Dünden Bugüne Sektörde Fark Yaratanlar: Dr.Cihan Ayla

Mobilya Dekorasyon Dergisi - Mobilya Dekorasyon - Dergi - Yayın - İletişim - Dergi

Dünden Bugüne Sektörde Fark Yaratanlar: Dr.Cihan Ayla

01-10-2017
Dünden Bugüne Sektörde Fark Yaratanlar: Dr.Cihan Ayla
Mobilya dergisinde başlatmış olduğumuz sektörün km taşları dizisinde bu sayı Özellikle Panel sanayi sektörünün yakından tanıdığı Türkiyedeki onlarca sanayi yatırımında imzası bulunan Hanex Orman Ürünleri firmasının kurucusu Sn Cihan Ayla’yı konuk ettik. Cihan Ayla’yı daha yakından tanımak ve sizlere onun Türkiye’den başlayıp uluslararası pek çok deneyimden sonra tekrar ülkesine dönüş serüvenini ve yaptıklarını konuştuk. Türk Orman Ürünleri ve Mobilya sektöründe gelecek kuşaklara ve sektörün geçmişine yönelik çalışmalarda kaynak teşkil edecek bu dosyamız gelecek sayılarımızda yine sektörümüze katkı sağlamış önemli portreleri konuk ederek devam edecektir.

Nesip Uzun:  Sizi 1990 sonrası tanıdım, yurtiçinde ve uluslararası arenadaki prestijinizi bilen biri olarak da çalışmalarınızı saygı ve sevgiyle izliyorum. Türkiye’de panel sektörünün pozitif gelişmesinde doğrudan emekleriniz var. Alanında donanımlı biri olarak Türk yatırımcılarını da olumlu yönde yönlendiriyorsunuz. Bilgi bazen paradan çok daha önem arzediyor. Milyon dolarlık yatırımlarda sizin büyük katkılarınızı da görüyoruz. Bize bu süreci anlatır mısınız?

Dr.Cihan Ayla: Öncelikle başta siz olmak üzere mobilya dergisine ben de, bu sektöre vermiş olduğunuz katkılardan dolayı teşekkür ediyorum Ben her ne kadar sanayi yatırımları için dünyanın dört bir yanına gidiyorsam sizler de bu sektöre bilgi ve haber ulaştırmak için yıllardır tanık olduğum aynı çaba ve enerjiyle bu hizmeti sektörümüze veriyorsunuz. Bu sayede sektörümüz de dünyanın başka yerlerinde neler oluyor bu işler nasıl yürüyor sayenizde öğreniyor. Benim gerek eğitimim gerekse de yurtdışında bireysel ve ekip çalışması içinde gerçekleştirmiş olduğum çalışmalar hep ahşap sektörüne yönelik oldu. Akademik çalışmalarımda Hamburg Üniversitesinde başladığım çalışmalar, Türkiye’de ve Malezya’da yine bu sektöre yönelik devam etti.  Türkiye’de panel sektöründe ilk ciddi yatırımlar Orma’nın kurucusu rahmetli  Şevket Demirel’in uzak görüşlülüğüyle gerçekleşti. Türkiye’de ilk melamin kaplı yonga tesislerinden sonra 90’larda  bu kez kontinyu tesisleri kurulmaya başladı.  Benim ilk kurduğum kontinyu tesisi Tever’in tesisidir.  Benim çalışmalarımı duyan sayın Demirel yanına çağırdı ve o zamana kadar Türkiye’deki tesisler ya tek katlı veya çok katlı tesislerdi.  Biz kontinu tesisleri kurduktan sonra iki üretim arasındaki kalite farkı  bariz olarak ortaya çıktı.   Tever’de eski tesisler için hazırlanan yongaları, yanına kurduğumuz kontinyu tesise verdik ve aynı ürünün iki tesisteki farkı inanılmaz bir noktaya ulaştı. İlk kontinyu tesisten sonra hemen tüm firmalar kontinyu yatırımlarına girdiler. Kısa süre sonra kontinyu hatta sahip olmayan tek bir firma dahi kalmadı. Derken tesisi kurduğumuz firmanın strüktürlü saçlarını, kağıdını vs üretim malzemelerini de vermeye başladık. Kalite ve volümler arttıkça yatırım miktarı da değişmeye başladı.

