covid19 araştırma dosyası

covid19 araştırma dosyası, Mobilya sektörü pandomiden nasıl etkilendi. mobilyacılar pandemiyi yorumladı.





Araştırma-Dosya:COVID19’UN MOBİLYA SEKTÖRÜNE ETKİLERİ

04-05-2020
Araştırma-Dosya:COVID19’UN MOBİLYA SEKTÖRÜNE ETKİLERİ
Mobilya dergimizin bu ayki sayısında, yaşadığımız bu zor günlerde COVID19’un sektöre etkileri üzerine bir haber-içerik dosyası hazırladık. Bu nedenle de Mobilya sektörümüzü oluşturan geniş bir üretim alanı olan Ofis mobilyaları Mutfak , Oturma grubu, Klasik ve özel üretim mobilyalarından, Mobilya aksesuar üreticilerine uzanan geniş bir imalat zincirinin bu süreçte yaşadıkları sorunlar ve sektörün beklentilerini masaya yatırdık. Tüm bileşenlerinin yer aldığı ve sektörün 61 ilde tabana yayılmış 36 bin üreticinin iradesini temsil eden MOSFED’den Ofis mobilyacılarına (OMSİAD) Mutfak üreticilerinden (MUDER), Mobilya aksesuar üreticileri derneği MAKSDER’e ve Türkiye’nin en önemlii mobilya üretim merkezlerine yayılmış mobilya üreticileri, MOBSAD, MOBDER, İMOS, KAYMOS, ve Makine üreticilerinin oluşturduğu AİMSAD gibi derneklerimizin görüşlerinden derlediğimiz bir sektör raporunu sizlerle paylaşacağız.

 

 

En büyük çatı örgütünü  temsil eden derneklerimizden sektöre ve çalıştıkları bölgelere göre değerlendirmeleri sizinle paylaşacağız. 

iç mekan, tavan, oda, tablo içeren bir resimAçıklama otomatik olarak oluşturulduiç mekan, kişi, adam, tablo içeren bir resimAçıklama otomatik olarak oluşturulduiç mekan, kişi, bina, tablo içeren bir resimAçıklama otomatik olarak oluşturuldu

 

Koronavirüs salgını tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yayılarak  gerek sosyal hayatımızı gerekse de sağlığımızı ve iş hayatımızı derinden etkilemektedir. Bu durum her alanda olduğu gibi iş yaşamında da üretim ve ticareti zorlaştırıyor, buna rağmen üretim farklı düzeylerde sürdürülmeye çalışılıyor. .Bu süreç her ülkede farklı düzeylerde etkisini  sürdürmekte ve ülkemizde de ciddi önlemlerle durdurulmaya çalışılmaktadır. Öyle ki uluslararası ticaret durma notasında; sınırlar kapatılıyor, uçuşlar iptal ediliyor…

 

Mobilya sektörü gibi istihdama  yönelik bir sektörde de bunun etkisini değişik boyutlarda yaşıyoruz.  COVID19’un  etkileri ve alınan önlemleri, Türk mobilya sektörüne etkileri açısından bu çalışmada oldukça net şekilde ortaya konmaktadır. Çalışmaya mobilya sektörünün Makine üreticilerini de dahil ettik ve bu konuda Aimsad’ın ölçekli bir çalışmasını sizlerle paylaşıyoruz.   

Çalışmada Covid19’un mobilya sektörüne etkileri, iç Pazar ve ihracata etkilerini de ele aldık, salgının üretim üzerindeki küresel etkileri paralelinde istihdama etkilerini ve çalışanların durumunu da değerlendirdik. Salgının ne kadar süre daha devam edeceğini belirleyememekten dolayı da bu sürecin imalat ve ekonomik yapılara etkisini sorguladık. On binlerce küçük işletmelerden oluşmuş %80’i kobi düzeyindeki bu işletmelerin sermaye birikimleri uzun vadede bu Pandemiyi atlatmaya yetmeyecek bu nedenle de önemli finansal ve yetişmiş iş gücü kayıpları yaşanacaktır. 

