Gelecekte Nasıl Çalışacağız, Geleceğin Ofisleri Nasıl Olacak?

Mobilya Dekorasyon Dergisi - Mobilya Dekorasyon - Dergi - Yayın - İletişim - Dergi

Gelecekte Nasıl Çalışacağız, Geleceğin Ofisleri Nasıl Olacak?

10-10-2017
Gelecekte Nasıl Çalışacağız, Geleceğin Ofisleri Nasıl Olacak?
Nurus'un 90'ıncı yıl etkinlikleri kapsamında düzenlenen 'Değer Yaratan Çalışma Alanlar/Workplace For Value' panelinde, 'gelecekte nasıl çalışacağız' sorusuna yanıt arayan Office 21 araştırmasının direktörü Dr. Stefan Rief çalışmanın ön sonuçlarını açıkladı.
GELECEĞİN OFİSLERİ BEKLENDİĞİ GİBİ OLMAYACAK!OFİS MOBİLYALARI, ÇALIŞANLARI YAKINDAN(!) TANIYACAKARTIK BİREYLER DEĞİL, GRUPLAR DİJİTALLEŞECEKİNSAN FAKTÖRÜ YENİDEN ÖN PLANA ÇIKACAKYÜZYÜZE İLETİŞİM TEKRAR KIYMETLİ HALE GELİYOR!Gelecekte nerede ve nasıl çalışacağız, hangi iş tipleri tarih oluyor, geleceğin ofislerinde insanın yeri hangi düzeyde olacak, akıllı teknolojiler çalışanların verimliliğini ve mutluluğunu arttıracak mı, 'makamların önemi' bitiyor mu, Baby Boomers, X, Y ve şimdi de Z Kuşağı; farklı jenerasyonlar, iş hayatından ne bekliyor?Dünya, bütün bu sorulara yanıt arıyor. Çünkü teknolojinin hızının en fazla etkilediği alanlardan biri de ofisler... Bu yüzden çalışanın mutluluğu ve şirketlerin başarısı geleceğin ofislerine bağlı!Peki bu konudaki son gelişmeler ve projeksiyonlar neler? 1927 yılında Ankara'da Nurettin Usta tarafından kurulan ve bugün yaklaşık 50 ülkeye ihracat yapan global bir markaya dönüşen Nurus, uluslararası tasarım ekosisteminde sürdürdüğü gelecek araştırmalarını Türkiye'de tartışmaya açtı.DEĞER YARATAN ÇALIŞMA ALANLARIBilginin kuşaktan kuşağa aktarımının önemini çok iyi bilen Nurus, endüstriyel tasarım ve mobilya sektöründeki 90'ıncı yılını, tecrübelerine yakışır etkinliklerle kutluyor.Nurus, 90'ıncı kuruluş yıldönümü kutlamaları kapsamında'Değer Yaratan Çalışma Alanları Workplace For Value' başlığıyla bir panel düzenledi. Panelin dünyadaki teknolojiye yön veren bir konuğu vardı; Fraunhofer IAO Enstitüsü'nün öncülüğünde süren Office 21 Projesi'nin Direktörü Dr. Stefan Rief... Panel öncesi gazetecilerle sohbet eden Rief, çalışanların mutluluğunu doğrudan ilgilendiren ofislerin, gelecekte 'beklendiği' gibi olmayacağını açıklarken Office 21 araştırmasının proje partnerliğini sürdüren Nurus Baş Tasarımcısı Renan Gökyay da dünya genelinde 10-12 bin çalışan ile gerçekleştirilen araştırmanın, geleceğin ofislerinin ipuçlarını verdiğini söyledi."GELECEK SOĞUK BİR BİLİMKURGUFİLMİNE BENZEMEYECEK!"Dr. Stefan Rief, Office 21 araştırmasını şöyle değerlendirdi:"Office 21 Projesi kapsamında farklı ekonomik düzeydeki ülkelerde, farklı iş kültürlerinde, farklı değişim yönetimi senaryolarını ölçüyoruz. Ofis ve çalışma ortamlarının, performans ve refahı nasıl etkilediği konusuna odaklandığımız araştırmada, farklı iş türlerinde dijitalleşme ile birlikte başarı faktörlerini, hedefleri ve engelleri tespit ediyoruz.Araştırmada '2025 yılında nasıl çalışacağız' sorusuna yanıt aradık. Ve farklı zamanlarda biraraya gelerek öngörülerimizi değerlendirdik. Esnek, paylaşıma imkan tanıyan çalışma ortamlarının yaratıcılığa ve memnuniyete etkisini araştırdık. Oda sıcaklığının, kokunun yaratıcılığa