Türkiye bu dönemde pek çok ürünle henüz yeni tanışıyordu, Avrupa’da panel sektöründe ortaya çıkan her yeniliği çok kısa sürede Türkiyedeki müşterilerimizin hizmetine sunuyor, mobilya sektöründe yükselen talep patlaması ve üreticilerin uluslararası fuarlarda gördükleri yenilikleri talep etmeleri sonucu levha üreticileri de hızla bu yeni yatırımlara yöneldiler. Bir yandan klasik MDF, Yonga levha üretimi sürerken öte yandan panel mobilya işleyen makinelerin sayısındakı artış, çoklu panel ebatlama delik makineleri ve kenar bantlama makinelerinin hemen girmediği atölyenin kalmaması panel mobilyada da görülmemiş bir patlama yaşattı. Seri imalata yönelik bu üretim tarzı mobilyacının da işlerini kolaylaştırıyor, cilalama, presleme, zımpara gibi mobilya üretiminde günler süren üretim sürecini minumuma düşürüyordu. Öyle ki fabrikalar talebe cevap veremez hale geldikçe yeni yatırımlar ek yatırımlar hemen her müşterimizin planlarında gerçekleşiyordu. 

Sorun sadece panel üretmek de değil bu arada yüzey kağıdı üreten dekor kağıtçıları da her yıl yüzlerce desen ve renkte dizaynlar ürettikçe panel üreticileri bunları mutlaka stoklarında bulundurmak bu kadar renk ve desen içinde rekabeti yakalamak için yoğun bir üretim yapmak durumundaydı. Bunlar Mutfak ofis ve yatak odalalarında eski tür mobilyaların yerini alıyordu. İç Pazar bir süre sonra ihracatla daha da büyüyünce üretim ve yatırımlar daha da arttı ve Türk panel sanayi uluslararası aktörler arasına girdi. Bugün gelinen noktada bugün Türk Levha sektörü dünyanın en modern teknolojisiyle donatılmış tesislere sahiptir. Aynı zamanda kapasite olarak da Avrupa ve dünyada ilk 4 büyük üretici ülke konumuna gelmiştir.

Uluslararası rekabet koşullarında Türk yonga levha sektörü bugün sadece Türkiye’de değil, dünyanın pek çok yerinde gerek doğrudan yatırımları, gerekse de  satınalmalarla rekabette güçlü bir aktör haline gelmiştir.  Geçmişte Egger, Kronospan gibi firmaların büyüme süreçlerinde gerçekleştirdikleri satınalmalarla büyüme stratejisini bugün en iyi Türk firmaları gerçekleştiriyorlar. Önceleri Mobilya sektörü ağırlıklı üretim yapan bu tesisler bizlerin de yönlendirmeleri ve katma değerin daha yüksek olması sonucu son zamanlarda önemli laminat parke üretim tesisleri kurmuşlardır.

Türkiye’de yapı sektörünün büyümesine paralel de gelişen laminat parke üretimi düne kadar %60’ı ithalata dayalıyken bugün art-arda kurulan Laminat parke tesisleriyle hem üretilen MDF’nin büyük kısmı burada kullanılıyor hem de ithal laminat parkeyi önemsiz bir orana düşürmüştür. Yine bu üretilen parkenin önemli bir bölümü de ihracat yapılarak ülke ekonomisine kayda değer bir döviz girdisi sağlanmaktadır.  Parke üretim tesisleri bu yeni yatırımlarıyla panel firmalarımızı daha karlı işletmeler haline getirmiştir.

Nesip Uzun: düne kadar firmalarımız dışa kapalıydı ve dünyada olup bitenden pek haberleri yoktu, tek tüfek üretim yaptıklarından zaten müşteri de parasını peşin ödeyip sırada beklediğinden kalite sonunu da olmadığından dışarsı üreticinin pek umurunda değildi, bugün durum nedir, zihniyet ne kadar değişti, yeni nesil işin ne kadar içindedir.  Hani vardır ya işletme büyür, gövde genişler ama üstyapı bu büyümeye yanıt veremezse güdük kalır ve bu büyümeye yanıt veremez, sonuç ise bellidir. Bu gün durum nedir. Profesyonellerden yeteri kadar yararlanılıyor mu, dünyadaki gelişmeleri yeteri kadar takip edebiliyorlarmı?

