücü bulunmasında, çalışanların işe bağımlılığında (firmada-sektörde kalma) ve eleman yetiştirilmesinde sorunlar yaşanmaktadır. Kalifiye eleman havuzu oluşturulamaması nedeniyle kalite ve verimlilik düşmektedir.

Makineleşme ile birlikte gelen teknolojili gelişmeler ile uyumlu, vasıflı işgücü yetiştirilmesi de büyük ihtiyaç olup meslek liselerinden yeterli mezun alınamamaktadır. Yüksek eğitim alanlarında ise mühendislik ve endüstriyel tasarım konularında yetişmiş işgücü açığı bulunmaktadır.

Sanayide vasıflı ve vasıfsız her türlü insane kaynağı ihtiyacı ve açığı devam ederken, çalışma ve iş kanunlarında yapılan düzenlemeler işgücü maliyetlerini arttırmakta ve firmalara ilave yükler getirmektedir. Çalışanların son dönemlerde geriye dönük hak arama taleplerini hukuki sürece taşımaları ile birlikte işverenlerin istihdam iştahı azalmaktadır.

2.7. Piyasa ve Sektör Koşulları

Mobilya imalatı sanayinin değer zinciri içinde son halkayı oluşturan piyasa ve sector koşulları içinde adil ve etik rekabet koşullarının oluşturulması ile buna yönelik ithalatta ve iç piyasada gözetim önemli iki rekabet unsurudur. Adil ve etik rekabet koşullarının sağlanması yerli ve yabancı tüm firmaların kayıt içinde, aynı kurallar altında ve asgari standartlarına uyum göstererek üretim yapması ve faaliyet göstermesi ile mümkün olmaktadır.

Küçük ölçekli ve dağınık yapıda faaliyet gösterilen Türkiyedeki mobilya imalatı sanayinde çeşitli aşamalarda kayıt dışı üretim yapılması piyasa ve rekabet koşullarını bozmakta ve kayıt içi çalışan firmaları olumsuz etkilemektedir.

Bu çerçevede rekabet koşullarını bozan ithal ürünler ile içerideki kayıt dışı firmaları denetleyen yeterli bir denetim ve gözetim olmadığı da görülmektedir.

3- TÜRK MOBİLYA İMALAT SANAYİNİN ZAYIF VE GÜÇLÜ YÖNLERİ

Türk mobilya imalatı sanayinin SWOT analizi kapsamında sanayinin mevcut güçlü ve zayıf yönleri ile karşı karşıya bulunulan tehditler ve fırsatlar tespit edilmekte ve değerlendirilmektedir. SWOT analizi değerlendirmeleri sanayinin diğer zinciri halkalarına yönelik tespitler olarak gruplandırılmakta ve sunulmaktadır.

3.1. Güçlü Yönler

Türkiyede mobilya imalatı sanayinin güçlü yönleri değer zinciri halkalarının unsurları olarak aşağıda sunulmaktadır. Buna göre;

Üretimde; özellikle son yıllarda kurulan ve seri, markalı üretim yapan modern üretim tesislerinin varlığı, üretimde oluşan yoğun kümelenme, makineleşmenin artması ve buna bağlı olarak yüksek üretim teknolojisinin kullanılması ile Avrupadaki gelişmiş ülkelere göre daha ucuz olan işgücü maliyetleri,

Teknoloji faaliyetlerinde; sanayinin teknoloji kullanımına yönelik artan isteği ve uyumu ile ürün ve malzeme çeşitliliğini arttırması,

Pazarlama ve satışta; son yıllarda ortaya çıkan Türk mobilya markalarının oluşturduğu yurtiçi ve yurtdışı geniş bayi ve dağıtım ağı ve mağazalaşma, mobilya sektöründeki potansiyel pazarlara yakınlık ile lojistik avantajlar ve genel itibari ile önemli pazarlar karşısındaki coğrafi konum,

Piyasa ve sektör koşullarında; son yıllarda sektörün sağladığı gelişme ve performans ile birlikte sektör içinde oluşan özgüven ve motivasyon artışı ile sektörün her türlü gelişmeye açık olması.

