ARAŞTIRMA DOSYASI: HİNDİSTAN MOBİLYA VE YANSANAYİ PANEL SEKTÖRÜ

Mobilya Dekorasyon Dergisi - Mobilya Dekorasyon - Dergi - Yayın - İletişim - Dergi - furniture - wood - design - dizayn - aksesuar - kenarbandı - edgeband - makine -woodworking - woodworkingmachinery

ARAŞTIRMA DOSYASI: HİNDİSTAN MOBİLYA VE YANSANAYİ PANEL SEKTÖRÜ

02-07-2021
ARAŞTIRMA DOSYASI: HİNDİSTAN MOBİLYA VE YANSANAYİ PANEL SEKTÖRÜ
Bu araştırmada, sınıfsal farklılıkları uç noktada bir ülke olan ve yüzyıllardır süren kast sistemi, farklı demografik yapısıyla HİNDİSTAN’ı pek çok yönüyle ele alacağız.Yıllar boyu İngiliz sömürgesi altında yaşayan 19. Yüzyılın ipek ve baharat ticaretinin merkezi olan Hindistan, onlarca dilin konuşulduğu birbirinden çok farklı inanç ve kültürlerin birarada yaşadığı ilginç bir mozaik, Bu mozik kendi içinden yüz milyonlarca nüfusa sahip yeni ülkeleri bağrından çıkarmasına rağmen bu gün hala dünyanın en kalabalık 2. nüfusuna sahip Ülke ve dünyanın en büyük ekonomisine sahip bir ülke.

                                                               

Uluslararası Para Fonu (IMF) yayınladığı raporda ülkelerin Gayrisafi Yurt İçi Hasılaları (GSYİH) baz alarak oluşturduğu dünyanın en büyük ekonomi sıralamasını yayınladı. Uzun zamandır listenin ilk sırasını işgal eden Amerika Birleşik Devletleri 20 trilyon dolarlık devasa ekonomisiyle küresel ekonominin yaklaşık %25’ini oluşturuyor. Çin, 13 trilyon dolarlık ekonomisiyle ABD ile olan farkı yıllar içerisinde kapatarak dünyanın en büyük ekonomisi olacağı öngörülüyor. Japonya yerini Çin’e devretmesiyle 3. Sıradaki yerini korumaya devam ediyor, Japon ekonomisi 4.9 trilyon dolar ile Almanya’nın önünde yer alıyor. Hindistan dünyanın en büyük ekonomileri sıralamasında 6. Sıradayken Türkiye ekonomisi TL’nin hızlı değer kaybıyla birlikte ülkemiz 20. sıraya gerilemiş oldu.

 

 .  

 

 

Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisi Hindistan, yarattığı pozitif ivmeyle küresel ekonomiye büyük katkı sağlıyor. KPMG Türkiye ve DEiK işbirliği ile hazırlanan ‘Hindistan Fırsat Analizi' raporuna göre; Hindistan'da GSYİH'nın 2020 yılına kadar 3,4 trilyon ABD Doları  olması bekleniyordu ancak Pandeminin uluslararası etkileri burada da ekonomide bu beklentileri etkiledi  buna rağmen 2025 mali yılına kadar 7 trilyon ABD Dolarına ulaşması bekleniyor.  Önümüzdeki 5 yıl içinde yüz milyarlarca ABD Dolarlık yeni yatırım girişi öngörülen Hindistan, doğrudan yabancı yatırımın en gözde ülkesi haline geliyor. OECD raporlarına göre  hindistan ekonomisi için 2021 yılı gsyh beklentisi %9,9 (önceki %12,6)

 