Dr.Cihan Ayla: Aslında bunun çok iyi örneklerinden biri geçen sayınızda konuk ettiğiniz Sayın Haluk Yıldız iyi bir örnektir. Gerek  Türk levha sektörü özelde de Kastamonu Entegre’nin bugünlere gelmesinde yönetsel yetenekleri ve ileri görüşlülüğüyle çok iyi bir örnektir. Bu gün sektörümüzde gerek yönetici olarak gerekse de alttan gelen AR-Ge, Mimarlar grubu, mühendisler, ihracat departmanları çok başarılı işler yapıyorlar. Bu saydığım firmalar önemli uluslararası fuarlarda makine , renk ve desen, teknoloji, vb her konuda olmak üzere 25-30 kişiyle fuarları izliyorlar. Dünya genelindeki gelişmeleri ve yenilikleri çok yakından takip ediyorlar. Her yıl dünyanın dört tarafında harika stantlarla onlarca fuara katılıyor, kendilerine özgü renk ve desenlerle pazarı ellerinde tutuyorlar. Tüm bu fırsatları ekibine sunan bir yönetim var ve bunları başarıyla gerçekleştirebiliyorlar.  Yabancıların dahi imrenerek baktıkları bir mühendis kadroları var. Bu kadrolar dış yatırımları ustaca realize ediyorlar. Onları buradan ayrıca kutlarım. Yurtdışında onlarla birlikte günlerce tesisleri gezeriz. 

Benim uzmanlık alanlarımdan biri de bu tesislerdir. Orman ve ağaç teknoloji mühendisiyim ve malzemeyi iyi tanırım; ama bir o kadar da levha sanayisi içindeyim. Hamburg Üniversitesi’nde özellikle levha sanayi ve makinelerle ilgili önemli çalışmalar gerçekleştirdim. Bugün temsil ettiğim bu markaları da orada tanıdım ve önemli bilgiler edindim. Türkiye’ye geldiğimden beri hemen tüm yatırımcılarımıza bu konuda gerek danışmanlık olarak gerekse de doğrudan tesislerin kurulması noktasında önemli çalışmalar yaptık. Dieffenbacher, Hymenn,  Berndorf, Vits, Hueck  gibi alanında Dünyanın en iyi firmaların temsilciliğini yapan Hanex Orman Ürünleri Ülkemizin ve yatırımcımızın menfaatlerini gözeterek onları en doğru ve randımanlı yatırımlara yönlendiriyor. Bu sektörde yatırımlar yüz milyon dolarlarla gerçekleştiğinden bir tek projenin gerçekleşmesi dahi aylar süren fizibilite raporları ve  yerinde incelemelerle gerçekleşiyor. A’dan Z’ye fabrika kurulumu ardından bu tesisin ihtiyacı olan servis ve yedek parça hizmeti   bu işin esas püf noktasıdır, Büyük ölçekli bu üretim tesislerde bir yandan üretim sürerken üretimi aksatmadan  ortaya çıkan sorunları çözmek zorundasınız. Bu noktada da örneğin kontinyu presi kurduğumuz tesisi için onun strüktürünü ve sac’ını ve bandını yapan firma da bizim temsil ettiğimiz bir başka firma. Dolaysıyla burada servis de sürekli oluyor. Tercih edimemiz Haneks ve kadrosunun bilgi,  tecrübe ve güvenirliliğinden geliyor. Bu durumda firma da size güveniyor ve pek çok hizmeti bir yerden almanın rahatlığını yaşıyor.

Nesip Uzun: Günümüzde gerek mobilya sektöründe gerekse de levha üreticilerinde  olsun artık en önemli şey yüzey kağıtlarında yeni renk ve desenler, farklı uygulama teknolojileri vs, Ürünü satan da bunlar, bir bakıyorsun bir desen trent olmuş ve tüm mobilyalar o yıl bu deseni uygulamış.  Siz aynı zamanda önemli kağıt firmalarından birinin de Türkiye ve bölge temsiliyetini yapıyorsunuz. Şubat başında bunlardan birine beni de davet ettiniz ve yeni dijital baskı teknolojilerini ve geliştirilen dekorları birlikte gezdik.  Türk firmaları bu trendleri yeteri kadar izliyor ve uyguluyor mu?