3.2. Zayıf Yönler

Türkiyede mobilya imalatı sanayinin zayıf yönleri değer zinciri halkalarının unsurları olarak aşağıda sunulmaktadır. Buna göre;

Hammadde ve girdilerde; ormanların etkin işletilememesi ve endüstriyel ormancılığın olmaması, bu nedenle hammaddede yurtdışına bağımlı kalınması, yurtiçinden tedarikte oluşan yüksek hammadde maliyetleri ile yan sanayide düşük kalite standartları,

Üretimde; firmaların ağırlıklı olarak küçük ölçekli olmaları, yüksek enerji maliyetleri ile üretimin genellikle sağlıksız üretim yerlerinde yapılması ile ilave kapasite yatırımları için alan kalmaması ve bulunamaması,

Teknoloji faaliyetlerinde; sınırlı yenilikçilik yaklaşımı, genel itibari ile düşük ürün standartları, yeterli ürün standartlarının oluşmamış olması, yeterli markalaşma olmaması ile düşük kalite ve imaj sorunu, tasarıma yeterli önemin verilmemesi ve çevre koşullarına sınırlı uyum,

Pazarlama ve satışta; sınırlı tanıtım faaliyetleri ve destekleri,

Finansman ve mali yapıda; sınırlı finansman ve sermaye olanakları,

İnsan kaynaklarında; yetersiz mesleki eğitim ve eğitimli işgücü ile giderek artan ve önemli bir sorun haline gelen kalifiye işgücü açığı,

Piyasa ve sektör koşullarında; firmalar düzeyinde sınırlı kurumsallaşma, yaygın kayıt dışı üretim ve bunun oluşturduğu haksız rekabet ile sınırlı kamu yönlendirmesi ve yetersiz teşvikler.

3.3. Fırsatlar

Türkiyede mobilya imalatı sanayinin fırsatları değer zinciri halkalarının unsurları olarak aşağıda sunulmaktadır. Buna göre;

Üretimde; teknoloji kullanımının yaygınlaşması ve makineleşme ile birlikte üretimde çeşitlenme sağlanabilmesi ve üretimde verimliliğin artması, iç ve dış pazarın genişleyen talep olanakları ile birlikte daha büyük ölçekli firmalar haline gelinebilmesi, fırsatları hızla değerlendirebilen dinamik girişimciler,

Teknoloji faaliyetlerinde; inovasyon, tasarım ve marka bilincinin her geçen gün artıyor olması, tüketici ve müşteriye özel ürünler ve hizmetlerin sunulabilmesi olanakları, çevre uyumunu gözeten yeşil mobilyaların talebi ve üretimi ile akıllı mobilyalara artan ihtiyaç,

Pazarlama ve satışta; büyüme potansiyeline sahip iç pazarın varlığı, değişen tüketici alışkanlıklarının mobilya tüketimini artırması, coğrafi konum ve yakın ve komşu ülke pazarlarına yakınlık,

Piyasa ve sektör koşullarında; artan uluslararası rekabet baskısının sektördeki kalite, tasarım, markalaşma unsurlarını tetiklemesi ve desteklemesi,

3.4. Tehditler

Türkiyede mobilya imalatı sanayinin tehditleri değer zinciri halkalarının unsurları olarak aşağıda sunulmaktadır. Buna göre;

Hammadde ve girdilerde; mevcut orman düzenlemelerinin sürdürülmesi halinde yerli ağaç ve orman hammadde kullanımının sınırlı kalmaya devam etmesi ve buna bağlı olarak yetersiz yurtiçi hammadde kaynakları,

Üretimde; üretim teknolojisinde dışa bağımlılığın sürmesi, teknolojik yetersizlik, kayıt dışı üretim ve sınırlı kurumsallaşma ile ölçeklerin küçük kalması,