 İşte tüm bu soruların cevaplarını sektörün çatı örgütlerini oluşturan ve onların nabzını tutan mobilya sektör dernek temsilcilerinden aldık. 

 

 MOSFED Başkanı : Ahmet Güleç

1-    Koronavirüs salgını ve salgın önlemleri sektörünüzü nasıl etkiledi? Ticari faaliyetler ve üretim faaliyetleriniz ne durumda? Gerek iç Pazar gerekse de ihracata etkileri neler oldu?

Kovid-19 salgını hayatlarımızda dramatik değişimlere neden oldu, olmaya devam etmekte. Önceliğimiz her zaman insan sağlığı ve temennimiz var olan olumsuz tablonun yakın zamanda olumluya dönmesi ve tekrar hayatın normalleşmesi. Yaşanan bu salgın elbette bütün sektörleri olduğu gibi mobilyayı da etkiledi ve daraldığımız bir süreç yaşadık. İç pazarda mağaza satışları hükümet tarafından “evdekal” çağrısı yapıldığı ve bizlerinde desteklediği kararıyla birlikte ve Mart 15’den sonra hızla düştü ve durma noktasına geldi. İhracat tarafında 2020’nin ilk üç ayına baktığımızda ise Ocak’ta geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19, Şubat’ta yüzde 10.44’lük artış yaşandığını görmekteyiz. Mart itibariyle geçen yılın aynı dönemine göre yaşadığımız kayıp yüzde 12,70. Sürecin etkilerinin Nisan ve Mayıs’ta da devam etmesini beklemekle birlikte, umarım üçüncü çeyrek ile birlikte sektör yavaş yavaş eski hareketli dönemine kavuşacak. Aslında, tüm dünya pazarlarının bırakın malların mobilizasyonunu insan mobilizasyonuna kapatıldığı bir dönemde bu düşüşlerden çok salgın sonrası döneme odaklanılması gerektiğine inanıyoruz. Evde kalarak, salgınla mücadele için belirlenen koşullara uyalım, ama sonrası içinde hazırlanmanın, stratejileri oluşturmanın şu an için en iyi yol olduğuna inanmaktayız. 

2-    İşletmelerde Çalışan sağlığı ile ilgili ne gibi tedbirler alınıyor?  İlgili kurumlardan beklentileriniz ve talepleriniz nedir? Sizin alınmasını önerdiğiniz tedbirler nelerdir?

 MOSFED, 61 ilde tabana yayılmış 36 bin üreticinin iradesini temsil eden çok büyük bir yapı. Kovid-19 salgının hem iç pazarda hem de ihracatta yarattığı daralmayı yakından takip ediyoruz.  Bütün üyelerimizi salgın ile mücadele kapsamında açıklanan kurallara titizlikle uymalarını rica ettik, biliyoruz ki, bu konudaki hassasiyetleri üst seviyede. Yanı sıra önemli bir şey daha yapıyoruz, koronavirüs pandemisinin satın alma reflekslerinde yarattığı değişimi yakından gözlemliyoruz.  Ve biliyoruz ki, bu salgın bitse bile insanlar bir süre daha kendilerini güvende tutacak mesafede olmaya devam edecek. Yanı sıra üretim tesislerimizin uzaktan üretime uygunluğunu da ölçümlüyoruz. Buradaki ihtiyaçları tespit ediyoruz. Federasyon olarak Ar-Ge ve inovasyona her zaman önem verdik. Katma değeri yüksek ve tasarım yönü güçlü ürün üretiminde teknolojinin en iyi şekilde kullanılmasının yarattığı avantajlı durumları hep anlattık. Bu teknolojilerin kullanımını yaygınlaştırmak için önümüzde duran yeni görevleri  çok daha net gördük ve bu konuda araştırmalar yapmaya başladık.  Üyelerimizle birlikte pandemi sonrasına hazırlanıyoruz. Biriken taleplere hızlı ve güçlü yanıt vermek için alt yapımızı şimdiden hazır hale getirmemiz gerekiyor. Özellikle ihracat tarafında pazarları kaybetmemek adına dijital marketin çalışmaları ve tanıtım faaliyetlerine ağırlık vermek adına çeşitli girişimlerimiz oldu. Çünkü evlere kapansak bile dünya mobil ağ üzerinden sürekli birbiriyle iletişim halinde ve üretimde düşüşler yaşansa da aslında çalışma süreçleri devam ediyor. 