          Ekonomisi hızla gelişen Hindistan’ın son 12 ayda 17 yeni milyarder sahibi olduğu ve ülkedeki milyarder sayısının da 69’a yükseldiği bildirildi.
Forbes Zenginler Listesi’ne göre, Hindistan’ın en büyük özel sektör firması Reliance Endüstriler Başkanı Mukeş Ambani, 27 milyar dolarlık serveti ile bu yıl üçüncü kez en zengin Hintli unvanını aldı. Ambani’yi Londra’da yaşayan ve 26.1 milyar dolarlık servete sahip ‘çelik patronu’ Lakşmi Mittal takip etti.
           Forbes Hindistan Editörü İndrajit Gupta, bu sene yayınlanan zenginler listesine giren rekor sayıdaki milyarderin “dünyanın ağırlık merkezinin önümüzdeki 10 yıl içinde artarak Hindistan ve Çin’e kayacağına” net bir şekilde işaret ettiğini söyledi.
Bilgi ve teknoloji sektörünün önde gelen işadamlarından Azim Premji, 17.6 milyar dolar ile listede üçüncü sırayı aldı.
             Geçen sene 3’üncü olan Mukeş Ambani’nin kardeşi Anil Ambani ise, 13.3 milyar dolarlık servet ile bu yıl 6’ıncı sıraya düştü.
Listede ilk 40 sırada yer alan milyarderlerin servetinin 243 milyar dolara ulaştığı kaydedildi. En yüksek toplam servet 2007’de 351 milyar dolar olmuştu. Küresel ekonomik kriz Hindistan’ı da vurunca ilk 40 sıradaki Hintli milyarderin toplam net serveti yüzde 60 ulaşmıştı.

 

 Hindistan, mobilya imalat endüstrisi için önemli bir ithalat ve üretim merkezidir. Global Industry raporlarına göre Hindistan, üretim seviyeleri açısından çok umut verici bir geleceğe sahip dünyanın ilk 5 üreticisi arasında yer almaktadır. 

Hindistan bir yandan tam otomatik kurulumlara ve en son teknolojiye sahipken, aynı zamanda daha geleneksel süreçlere sahip tek makineler ve emek yoğun el işçiliğinin sürdüğü bir üretim ülkesidir. Hemen tüm dünyada olduğu gibi Hindistanda da mobilya sektörü önemli  istihdam sağlayan bir sektörlerden biridir. Bir ülke olarak Hindistan, küresel bir üretim merkezine dönüşme potansiyeline sahiptir

 

            1,4 milyar nüfusu ve 80 milyonluk ılımlı tahminiyle Almanya'nın tamamı kadar büyük olan ve daha cömert bir tahminle 300 milyon olan, gelişmekte olan bir Orta sınıf ile Amerika Birleşik Devletleri kadar büyüktür. Bu rakamlar Hindistan pazarının büyük potansiyelini göstermektedir ve bu nedenle birçok Avrupalı üreticiyi burada kendi üretim tesisleri ve güçlü yerel satış ve servis organizasyonu ile yerel üsler kurmaya teşvik etmiştir. Ancak diğer tüm Endüstriler gibi, özellikle altyapı ve lojistik söz konusu olduğunda, kendi zorlukları vardır. Bu konuların kurumsal düzeyde yeterli geliştirme ve planlama yoluyla ele alınması gerekir.

  Mobilya ve döşeme endüstrisi, büyüyen orta sınıftan büyük bir talebe tanık oluyor ve bu da hem uluslararası üreticileri hem de makine ve mobilya malzeme tedarikçilerini Hindistan'da üs kurmaya çekiyor. Dünyanın pek çok ülkesinden önemli sektör markaları burada aktif olarak direk veya temsilcilikler kanalıyla çalışıyorlar. Örneğin dünya marketler devi IKEA gibi şirketler, yerel talebi karşılamak için Hindistan'da merkezler kuruyor, ve aynı  zamanda potansiyel olarak Orta Doğu gibi Avrupa üzerinden hizmet verilen uzak bölgelere de buradan hizmet veriyorlar. Örneğin Homag ve Biesse, Leitz gibi uluslararası üreticiler, Hindistan'daki tesislerinden Hindistan pazarına ve ihracata yönelik makinelerini burada  üretiyorlar . Hindistan'a yatırım yapmak isteyen şirketler için doğru yeri seçmenin yanı sıra doğru satış ve satış sonrası ağı oluşturmaya odaklanmaları gerekiyor.

   gök, açık hava, bina içeren bir resimAçıklama otomatik olarak oluşturuldu

Hindistan Mobilya Endüstrisi, Talep Arzı aştığı için hızla büyümeye hazırlanıyor. Hindistan'da kişi başına yıllık mobilya tüketimi, uluslararası standartlarla karşılaştırıldığında düşük olduğu düşünülen ve dolayısıyla güçlü bir büyüme potansiyeli gösteren 2000 Rupi'den fazla değildir.