Teknoloji faaliyetlerinde; yeterince yüksek katma değerli ürün üretilememesi ve sınırlı markalaşma,

Pazarlama ve satışta; tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin sınırlı kalması ile AB pazarında görülen yavaşlama ve komşu ülkelerde yaşanan sıkıntılar,

Finansman ve mali yapıda; düşük karlılık ve sınırlı sermaye olanakları ile ölçeklerin küçük ve rekabet gücünün zayıf kalması, İnsan kaynaklarında; kalifiye işgücü açığının artması ve kapatılamaması,

Piyasa ve sektör koşullarında; sektörde yaygın olarak yaşanan model ve tasarım taklidi ve kopyacılığın sürmesi, kalitesiz ucuz ithalat, büyük üreticiler ile küçük üreticiler arasında oluşan eşit olmayan rekabet koşulları ile sektörde uzun vadeli büyüme için yeterli öngörü ve koşulların olmaması.

4- MOBİLYA SEKTÖR STRATEJİLERİ VE POLİTİKALAR

Buraya kadar Türkiyede mobilya imalatı sanayinin ayrıntılı durum tespiti veuluslararası karşılaştırılmaları yapılmış, sektörün temel rekabet unsurları belirlenmiş ve SWOT analizi ile birlikte güçlü ve zayıf yönleri ile fırsat vetehditleri ortaya konmuştur. Bu tespit, karşılaştırma ve değerlendirmelere bağlı olarak sektör için stratejiler ve politika önerileri belirlenmiş olupçalışmanın bu bölümünde madde madde sunulmaktadır.

4.1. Stratejik Hedefler

Mobilya imalatı sanayi için strateji ve politikalar başlığı altında öncelikle sektörün değer zincirini temel alan 11 stratejik hedef belirlenmiştir.

Hammadde ve girdiler için 2, üretim için 3, teknoloji faaliyetleri için 1, pazarlama ve satış için 1, finansman ve mali yapı için 2, insane kaynakları için 1 ve piyasa ve sektör koşulları için 2 stratejik hedef belirlenmiştir. Stratejik hedefler aşağıda sunulmaktadır.

4.2. Politikalar ve Uygulama Hedefleri

Belirlenen 11 stratejik hedefe ulaşılmasına yönelik olarak politikalar ve uygulama önerileri hazırlanmış olup, aşağıda her bir stratejik hedefbaşlığı altında sunulmaktadır.

STRATEJİ 1 : Yerli Hammadde Olanaklarının Geliştirilmesi

Sektörün rekabet gücünün arttırılması ve dışa bağımlılığın azaltılması için yerli hammadde olanakları geliştirilmelidir.

Politika Önerileri;

1. Orman kanunu ve orman teşkilatına ilişkin düzenlemeler orman kaynaklarının etkinliğini ve verimliliğini arttıracak şekilde güncellenmelidir.

2. Özel ormancılık ve endüstriyel ormancılık yapılabilmesi için gerekli hukuki altyapı oluşturulmalı ve özel girişimciler desteklenmelidir.

3. Orman ürünlerinin ihale yöntemi ile satışlarında uygulanan ve yüzde 9 oranına ulaşan vergi, fon ve kesintiler kaldırılmalı veya indirilmelidir.

STRATEJİ 2 : Yan Sanayinin Geliştirilmesi

Mobilya imalatı sanayinde kalite, tasarım, markalaşma ve seri üretim süreçlerini destekleyecek olan yan sanayi geliştirilmelidir.

Politika Önerileri;

1. Ana ve yan sanayi arasında iletişim ve işbirliği artırılmalıdır.

2. Tekstil, deri, metal ve cam yan sanayi için yönlendirmeler yapılmalıdır.

3. Nitelikli aksesuar ve mekanik yatırımları teşvik edilmelidir.

STRATEJİ 3 : Organize Sanayi Bölgelerinde Toplulaşma

Mobilya imalatı sanayi üretiminin sağlıklı koşullarda, verimli ve etkin üretim yapabilmesi için üretimler organize sanayi bölgelerinde kümelenme yöntemi ile toplulaştırılmalıdır.