3- Sektör için çözüm önerileriniz nelerdir? Bu sürecin ne şekilde devam edeceğini düşünüyorsunuz ve Salgın sonrası ekonominin, ticari faaliyetlerin ve sektörün normale dönüş süreci ile ilgili öngörüleriniz nelerdir?

 

Öncelikli hedefimiz istihdamı korumak ve sektördekilerin çok ciddi kayıplar yaşayıp faaliyetlerini tamamen durdurmalarını engellemek. Öte yandan biliyoruz ki; salgın sonrasına talepte yoğunlaşma yaşanacak. Salgın sonrasına ciddi bir şekilde hazırlanırsak belki yılı istediğimiz gibi karlılık oranları ile kapatmayacağız ama pazarlarımızı da kaybetmemiş olacağız. Ayrıca salgın ile tedarik zincirinde yaşanan kırılmayı lehimize kullanırsak hızlı ve güçlü bir şekilde bu değişimin içinde yer alabiliriz. 

 

Türkiye’de mobilyada satın alma alışkanlığı mağazaları gezerek ürünleri birebir deneyimleme üzerine kurulu. Bir de mobilya ev ve arabadan sonra aslında ekonomik anlamda hane halkı için en büyük üçüncü gider kalemi durumunda bulunuyor. Dolayısıyla en doğru ürüne, kendini mutlu edecek ürüne gezerek, dokunarak erişeceğini düşünüyor, buna inanıyor. Hal böyle iken mobilyada yakın zamanda e-ticaret tarafında büyük bir değişim beklemiyoruz. Ama Kovid-19 salgını ile Türkiye ufakta olsa internetten mobilya satın almayı deneyimledi. Bu alt yapıya sahip üyelerimiz buradaki ihtiyacı hızla doldurdular. Diğer üyelerimizde e-ticaret, dijital marketin uygulamalarına ağırlık vermeye başladılar. Bizde bu konuda kendilerine yardımcı oluyoruz. Bununla birlikte mobilyada e-ticarete yönelimin orta ya da uzun vadede artış göstermesini bekliyoruz. Genç kuşağın dijitalle, teknolojiyle çok ciddi bir ilişkisi var. Gıda, teknoloji, tekstilde sıklıkla kullandığı e-ticareti, mobilyada da yaşanabileceğini fikren en çabuk kabul edecek kesim onlar. Dolayısıyla mobilyada e-ticaret döneminin yavaş ama emin adımlarla ilerleyeceğini söylemek yanlış olmaz.  

Hem yarattığı istihdam hem de oluşturduğu ekonomik büyüklük ile Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden olan mobilya, hükümetimizin gösterdiği hassasiyet ile mücbir sebepler kapsamına alınan iş kollarından oldu. Ekonomik İstikrar Kalkınma Paketi de bizlere motivasyon kaynağı oldu. Devlet, vatandaş, iş dünyası birlikteliği ve dayanışması ile anlatılacağına inandığımız bir süreç yaşıyoruz. Herkesin bu hassasiyetle hareket ediyor olması son derece umut verici. Birlik ve beraberlik duygusu ile bugünleri aşıp, içine düştüğümüz kaotik durumdan çıkacağımıza inanıyoruz.

 

MOSFED GN BAŞKANI : AHMET GÜLEÇ

 

 

 

 

 MOBSAD YK Başkanı: Nuri Gürcan

  1. Koronavirüs salgını ve salgın önlemleri sektörünüzü nasıl etkiledi? Ticari faaliyetler ve üretim faaliyetleriniz ne durumda? Gerek iç Pazar gerekse de ihracata etkileri neler oldu?