etkisini, farklı jenerasyon ve sosyokültürel özellikteki çalışanları; kurum kültürüne bağlılığa motive etmenin yollarını değerlendirdik. Teknolojinin ve dijitalleşmenin, çalışanların beklentilerine ne ölçüde yanıt verdiğini gözlemledik. Ve gördük ki; gelecek hiç de sandığımız gibi soğuk bir bilimkurgu filmine benzemeyecek. Aksine kapitalizmin, insan faktörünü yeniden öne çıkarmaya başladığına tanık olduk."VİDEO KONFERANS DEĞİL YÜZ YÜZE İLETİŞİM ETKİLİ!"Artık ana amaç, üretim ve verim değil! Bunun yerini çalışan memnuniyeti aldı. Yüz yüze iletişimde yeni fikirler doğuruyor. Yüz yüze iletişim artık 'video konferans'tan ve 'home ofis'ten daha etkili hale geldi. Grup halinde çalışırken, henüz hala dijital değil, gelenekseliz. Yakında toplu halde dijitalleşeceğiz. Gelecekteki ofisler bildiğimiz ofis olmayacak. Farklı opsiyonları barındıran ofisler olacak. Ofislerde, çok sessiz alanlar, proje ekiplerinin özel alanları, yaratıcılık için özel alanlar, video konferans odaları, telefon odaları, kişisel eşyaların bırakılacağı alanlar bulunacak."ŞİRKETLER İÇİN MEMNUNİYET VERİMLİLİKTEN DAHA ÖNEMLİYaklaşık 2 yıldır Office 21araştırmasının proje partnerliğini sürdüren Nurus Baş Tasarımcısı Renan Gökyay da şirketler için başarı faktörlerinin değiştiğini şu sözlerle anlattı:"Bu araştırmanın sonuçları bize değişim yönetimini iyi yapan şirketlerin ayakta kalabileceğini söylüyor. Üç tip şirket anlayışı var. İlki; 'Ofis çalışılan yerdir' diyen ve çalışma alanlarını maliyet olarak gören anlayış. Türkiye'de ne yazık ki henüz böyle... İkincisi;Avrupa'da olduğu gibi, iyi bir ofise iyi bir yatırım olarak bakan anlayış. Üçüncü grup ise ofisi, stratejik değişim yönetiminin en önemli unsuru, gelişimin anahtarı olarak görenler... Bu gruptakiler; farklı kültürleri birbirleriyle ilişkilendirerek, çalışanları için işbirliği ve uyum içinde faaliyet gösterecekleri psikolojik çevreyi oluşturanlar, yani çalışan memnuniyetini ilk sıraya alanlar. Son yıllarda bu üçüncü grupta yer alan şirketlerin başarılı olduğunu görüyoruz.YARATICILIĞI DESTEKLEYEN ŞİRKETLER AYAKTA KALACAKAraştırmamızda gördük ki; gelecekte çalışma masaları, koltukları çalışanları tanıyacak, ısı ve ışık tercihlerini bilecek; odalar rezerve edilecek. Ancak dünya genelinde 10 ila 12 bin kamu ve özel sektör çalışanı ile yapılan bu araştırma bize gösteriyor ki; çalışanlar yine de, yeni çözüm ve fikirlerin doğması sürecinde, direkt-yüz yüze iletişimin gücüne inanıyor. Bireysel özgürlükleri destekleyen toplu, esnek çalışma ortamlarını, dinlenme ve sosyalleşme alanlarını, memnuniyet ve yaratıcılığın ortaya çıkma alanı olarak görüyor.Yani 1+1'in 2 dışında sonuçları da olabilir ve bunu ancak yüz yüze iletişim ile ortaya çıkarabilirsiniz.TOPLU HALDE DİJİTALLEŞECEĞİZTürkiye'nin en büyük avantajı genç nüfusu ve yeni jenerasyonlara sorumluluk vermesi. Avrupa'da sorumlulukların devredilme yaşları, Türkiye'dekinden daha geç. Dijitalleşmenin, teknolojik yeniliklerin ve internetin kucağında doğmuş bu nesli çalışma hayatında, alışkın oldukları özgürlük ortamına göre desteklemek, farklı çalışma şekillerine göre tasarım yapmak gerekiyor. Toplantı için, video konferans için, sessiz kalma için, gürültülü ortamda