Politika Önerileri;

1. Büyük şehirlerde mobilya (ihtisas) organize sanayi bölgeleri kurulmalı, şehir içindeki üretimler bu bölgelere taşınmalı, taşınacak firmalar özendirilmeli, desteklenmelidir.

2. İstanbulda Avrupa yakasında 2, Anadolu yakasında 2 OSB kurulmalıdır.

3. Organize sanayi bölgelerinde TOKİ toplu sanayi binaları inşaatı yaparak, bunları uzun vadeli satmalı veya kiralamalı, sanayi bölgelerinde geniş depolama ve lojistik alanlarına yer verilmelidir.

4. Organize sanayi bölgelerinden karayolu, demiryolu ve liman bağlantıları yapılmalıdır.

5. Organize sanayi bölgeleri içinde ana sanayinin boya, nalburiye, kereste, sunta, MDF, kimyasallar ve benzeri gibi ana tedarikçileri de yer almalıdır.

6. Organize sanayi bölgeleri içinde kümelenme yöntemi ile tüm oyuncular yer almalı, tasarım ofisleri, eğitim kurumları, laboratuarlar, araştırma merkezleri, ortak satın alma tedarik şirketleri yer almalıdır.

7. Organize sanayi bölgeleri içinde CNC işleme, kesme, ebatlama, yapıştırma ve benzeri gibi makine parklarının ortak kullanımı sağlanmalı, ortak üretim merkezleri oluşturulmalıdır.

8. Organize sanayi bölgeleri içinde veya bitişiğinde 365 gün açık olacak daimi fuar alanları kurulmalıdır.

9. Büyük şehirlerdeki mevcut küçük sanayileri siteleri faaliyet koşulları iyileştirilerek korunmalıdır.

10. Büyük organize sanayi bölgeleri içinde ticaret-tanıtım tasarım merkezleri için alanlar tahsis edilmelidir.

STRATEJİ 4 : İş ve Çalışma Koşullarının İyileştirilmesi, Enerji Maliyetlerinin Düşürülmesi

Rekabet gücünün ve işgücü verimliliğinin arttırılması için iş ve çalışma koşulları iyileştirilmeli, enerji maliyetleri düşürülmelidir.

Politika Önerileri;

1. İşgücü üzerindeki kamu yükleri azaltılmalı, sosyal güvenlik primi ve gelir vergisi uygulamalarında istihdam artıkça oranlar düşürülmeli veya diğer kamu yüklerinden mahsuplaşma olanakları sağlanmalıdır.

2. Kıdem tazminatı için bir kıdem tazminatı fonu kurulması uygulanmasına geçilmelidir.

3. İşyerlerinde ayrılan ve veya mevcut çalışanların 10 yıl gibi uzun süreli dönemler için geriye dönük hak arama girişimlerini yoğun şekilde hukuki sürece taşımalarına olanak veren olanaklar ve koşullar yeniden gözden geçirilmeli, gerçek hak sahiplerinin hakları gözetilerek geriye dönükhak aramaları süresi kısaltılmalı ve olanaklar sınırlanarak, sıkı koşullara bağlanmalıdır. Örneğin ilgili hak aramalar firmadan ayrılmanın ardından ilk bir yıl içinde yapılmalıdır gibi.

4. İşveren aleyhine açılan davalarda işverenin savunma olanakları iyileştirilmelidir. Örneğin; bordro gibi resmi evrakların ispat için kabulgörmesi vb.

5. İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili düzenlemeler uygulamayı arttırıcı yönde iyileştirilmelidir.