Mobilya sektöründe Mağazalar dahil 65.000 işyeri ve doğrudan 200.000 kişiye istihdam sağlanmaktadır. 3 milyar $  dış ticaret veren sektörde 10.000 ihracatçı ve 36.000 üretici bulunmaktadır. 

 

KDV indiriminin % 8 e sabitlenmesinin olumlu yansımaları olan sektörümüzde Ocak ve Şubat aylarında %15 büyüme sağlanmış ancak Corona Virüs den kaynaklanan sorunlar nedeniyle büyüme yerine  Mart ayında %30 düşüş, Nisan ayında ise %50-%60 düşüş göstermiştir. 

 

Yine krizden kaynaklanan sorunlar nedeniyle nakliye kısıtlamaları  daha önce alınmış siparişlerin teslimatını aksatmıştır. 

Bununla birlikte  çoğu  işyerinin elinde bitmiş ürün stokları oluşmuş, depolama altyapıları da olmadığı için üreticiler güç durumda kalmış ve yüksek stok maliyetleri ile karşı karşıya kalınmıştır. ihracat yapan firmalarımızda da aynı sorunlarla karşı karşıya kalınmıştır. 

Kira giderlerinin yüksek maliyet getirmesi nedeniyle, sorun yaşanan sektörümüzde kira ödemelerinin 3-6 ay gibi sürelerde ertelenmesi elzem hale gelmiştir. 

Fiili mal gönderme kısıtlamalarından kaynaklanan  “tahsilat yapamama” işyerleri özelinde nakit ihtiyacını artırmaktadır. Bankaların kredi verme ve konusunda isteksiz davranması, kredi ötelemelerinde yüksek faiz uygulaması firmaların hareket kabiliyetini oldukça kısıtlamıştır. 

Krizi bahane ederek imkanı olduğu halde borçlarını ödemekten sakınan fırsatçı tutumu izleyen ortamlarla karşılaşılma da sorun oluşturmuştur. 
 

  1. İşletmelerde Çalışan sağlığı ile ilgili ne gibi tedbirler alınıyor?  İlgili kurumlardan beklentileriniz ve talepleriniz nedir? Sizin alınmasını önerdiğiniz tedbirler nelerdir?

En erken önlem alan sektörlerden birisi de Mobilya sektörüdür. Rutin olarak ateş ölçümleri, sosyal/fiziksel mesafenin korunması, maske, eldiven ve dezenfektan v.b hijyen malzemelerinin temini ve çalışanlarımızın kullanıma sunulması bununla birlikte çalışma ortamlarının dezenfekte edilmesi, 

 

Vardiye düzeninde belirli  sayıda personel bulundurulması gibi önlemler alınmıştır. Açıklanan tüm kurallara uyulması konusunda titiz davranılmaktadır. 

            

Sektör için çözüm önerileriniz nelerdir? Bu sürecin ne şekilde devam edeceğini düşünüyorsunuz ve Salgın sonrası ekonominin, ticari faaliyetlerin ve sektörün normale dönüş süreci ile ilgili öngörüleriniz nelerdir?

 

 

İlk ve en öncelikli hedef  istihdamı korumaya çalışarak firmaların ayakta durmasını sağlayarak kapatmaların engellenmesi yönünde mevcut alınan yasal önlemlere ek önlemlerin alınarak acilen devreye sokulması gereklidir. 

 

İhracat tarafında ve iç pazarda pazarları kaybetmemek adına dijital mecralarda çalışma ortamları oluşturmak ve tanıtım faaliyetlerine ağırlık vermeye gayret gösterilmektedir. 

Gündemi yakından takip ederek özellikle Çin başta olmak üzere diğer ülkelerde Pazar oluşturmak için çaba sarf edilmektedir. 