çalışmak için, beraber çalışırken de bilgiyi beraber üretmeyi mümkün kılacak farklı enstrümanlara ihtiyacımız var. Memnuniyet toplu halde dijitalleşmeden doğacak."DİJİTALİN ÖNCÜSÜ ŞİRKETLER BİLE ÇALIŞANLARINI OFİSE ÇAĞIRIYOR"Bundan birkaç ay önce dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden IBM evden çalışan binlerce çalışanını ofise geri çağırdı. Özetle söylemek gerekirse geleneksel ofisler teknoloji ile desteklenerek geri dönüyor. Geleceğin ofisleri farklı opsiyonları barındıran, 20-65 yaş aralığındaki farklı kuşakların ihtiyaçlarına aynı anda cevap verebilen, yaratıcılığı, dinlemeyi, sosyalleşmeyi, mutluluğu, memnuniyeti ön planda tutan ama aynı zamanda bireyselliği de destekleyen ofisler olacak."FRAUNHOFER IAO ENSTİTÜSÜ1949 yılında kurulan, Almanya'nın en büyük araştırma enstitüsü Fraunhofer IAO, enerjiden sağlığa, otomotivden çevreye kadar sanayinin her alanında araştırmalar yapan önemli bir teknoloji okulu.İşletmeleri daha başarılı ve verimli hale getirmek için yeni iş modelleri ve süreçleri, organizasyon yapıları ve bilgi teknolojileri üzerine araştırma yapmayı amaçlayan Enstitü, aralarında MP3 veri sıkıştırma algoritması, mikroelektronik ve mekatronik tasarımlar, alev geciktirici halojensiz ürünlerin de olduğu çok sayıda yeni çözümü geliştirdi. Bünyesinde 67 enstitü, 23 bin mühendis ve bilim insanı bulunan Enstitü, 10 yıldan uzun bir süredir önemli bir küresel çalışma hayatı araştırması yürütüyor.OFFICE 21 PROJESİSonuçları 2018 itibarıyla kamuoyuna duyurulmaya başlanacak olan 'Office 21' Projesi'nde, dünyanın farklı ülkelerinden ve farklı sektörlerden 24 marka yer alıyor. Araştırma kapsamında dünyanın farklı ülkelerinde her 2 ayda bir, bir şirketin ofisine giderek gözlemlerde bulunan paydaşlar; daha akıllı, iyi tasarlanmış çalışma alanlarının şirketlere, insanlara ve kültürlere nasıl değer kattığını; esnek çalışma biçiminin şirket kazancına etkisini; ortak çalışma biçimlerinin inovasyonu ve yaratıcılığı nasıl yönlendirdiğini; yeni iş ve ofis konseptleri için başarı faktörlerini; değişim yönetiminin mekan ve teknoloji altyapılarına etkisini değerlendiriyor.ULUSLARARASI ARAŞTIRMANIN TEK TÜRK PAYDAŞI NURUSAralarında Adidas, Volkswagen, BMW, Fujitsu, İntel ve Sanofi-Aventis'in de bulunduğu 24 marka öncülüğünde yürütülen Office 21 Projesi'nin tek Türk paydaşı ise Nurus. Endüstriyel tasarım ve mobilya sektöründe 90'ıncı yılını geride bırakan Nurus ofis, otel, restoran, kafe, sosyal salonlar, eğitim amfileri, ulaşım araçları ve terminaller gibi eğitimden sivil havacılığa kadar pek çok alan için çalışma mobilyaları tasarlama ve üretme sürecinde edindiği bilgi birikimini, Office21 Projesi bünyesinde yürütülen gelecek araştırmalarında değerlendiriyor.Nurus Alman Tasarım Konseyi'ne de Türkiye'den davet edilen tek marka. Tasarımdaki inovasyon başarısıyla konseye giren Nurus, Konsey'in yönetim mekanizmasında da yer alıyor.DR. STEFAN RIEF HAKKINDADoktora derecesini, mezun olduğu Stuttgart Üniversitesi Mimarlık ve Kentsel Planlama bölümünden alan Dr. Stefan Rief, Fraunhofer IAO'daki çalışmalarında mekansal ve teknik çevrenin performans, motivasyon ve refah üzerindeki etkileri üzerine odaklanıyor. Office 21 Projesi'nin