6. Kamunun işgücü ile ilgili denetimleri kayıtlı organize site ve bölgelerin dışına yaygınlaştırılmalıdır.

STRATEJİ 5 : Tasarım ile Ürün Geliştirme KapasitesininArtırılması ve Markalaşma

Mobilya imalatı sanayi özgün tasarımlar geliştirebilmeli, kaliteli ve standart, yüksek katma değerli ürünler üretmeli, sektörde markaların sayısı arttırılmalıdır.

Politika Önerileri;

1. Firmaların tasarım ve ürün geliştirme kapasiteleri geliştirilmelidir.

2. Firmaların endüstriyel tasarım yatırımları ve harcamaları desteklenmelidir.3. Üniversitelerde mobilya tasarım bölümleri kurulmalıdır.

4. Özel tasarım ofisleri kurulması ve bireysel mobilya tasarımcıları desteklenmelidir. Tasarım merkezleri ve tasarım gruplarının sayısı artırılmalıdır.

5. Tasarım tescilleri ve sınai-fikri mülkiyet hakları çok daha etkin şekilde korunmalıdır, bu alandaki iş mahkemeleri ihtisaslaşmalı ve isim, tasarım ve marka haklarının korunmasında sahipleri lehine karar süreleri kısaltılmalı, cezalar artırılmalıdır.

STRATEJİ 6 : 2023 Yılında 10 Milyar Dolar İhracat Yapılması

2023 yılında mobilya sektöründe 10 milyar dolar ihracat yapılmalıdır.

Politika Önerileri;

1. Kalite ve imaj odaklı gelişim ve tanıtım programları uygulanmalıdır.

2. Fuar takviminin sektörün yönlendirmesi ile hazırlanmalı, takvim, yer, süre, katılım konularında sektörün söz sahibi olmalıdır.

3. Yurtiçi ve yurtdışı fuar katılımları daha geniş kapsamlı olarak desteklenmelidir.

4. Turquality ve marka destek programlarına daha çok sayıda firma katılmalıdır.

STRATEJİ 7 : Finansman ve Sermaye Olanaklarının Artırılması

Faaliyet gösteren firmaların finansman ve sermaye olanakları artırılmalıdır.

Politika Önerileri;

1. Küçük ve orta ölçekli firmalar için uygun maliyetler ile orta vadeli işletme kredileri ve uzun vadeli yatırım kredileri sağlanmalıdır.

2. Küçük ve orta ölçekli firmaların teminat ve garanti olanakları için Kredi Garanti Fonunun garanti koşulları esnetilmelidir.

3. Bankacılık sektörü ile sigortacılık sektörünün mobilya sektörüne yönelik yüksek risk algısı ve buna bağlı olarak hizmet vermedeki temkinli yaklaşımları değiştirilmelidir.

4. KOBİlerin Eximbank kredileri kullanım koşullarının iyileştirilmeli, bu çerçevede Kredi Garanti Fonunun kefalet sistemi kullanılmalıdır.

5. Kamu bankaları KOBİler için daha uygun kullanım koşulları içeren özel destek-kredi programları uygulamalıdır.

STRATEJİ 8 : Kuçukve Orta Ölçekli Firmaların Kapasitelerinin Geliştirilmesi

Küçük ve orta ölçekli işletmelerin başta kurumsallaşma olmak üzere her alanda kapasitelerinin geliştirilmesi için özel programlar uygulanmalı ve kamu destekleri buna yönelik olarak kullanılmalıdır.

Politika Önerileri;

1. Küçük ölçekli firmalar arasında birleşmeler özendirilmeli ve desteklenmelidir.

2. Firmaların yönetim, kalite, standart, kurumsallaşma, tasarım alanlarında kapasitelerinin geliştirilmesi için KOSGEB destekli programlar uygulanmalıdır.

3. Bilgi birikimi ve belirli bir kapasiteye sahip olan küçük ölçekli firmaların organize sanayi bölgelerine veya küçük sanayi sitelerine taşınmaları desteklenmelidir.