 

Kredi desteklerinde ödemesiz süre, öteleme, kredilere kolay ulaşım ve kredi faizlerinde makul oranların uygulanması,  Stok desteği sağlanması, Digital fuarların yapılarak  yaygınlaşmasının sağlanması, E_ticaret ve digital market uygulamalarına ağırlık verilmesi ve ekonomik istikrar paketi miktarının ve kapsamının genişletilmesi uygun olacaktır. 

 

Nuri Gürcan

MOBSAD YK Başkanı

 

 

 

 MUDER YK Başkanı Seyfi Ayaskan

 

1-    Koronavirüs salgını ve salgın önlemleri sektörünüzü nasıl etkiledi? Ticari faaliyetler ve üretim faaliyetleriniz ne durumda? Gerek iç pazar gerekse de ihracata etkileri neler oldu?

Çin’den başlayarak tüm dünyaya yayılan ve pandemiye dönüşen koronavirüs salgınının mutfak mobilyası sektörüne de önemli etkileri oldu. Tüketicilerin risk algısının artmasıyla birlikte harcamalarda ciddi bir azalış yaşandı, mutfak mobilyası ihtiyaçları da önemli oranda ertelendi.

Alınan tedbirler gereğince sektörümüzde çoğu zaman kapalı olan mağazalar da durumdan olumsuz etkilendi. Alınan sağlık tedbirleri gereğince mağazalar randevulu çalışma sistemine geçerek çalışma saatlerini azalttılar.

Online projelendirme hizmeti sunan firmalar da müşterilerin mağazalara gelmesine gerek kalmadan, müşterilerin kendileri tarafından alınan ölçüye göre projelendirme ve tekliflendirme süreçlerini tamamlayabiliyorlar.

Firmaların üretim birimleri ise siparişlerin zamanında ve eksiksiz teslim edilebilmesi için gerekli tüm önlemleri alarak çalışmaya devam ediyor.

Tüm dünyayı etkileyen bu salgın nedeniyle ihracatta da yurt içi talep ile benzer durumlar yaşanmakta olduğunu söyleyebiliriz.

2-    İşletmelerde çalışan sağlığı ile ilgili ne gibi tedbirler alınıyor? İlgili kurumlardan beklentileriniz ve talepleriniz nedir? Sizin alınmasını önerdiğiniz tedbirler nelerdir?

Zorunlu maske, her türlü alanda kolay ulaşılabilecek şekilde dezenfektan yerleştirilmesi, sosyal mesafeye uygun çalışma ortamı hazırlama, günlük ateş ölçümü, tıbbi atık çöp kovası, servis ve işletmelerin düzenli dezenfekte edilme işlemi, uzaktan çalışma sistemine geçilmesi, salgınla ilgili önlem amaçlı yapılması gereken temizlik ve hijyen kurallarına uyulması için broşür dağıtımı, panolarda bildirimler, İSG eğitimlerinin verilmesi başlıca önlemler olarak öne çıkıyor.

Tüm dezenfektan ve maskelerin ücretsiz şirketlere dağıtılmasının sağlanması, salgın ile ilgili işletmelerde alınması gerekli önlemler için düzenli eğitimlerin verilmesi, ilgili kamu kuruluşlardan bu konudaki en önemli beklentimiz.

3-    Sektör için çözüm önerileriniz nelerdir? Bu sürecin ne şekilde devam edeceğini düşünüyorsunuz? Salgın sonrası ekonominin, ticari faaliyetlerin ve sektörün normale dönüş süreci ile ilgili öngörüleriniz nelerdir?

Sürecin kademeli olarak düzelebileceğini ama ilaç veya aşı bulunmadan eski normale dönmeyi beklemenin çok gerçekçi olmadığını düşünüyoruz. Devletin Covid-19 ile mücadele kapsamında sunduğu teşvik ve desteklerin arttırılması ve mevcut olanların sürelerinin uzatılmasının faydası olacağını düşünüyoruz. 