Cihan Ayla: Desen seçimi son derece önemli bir husustur, Ürünü gösteren de desendir haliyle. Bu konuda, özellikle desen konusunda çok dikkatli çalışıyoruz,  Temsil ettiğimiz ve Avrupanın çok önemli bir desen kağıt üreticisi olan Surteko Dekor firmasısının sadece bu işler için kurduğu desen fabrikası var.   Bu yıl, Şubat başında  sizinde geldiğiniz gibi tüm Türk müşterilerimizi  Surteko’nun Münih’teki desen fabrikasına getiriyor ve gelişmiş dijital printlerle desen uygulamalarımızı geliştiriyoruz.  Üretilen bu desenler yine bizim temsil ettiğimiz Alman Hueck firması tarafından  EIR dediğimiz metodla deseni zenginleştiriyoruz. Ve bu desenleri hem kâğıtta hem de laminatta hiç kayıp vermeden gerçekleştirebiliyoruz.

Nesip Uzun: Son yıllarda levha ve laminat parke sanayinde önemli yatırımlar gerçekleşti. Sizin kurduğunuz tesislerin benzerleri dünyanın farklı ülkelerinde de kuruluyor bu nedenle de siz konuyu daha iyi

bilirsiniz, Türkiye benzeri yatırımlar Avrupa’da veya başka ülkelerde de gerçekleşiyor mu, gerçekleşiyorsa yatırımlar ağırlıklı nerelerde?

Dr. Cihan Ayla: Dünyadaki yatırımlar Türkiyedeki kadar hızlı değil, Türkiyeyi takip eden ilginç bir yeni Pazar ise İran’dır.  Bugünün İran’ını Türkiye’nin 1970-80 yıllarına benzetebiliriz. İran’da bu konularda büyük bir patlama var. Tümüyle ithalata bağımlı olan bu sektörde çok büyük eksiklikleri var ve bu açığı kapatmaya çalışıyorlar.   Dünya’da ve Avrupa’da ise fazla büyük yeni yatırım yok.  Olsa da çok katlı bir pres iptal edilir yerine kontinyu bir pres konur. Ama bu da m3 olarak miktarı arttırmaz. Bunun yanında son yıllarda Amerika’ya önemli tesis satışları gerçekleşiyor, bundan önceki son on yılda bir tek tesis satışı yapılmamıştı. Amerika’daki yatırımları büyük kısmı Alman makine sektörü tarafından gerçekleştirilmektedir. Aslında MDF teknolojisi prensip olarak amerikada gerçekleşti. İlk bilimsel çalışmalar bu ülkede yapıldı. Ama MDF makinelerini yine Almanlar yaptılar. Amerikalılar OSB tesisleri yapmışlardır. MDF üretimi düşünce olarak Amerika’da  ortaya çıkmış olsa da Bunların makinelerinin üretilmesi Avrupa’da özellikle de Almanya’da gerçekleştirilmiştir. Mühendislik ve Makine imalatı konusunda Almanlar bu alanı kimseye kaptırmamışlardır. Ki halen de bu böyledir. Şimdi Amerika ve Meksika’ya tesisler satılmaya başlandı. Makine teknolojisinde örneğin Amerikan kereste sektöründe makineler kesim yaparken ahşabın büyük kısmı talaşa gider ve belkide malzeme bol olduğunda Amerikalılar için bu pek önem arzetmez, ama Alman makineleri çok hassas kesim yapar ve fire yok denecek düzeydedir. Amerika’da Pazar çok büyük bu

nedenle volümler de o kadar

büyüktür.

Nesip Uzun:Türk firmalarının geleceğini nasıl görüyorsunuz neler önerirsiniz?

Dr.Cihan Ayla: Bakın problem nerede biliyor musunuz?  Mobilya üreticisi bir yatak odası dolabı veya mutfak dolabını melamin kaplı bir MDF yerine melamin kaplı bir yonga levha ile üretmeyi kar sanıyor, halbuki bunların arasında çok cüzzi  % 1-2’lik bir fiyat farkı vardır. Bir yatak odasında bu pek önemli bir maliyet değildir, ucuz olsun diye yonga levhadan yapılır.  oysa mobilyada bir marka alıyorsunuz. En önemli unsur budur ve Türk mobilyacıları marka ve tasarım olarak öne çıkmalıdır. Yoksa vidası şu kadar, kulpu  şu kadar ucuz bunlar önemli

değildir.