4. Avrupa Birliği fonlarından yararlanılarak küçük firmalarda iş başı eğitim programları uygulanmalıdır.

5. Küçük firmaların kamu desteklerinden yararlanma kapasiteleri de geliştirilmelidir. Proje hazırlama, proje desteklerine başvurma, yararlanma kapasiteleri kurulmalı, bu süreçler basitleştirilmeli, bürokrasi azaltılmalı, örnek firma uygulamaları sektörde tanıtılmalı, destek kaynaklar daha hızlı kullandırılmalıdır.

STRATEJİ 9 : Mesleki Eğitimin İyileştirilmesi, Nitelikli İş Gücü Açığının Kapatılması, Nitelikli İşgücü İstihdamının Artırılması

Sektörün her aşamasında ihtiyaç duyulan nitelikli işgücü açığı kapatılmalı bu amaçla mesleki eğitim iyileştirilmelidir.

Politika Önerileri;

1. Kalifiye işgücü için mesleki standartlar oluşturulmalı, tüm çalışanlar eğitimden geçirilerek sertifikalandırılmalıdır.

2. Organize sanayi bölgelerinde ve sanayi sitelerinde teknik ve meslek liseleri kurulmalı, sanayi-teknik eğitim işbirliği arttırılmalıdır.

3. Mobilya mühendisliği ve mobilya tasarım bölümleri açılmalı, sanayi-üniversite işbirliği geliştirilmeli, eğitim müfredatlarının oluşturulmasına sanayi kesimi ve ilgili sivil toplum örgütleri katkı sağlamalıdır.

4. KOSGEB destekleri çerçevesinde sürekli iş başı eğitim programları düzenlenmelidir.

5. Teknik ve mesleki liseler yeniden cazip hale getirilmeli, mezunların sanayide çalışmaları için statüleri-koşulları iyileştirilmeli, özendirici tedbirler uygulanmalıdır.

6. Firmaların nitelikli işgücü istihdamı özendirilmeli ve kolaylaştırılmalıdır.

STRATEJİ 10 : Haksız Rekabetin ve Kayıt Dışının Önlenmesi Sanayide adil ve etik rekabet koşulların sağlanmalıdır.

Politika Önerileri;

1. Katma Değer Vergisi oranı yüzde 8e indirilmeli ve tek oran uygulanmalıdır.

2. İç piyasada ürün standartlarına yönelik denetim ve gözetim arttırılmalı ve etkinleştirilmelidir.

3. Model ve tasarım uygulamalarını kapsayan fikri-sınai mülkiyet hakları daha etkin korunmalı, ihlallerde hukuki mekanizmalar daha hızlı çalışmalı, caydırıcı cezalar uygulanmalı, ihtisas bilirkişileri ve mahkemeleri oluşturulmalıdır.

4. İthalatta gözetim ve denetim arttırılmalıdır. İthalatta ihtisas gümrüklerinin etkinliği artırılmalıdır.

5. Kayıt dışı çalışan firmaların rekabet ve piyasa bozucu etkilerinin ortadan kaldırılması için denetimler artırılmalı, denetimler organize bölgelerin ve sitelerin dışına da kaydırılmalıdır.

STRATEJİ 11 : Test, Ölçme, Laboratuar ve Standart Alt Yapısının Güçlendirilmesi

Sanayide ürün ve kalite standartlarının oluşturulması ve uygulanması için gerekli altyapı kurulmalıdır.

Politika Önerileri;

1. Sanayide zorunlu ve ihtiyari kalite, yönetim, çevre ve ürün standartları belirlenmeli ve firmalar kademeli olarak bu standartlara sahip olmalıdır.

2. Uluslararası akreditasyona sahip ve belgelendirme işlemleri yapacak bir denetim kurumu kurulmalıdır.

3. Uluslararası standartlarda her türlü test ve ölçme işlemini yapacak akredite bir (birkaç) laboratuar ve test merkezi kurulmalıdır.

4. Bu alanlarda istihdam edilecek nitelikli işgücü yetiştirilmelidir.

yazar

E-bülten için e-posta bırak