direktörlüğünü yapan Dr. Rief'in 'Çalışma Ortamları 4.0' ve 'İşbirliğinin Canlandırılması - Şirketler ve Çalışanları için Potansiyeller' gibi çeşitli yayınları bulunuyor. Dr. Rief halen Stuttgart ve Hannover üniversitelerinde ofis kavramlarına ilişkin öğretim görevlisi olarak ders veriyor.MARANGOZHANEDEN KÜRESEL MARKAYAEndüstriyel tasarımda Türkiye'yi, IF Product Design Awards, Design Management Europe, Good Design Awards ve Red Dot Design Awards gibi dünyanın en itibarlı ödülleri ile tanıştıran Nurus'un hikayesi, 1927 yılında, Nurettin Usta'nın Ankara Altındağ'daki marangozhanesinde mobilya üretimi ile başladı. 1965 yılından sonra kurumsallaşmaya ve ofis mobilyaları alanında uzmanlaşmaya başlayan Nurus, 90'lı yıllardan bu yana 3'üncü kuşak temsilciler Renan ve Güran Gökyay tarafından yönetiliyor. Nurus, Nurettin Usta'nın zanaat mirasını teknoloji ile buluşturarak bugün 500'ü aşkın çalışanı ile, 50'den fazla ülkeye ihracat yapıyor.TÜRKİYE'DE VE ALMANYA'DA ÜRETİYORFirmanın Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesi'nde ve Almanya'da toplam büyüklüğü 45 bin m2 olan 2 üretim tesisi bulunuyor. Firma 2007 yılından bu yana ofis koltuklarının ana platform mekanizmalarını Nürnberg'deki bu tesisinde üretiyor. Havaalanı koltuğu üreten biriminin merkezini dünya terminal işinin merkezi olan İngiltere'ye taşıyacak olan Nurus 2017 yılı içinde, gösteri ve performans sanatları mobilyaları alanında, Almanya'da faaliyet gösterecek ayrı bir şirket yapılanmasına gitmeyi de planlıyor. Nurus çalışma alanlarının yanı sıra ev, otel, restoran, kafe, sosyal salonlar, eğitim, ulaşım aracı, sağlık ve terminal çözümleri için yılda yaklaşık 120 bin ila 150 bin kişilik mobilya üretimi gerçekleştiriyor. Firma bugüne kadar aralarında Sabiha Gökçen, Adnan Menderes, Bodrum-Milas, St. Petersburg ve Makedonya Havaalanları'nın da olduğu pek çok terminalin bekleme salonu mobilyalarına imza attı.50'DEN FAZLA ÜLKEYE İHRACAT YAPIYORYerli ve yabancı 50'nin üzerinde tasarım ödülü olan Nurus üretiminin yüzde 30 ila 40'lık kısmını Almanya, Belçika, Suudi Arabistan ve Kuveyt başta olmak üzere 50'den fazla ülkeye ihraç ediyor. Almanya ve Dubai'de mağazaları olan şirketin Hindistan ve İran'da da yatırımları bulunuyor. 2016 yılını yüzde 30'lık büyüme ve 195 milyon liralık ciro rakamı ile kapatan Nurus, bu yılın sonunda da ihracat payını yüzde 40'a çıkararak 225 milyon TL'lik ciro hedefine ulaşmayı planlıyor.AR-GE ÇALIŞMALARI İLE FARK YARATIYOR, UÇAK KOLTUĞU DA TASARLIYORNurus cirosunun yaklaşık yüzde 5'ini AR-GE faaliyetlerine ayırıyor. Türk Hava Yolları'nın iştiraklerinden biri olan TSI (Turkish Seats Industries) ile birlikte dar gövdeli uçaklarda kullanılan koltukların ergonomisini iyileştirmek, konforunu arttırmak ve hafifletmek gerçekleştirdiği araştırmalarda koltuk ağırlığını 850 gramdan 300 grama düşürmeyi başaran Nurus özel sektörde 63 Hz çınlama odasına sahip olan ilk firma olarak da dikkat çekiyor. Firma akustik laboratuarındaçalışma alanları ve kamusal alanlardaki mobilyaların hangi frekanslarda, sesi nasıl emip/yansıttıklarını belirliyor ve mobilya kaplamalarını bu çınlamayı ortadan kaldıracak şekilde test ediyor.
yazar

E-bülten için e-posta bırak