Nesip Uzun:Aynı durum levha sektöründe nasıldır? Türk firmalarının rekabet şansı nedir?

Dr.Cihan Ayla: Hiç iyi değildir. Türkiye enerji ve hammaddede dışa bağımlı bir ülkedir. Türkiye’de imal edilmiş   melamin kaplı bir levhayı yakın ülkeler hariç buradan uzak ülkelere ihraç etmemiz zor. Oysa bunu mobilya haline getirdiğimizde rahatlıkla satabiliriz. Türk levha sanayinin girdisi bir Tayland’taki ve Rusya’daki levhacı’nın girdileriyle kıyaslanamaz. Ben yine de Türk mobilya sanayini bu kadar pahallı girdilere rağmen ihracat yaptığı için kutluyorum.  Levhacılar güzel desenli parkeler ve meleamin kaplı levhalar yerine düz MDF ve Yonga levha üretselerdi şimdiye kadar hepsi çoktan batmışlardı. Bu nedenle Türk panel sektörünün yurtdışında örneğin Kastamonu’un italya’daki satın almasını çok başarılı buluyorum. Tam da İtalyan mobilya sektörünün bulunduğu yerde böyle bir yatırım yaparak çok bilinçli bir işletmecilik başarısı göstermişlerdir.

Bu arada Yıldız Grubu’nun Romanya, Amerika gibi başarılı yatırımlarını, AGT’nin İran yatırımı ve Gentaş’ın Liri operasyonu gibi umut verici gelişmelerini de unutmamak lazım. Maddi yatırımların arasında Starwood’un Sayın Mehmet Yıldız’ın Sultanahmet Camisi’nin restorasyonu gibi dev projesi manevi açıdan çok kıymetlidir. Kendisini buradan ayrıca kutluyorum.

 

 

Dr.Cihan Ayla

Hanex Orman Ürünleri

 

Türkiye’de 1974 yılında İstanbul üniversitesi Orman Fakültesinden mezun oldu.  Orman yüksek mühendisi olarak bir Alman  bursuyla Almanya’da Hamburg Üniversitesinde ağaç teknolojisi okudu. Burada akademik ve bilimsel çalışmalarda yer aldı. Petrol krizinin yaşandığı bu tarihlerde bir grup akademisyenle birlikte bitkisel veya organik kökenli  ürünlerden petrol türevli ürünler geliştirme üzerinde çalıştı. Alman hükümeti tarafından desteklenen bu proje Berlin Üniversitesinde bölüm başında bulunan Prof Dr Dietrich başkanlığında  odundan hayvan yemi yapılması gibi pek çok konularda bilimsel çalışmaların içinde yer aldı. Doktora konusu olarak Türkiye’deki kızılcam ağacı kabuğundan tutkal elde etmek ve yine aynı konuda kağıt fabrikalarının atık suyundan tutkal elde etmek gibi pek çok konuda çalışmalar yaptı. Bu çalışmalarından dolayı 1985 yılında Tubitak tarafından Türkiye’ye çağrılarak ödüllendirildi. Yine bu dönemlerde bir süre Almanya’da uluslararası bağlantılı bir mühendislik şirketinde  üst düzey mühendis olarak çalıştı. Daha sonra Alman dış yardım kurumunun desteğiyle  bir yıl Malezya’da Mangro ve ağaçlarının kabuklarından tutkal yapımı üzerinde çalıştı. Almanyada kurduğu Hanex firmasıylada Bu arada Afrika ve değişik ülkelerden Türkiye’ye sert ağaç ve kereste ithalatı yaptı. Türkiye’de  o dönemde en büyük yonga ve panel tesislerine sahip Orma Orman ürünleri sahibi Şevket Demirel’in isteğiyle tekrar Türkiye’ye gelerek ve Orma’nın ilk geniş kapsamlı tesislerini kurdu. Ardından Tever’e Continiu tesisleri kurar. 1990 sonrası Haneks firmasının merkezini Türkiyeye taşır ve daha onlarca tesisin kuruluşunu gerçekleştirir.

yazar

Nesip Uzun

E-bülten için e-posta bırak