  • Mobilya ve Ev Gereçleri segmentinde gelirin 2021'de 1.529 milyon ABD Doları'na ulaşması bekleniyor.
  • Gelirin %8,66'lık bir yıllık büyüme oranı (CAGR 2021-2025) göstermesi ve bunun da 2025 yılına kadar 2,131 milyon ABD Doları tutarında bir pazar hacmi öngörmesi bekleniyor.
  • Mobilya ve Ev Gereçleri segmentinde, kullanıcı sayısının 2025 yılına kadar 266,1 milyon kullanıcıya ulaşması bekleniyor.
  • Kullanıcı penetrasyonu 2021'de %9.1 olacak ve 2025 yılına kadar %18,4'e ulaşması bekleniyor.
  • Kullanıcı başına ortalama gelirin (ARPU) 12,04 ABD Doları olması bekleniyor.
  • Küresel karşılaştırmada, çoğu gelir Çin'de elde edilecek (2021'de 83.718 milyon ABD Doları).
  • Mobilya ve Ev Eşyaları segmentinde, 2023 yılına kadar toplam pazar gelirinin %1'i online satışlardan elde edilecek.

Türkiye - Hindistan Stratejik Diyaloğu

Hindistan’ın, önümüzdeki 10 yılda dünyanın 3. büyük ekonomisi ve yüzyılın ortasındaki en büyük 2 ekonomiden biri olacağı tahmin edilmektedir . Forbes dergisinin yaptığı araştırmaya göre ABD ve Çin’den sonra en çok milyardere sahip ülke Hindistan’dır. Hindistan ekonomisi orta sınıfın istihdamını sağlayan, rekabet gücü yüksek hizmet sektörü; yoksul ve eğitimsiz kesimin istihdamını sağlayan tarım sektörü olmak üzere iki yönlü bir ekonomidir. Türkiye, Hindistan’ın 2016 yılı ihracatında 15. sırada, ithalatında ise 42. sırada yer almaktadır.

 

Türk Firmalarının Hindistan’daki projeleri :

Türk firmalarının ülkede yüklendiği müteahhitlik projeleri toplamı halihazırda yaklaşık 430 milyon Dolar civarındadır. Son dönemde, Türk firmalarınca üstlenilen projeler arasında Lucknow metro inşaatı, Mumbai metro inşaatı, Jammu Keşmir eyaletinde bir demiryolu tünel inşaatı ve çeşitli konut projeleri betonarme işleri bulunmaktadır.

 

 Dünyanın en büyük nüfusa sahip ülkelerden biri olan Hindistan ise; nüfus bakımından ikinci (1,366 milyar kişi), yüzölçümü bakımından yedinci (3.287.259 km²) büyük ülke olarak dikkat çekmektedir. Son dönemde istikrarlı bir büyüme çizgisi yakalayan ekonomisi ve   devlet yapısı ile 21. yüzyılın küresel güç adaylarından biri hâline gelmiştir. Hindistan’ın milli gücünü artıran unsurlar arasında dinamik bir büyüme yakalayan ekonomisi, sahip olduğu doğal kaynaklar, nükleer yeteneğiyle desteklenen askerî gücü, uzay ve bilgi teknolojisindeki birikimleri, genç, dinamik ve yetişmiş insan kaynağının fazla olması öne çıkmaktadır. Bu unsurlar, jeostratejik konumunun da desteğiyle Hindistan’a, gerek bölgesindeki gerek küresel çaptaki gelişmelerde etkileyici bir nüfuz ve etki kazandırmaktadır. Bugün Hindistan’da, 29 eyalet (federe devlet) ve 7 birlik bölgesi (bölge yönetimi) yer almaktadır.

 

Hindistan’da Türk firmaları nın karşılaştığı problemler

 Türk firmalarının Hindistan’da karşılaştığı başlıca sorunlar yüksek gümrük vergileri, bankacılık sistemlerinde işbirliği eksikliği, yüksek taşıma masrafları, yavaş bürokrasi,  korsan üretimin yarattığı haksız rekabet gibi sorunlar bulunmaktadır.