Dünyada korona salgını sonrasında mutlaka bazı dönüşümler öne çıkacak. Sektörlerin ise bu sürece birbirlerinden farklı da olsa uyum sağlamaları gerekecek. Sektör açısından dönüşüm beraberinde yaşamın daha eve odaklı sürdürüleceğine ve evdeki mobilyalara yönelik talebin artacağına kesin gözüyle bakabiliriz. Bununla birlikte henüz korona salgınının ne kadar süreceği ve ikinci bir dalganın ne şiddette yaşanacağı hususlarının bilinmemesinin, geleceğe yönelik gerçekçi tahminleri imkânsız kıldığını söyleyebiliriz.

 

 

 

 MAKSDER YK Başkanı Ali Osman Mertöz

Koronaviru?s salgını ve salgın o?nlemleri sekto?ru?nu?zu? nasıl etkiledi? Ticari faaliyetler ve u?retim faaliyetleriniz ne durumda? 

Tu?m du?nyayı etkisi altına alan bu pandemi; insanlıg?ın yas?am bic?imini, ilis?kilerini ve ekonomik durumunu negatif s?ekilde etkilemis?tir. 

Mobilya Aksesuarları sekto?ru?, mu?cbir sebep kapsamına alınan sekto?rler kadar ekonomik kayba ug?ramıs?tır. Buna rag?men mu?cbir sebepten yararlanamaması sekto?ru?mu?zu? olumsuz etkilemis?tir. 

Mart ayının 10 'u itibari ile siparis?lerimizde c?ok hızlı bir du?s?u?s? bas?lamıs? olup, nisan sonu itibariyle bu du?s?u?s? zirve yapmıs?tır. Bir c?ok u?yemiz iki hafta ve u?zeri u?retimlerini durdurmak zorunda kalmıs?tır. 

Sevkiyatlardaki maliyet artıs?ları bas?ta olmak u?zere ihracatlarımız; c?es?itli u?lkelerin gu?mru?klerinden kaynaklanan gecikmeler, siparis?lerin bekletilmesi ve o?deme yapılamaması yada ihracat 

bedellerinin gecikmelerinden kaynaklanan ciddi problemler yas?amaktayız. 

I?s?letmelerde C?alıs?an sag?lıg?ı ile ilgili ne gibi tedbirler alınıyor? I?lgili kurumlardan beklentileriniz ve talepleriniz nedir? Sizin alınmasını o?nerdig?iniz tedbirler nelerdir? 

Sekto?ru?mu?z is? sag?lıg?ı ve gu?venlig?i ac?ısından oldukc?a duyarlıdır. Maksder olarak u?yelerimiz; tu?m du?nyadaki mobilya aksesuar sekto?ru?nde markalı u?ru?n u?reten o?nder ve o?rnek firmalar arasında yer almaktadır. 

U?retim kapasitesi, o?lc?eg?i ve yarattıg?ı istihdam ac?ısından du?nyadaki 5. Sırayı omuzlamıs? durumdayız. Bu seviyeye gelmek kolay olmuyor. Bilgi, tecru?be ve en o?nemlisi nitelikli insan kaynag?ı yog?un bir sekto?ru?z. Bu manada c?alıs?anlarımızı salgından korumak, bilinc?lendirmek ve kurallara uyum bizler ic?in zor olmadı. C?u?nku? c?ok bilinc?li ve duyarlı bir insan kaynag?ına sahibiz. 

U?yelerimiz; sosyal mesafe, ates?, hijyen personel transferleri, sokag?a c?ıkma yasag?ı gibi devletimizin ve bilim kurulunun aldıg?ı tavsiye kararlarına titizlikle uyum go?stermis?lerdir.

I?lgili kurumlardan en o?nemli beklentimiz nakit akıs?ımızın bozulmamasını sag?layacak tedbirlerin alınması, bu kadar deg?erli ve o?nemli bir sekto?ru?n go?z ardı ed lmemes d r. 

U?yelerimizin bir c?og?u her tu?rlu? dijital platform ve arac?ları yaygın olarak kullanmaktadırlar. Ar-Ge, inovasyon ve gu?ncel s?artlara uyum ve do?nu?s?u?m u?yelerimin karakteristik o?zellig?idir. Bundan dolayı onlarla guru duyuyorum. 

Sekto?r ic?in c?o?zu?m o?nerileriniz nelerdir? Bu su?recin ne s?ekilde devam edeceg?ini du?s?u?nu?yorsunuz ve Salgın sonrası ekonominin, ticari faaliyetlerin ve sekto?ru?n normale do?nu?s? su?reci ile ilgili o?ngo?ru?leriniz nelerdir? 

C?ok ciddi ekonomik kayıplar yas?adıg?ımız ve yas?ayacag?ımız maalesef go?ru?nen bir gerc?ektir. Kısa c?alıs?ma o?deneg?i ile ilgili uygulama, usul ve esasları c?erc?evesinde yapılabilecek hatalar dolayısıyla gelecekte yas?anabilecek denetimler ve olabilecek cezalar nedeni ile bazı u?yelerimiz bu uygulamadan yararlanmadı veya vazgec?ti . Sahip oldug?umuz nitelikli istihdamı korumak adına maksder u?yeleri personellerinin tu?m hakedis?lerini ve u?cretlerini o?deyerek c?ok ciddi bir fedakarlık yapıyorlar. 

Ar-Ge ve tasarım merkezlerimizin c?alıs?malarına ara vermeden devam ederek bu krizi fırsata c?evirmeye c?alıs?ıyoruz. Bizler nihai tu?keticiler ic?in u?ru?n u?retmiyoruz. O anlamda e-ticaret s?ansımız c?ok fazla yok. Ancak pandemi sonrası herkes u?retim yo?ntemlerinden tu?m c?alıs?ma bic?imlerini sorgulayarak geleceklerine du?nden ve bugu?nden farklı bir s?ekilde yo?n verecekleri kac?ınılmaz bir gerc?ektir. 

Kendimizi, c?alıs?anlarımızı izole etmek ic?in kapandıg?ımız bu gu?nlerde mobil ag?larla sekto?ru?mu?z ve du?nya ile su?rekli iletis?im halinde olduk. Ancak normalles?mek kademelve temkinli olacaktır. Bu do?nemde bilimden ve akıldan ilham alarak, devletimizle is?birlig?i ve dayanıs?ma ic?inde, her tu?rlu? suist imalden uzak, el ele ve birlikte atlatacag?ımıza inancım tamdır. 

Tu?m insanlıg?ın ve aziz u?lkemin en kısa su?rede bu su?reci atlatmasını ve mu?barek ramazan ayının hayırlara vesile olmasını diliyorum. 

 

 

 İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları    

                                               Birliği (İKMİB) Yönetim Kurulu Başkanı Adil Pelister

 

 

  1. Koronavirüs salgını ve salgın önlemleri sektörünüzü nasıl etkiledi? Ticari faaliyetler ve üretim faaliyetleriniz ne durumda? Gerek iç Pazar gerekse de ihracata etkileri neler oldu?

Koronavirüs salgını, küresel olarak üretimden tüketime, lojistik dahil ekonomi zincirini büyük ölçüde etkiliyor. Ülkemizde de koronavirüsün etkilerini en aza indirmek üzere devletimiz ve Bakanlıklarımız birçok tedbir aldı. Süreçle birlikte oluşan ihtiyaçlara bağlı olarak bu tedbirler de güncelleniyor veya yeni tedbirler ekleniyor. 

 

Geçen yıl On Birinci Kalkınma Planı’nda, İhracat Ana Planı’nda ve Yeni Ekonomi Programı’nda da öncelikli 5 stratejik sektör arasına alınan kimya sektörümüz, birçok sektöre hammadde, yarı mamul ve ürün üreterek direkt ya da dolaylı olarak dokunan kritik bir sektör. 

 Kimya sektörü olarak, otomotivden mobilyaya, tekstilden gıdaya kadar hammaddelerimizle pek çok alana dokunarak ülkemiz için büyük bir katma değer sağlıyoruz. Dolayısıyla kimya sektörümüzle birlikte özellikle tedarik zincirini sağlayan tüm kritik sektörlerin mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesini ve devletimizin sunduğu imkanlardan faydalanabilmesini bekliyoruz.