 

Türk - Hindistan ilişkileri çok eski dönemlere kadar uzanmaktadır. Kurtuluş Savaşı Döneminde O günkü adıyla Sovyetler Birliği’nden sonra  Türkiye’ye  dış yardımı yapan ülkelerden biri de Hindistan olmuştur.  İş Bankası’nın kurulmasında bu yardımların büyük desteği olmuştur. İlk resmî ilişkiler ise 1948 yılında başlamıştır. Hindistan ve Türkiye ilk ikili ticari anlaşmasını 1973'te imzalamıştır. 1980'li yıllara kadar kayda değer düzeye getirilemeyen ticari ilişkiler 1990'lı yıllarda belirgin bir şekilde gelişmeye başlamıştır. Demokrasi, laiklik, G20 üyeliği, Dünya Ticaret Örgütü üyeliği ve kalkınmacı ekonomilere sahip olması  ülkenin belirgin  özellikleridir.
Yatırım Potansiyeli Yüksek Sektörler: Tarımsal ürün ve gıda işleme, mobilya, tekstil ve hazır giyim, deri işleme, hazır giyim ve ayakkabı, halı, inşaat malzemeleri, tekstil kimyasalları, otomotiv yan sanayi, cam eşya, kuyumculuk, turizm ve otelcilik.


Türkiye - Hindistan ikili ticaretinde, 2019 yılında ticaret hacmi 7,801 milyar dolar, ticaret açığı ise Türkiye aleyhine 5,468 milyar dolar olmuştur. Türkiye’nin Hindistan’a ihraç ettiği başlıca ürünler; altın, mermer, yağlı tohumlar, mobilya yan sanayi ürünleri , kısmi mobilya satışı ve metal cevherleridir. Hindistan’nın Türkiye’ye ihraç ettiği başlıca ürünler; petrol yağları, sentetik filament iplikleri, taşıt parçalarıdır.

             Türkiye, büyüyen ekonomisi, geniş pazarı, askerî gücü, uzay ve bilişim teknolojisindeki üstünlüğüyle küresel bir güç olma yolundaki Hindistan'a gereken önemi vermektedir. Her iki ülke de birbirleriyle ilişkilerinde yeni ve gerçekçi açılımlar yapmanın gayreti içerisinde olup her alanda artan içerikli temaslarla birbirlerini yeniden keşfetmektedirler. Türkiye Kıbrıs başta olmak üzere diğer uluslararası sorunlarda Hindistan’ın desteğini almaya çalışmıştır. İzleyen dönemde BM, CICA, SAARC, ASEAN, gibi örgütler bünyesinde iki ülke arasında siyasi, ekonomik, kültürel ve güvenlikle ilgili alanlarda iş birliği imkanı zemini daha da güçlendirilmektedir.

Dünyadaki temel trendlere bakıldığında “toprak ve makineyi“ takiben “bilgi ve bilgiye dayalı ürünler“ temelli yeni ekonomi çağında küresel rekabet “mikro-milliyetçilik“, “entegrasyon“ ve “öngörülemezlik“ üzerinden gelişmekte, hayatın ve devletin yeni doğasını belirleyen meydan okumaların; “kaynak ve paylaşım krizi“, “üretim-tüketim-büyüme“ formülünün sürdürülemezliği, Çin kaldıracı ile “orta sınıfın tasfiyesi“, “enerji, su ve gıda güvensizliği“, hayatın her alanında “4. boyuta geçiş“, “işgücünde insan kaynağının tasfiyesi“, değişen devlet doğası ve beklenti yönetimi temelinde “sert güçten yumuşak ve akıllı güce geçiş“ olduğu temel referanslar olarak şekillenmektedir.

Tüm bu temel parametreler içerisinde, teknolojideki dönüşümler; yapay zeka, sanal/artırılmış gerçeklik ve mobilite merkezli gelişerek tüm insan hayatını ve doğasını değiştirmeye adaydır. “Endüstri 4,0“ ve “Toplum 5,0“ kavramlarının dünyanın dönüşümünü endüstri ve toplum boyutları ile yönetmek açısından önemli başlıklar olduğu aşikârdır. Bir diğer etken de Çin’in dünya sahnesinde her geçen gün etkinleşmeye başlamasıyla oluşturduğu türbülanstır. Yeni İpek Yolu projesi “Kuşak ve Yol“; hem karadan hem denizden yüzden fazla ülkeyi ilgilendiren bir küresel entegrasyon projesi olarak şekillenmekte, iktisadi pastanın dağılımını kalıcı olarak değiştirmektedir. Orta sınıfı olmayan ülkelerde, otoriter rejimler ya da kaos, iki seçenek olarak önümüzde durmaktadır. Bölgesel ve küresel güvenlik anlamındaki iş bölümünün nasıl yapılacağı ve bedellerinin nasıl paylaşılacağı da önümüzdeki dönemin tartışma konuları olmaya adaydır.