 Koronavirüs ile mücadele sürecinde sağlığımız için önemli olan temizlik ve hijyen ürünleri, ilaç, medikal ürünler vb. sektörler kimya sektörümüzün yelpazesi altında yer alıyor. Bu işletmelerdeki çalışanların sağlığı için gerekli önlemler alınmak kaydıyla, temizlik ve hijyen ürünleri, ambalaj sektörü başta olmak üzere kritik önemdeki ürünlerin ve bu ürünlerin piyasaya sunulması aşamasına kadar ihtiyaç duyulan ara mamul üretimi devam ediyor.  

 

Bu süreçte önemli olan önce insan sağlığı. Sağlığımızın korunması ve ülkemizin ihtiyaçlarının karşılanmasından sonra önceliğimiz ise işletmelerimizin sürdürülebilirliğini sağlamak ve süreci en az etki ile atlatmak. İKMİB olarak, ihracatçı firmalarımızın bu süreçte yaşadığı hammadde ve yarı mamul tedariği, lojistik veya finansmana erişim gibi sıkıntılarını çözmek ve korona virüsün etkisini minimize etmek için büyük bir özen ve çaba gösteriyoruz. Genişletilmiş Yönetim Kurulumuzdan, sektör sivil toplum kuruluşlarından ve üye firmalarımızdan aldığımız görüşleri, sorun ve önerileri derleyerek, Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Ticaret Bakanlığımız başta olmak üzere ilgili Bakanlık ve kurumlara iletmeye devam ediyoruz. Bununla birlikte Bakanlığın ilgili Genel Müdürleri ile görüşmeler gerçekleştiriyoruz. 

 

Diğer yandan, tüm olumsuzluklara rağmen ihracatımızı durdurmuyoruz ve Ticaret Bakanlığımızın önerileri doğrultusunda farklı lojistik kanallarımızı kullanmaya çalışıyoruz. Özellikle bu süreçte demiryolu taşımacılığı, hava kargo taşımacılığı ve denizyolu taşımacılığı daha fazla öne çıkıyor. Karayolu taşımacılığında ise tampon bölge oluşturularak temassız ticaret yapılıyor ve dış ticaretin devam etmesi adına yeni önlemler alınmaya devam ediliyor.

 

Kimya sektörümüzün ihracatında Mart ayında ise plastikler ve mamulleri, kauçuk ve kauçuk eşya, anorganik kimyasallar gibi bazı diğer sektörlerimizin de ihracatında düşüş olmakla birlikte bu süreçte “uçucu yağlar, kozmetikler ve sabun”, “eczacılık ürünleri”, “muhtelif kimyasal maddeler”, “yıkama müstahzarları”, “gübreler” gibi sektörlerimizin ihracatında artış oldu. Bu açıdan kimyanın bazı alt sektörlerinde talebe bağlı yoğunluk yaşanırken, bazı sektörlerimiz ise ürün tedarik ettikleri sektörlerin de yavaşlaması nedeni ile olumsuz etkilendi. 2020 yılı Ocak-Şubat-Mart dönemi kimya ihracatımız 2019 yılı aynı döneme göre yüzde 5,18 azalarak 4 milyar 771 milyon dolar olarak gerçekleşti.

 

  1. İşletmelerde Çalışan sağlığı ile ilgili ne gibi tedbirler alınıyor?  İlgili kurumlardan beklentileriniz ve talepleriniz nedir? Sizin alınmasını önerdiğiniz tedbirler nelerdir?

Bu süreçte, ihracatçılarımızın başta sağlık konusundaki önlem ve uyarıları dikkate alarak, çalışanlarının sağlığını ve istihdamı korumaları, süreç sonrasındaki ihtiyaç ve talepler için üretimi mümkün olan ölçüde devam ettirmeleri büyük önem taşıyor. Çalışmaya devam eden işletmelerimizde gereken mesafenin korunması, işyerinin temizliği, kişisel hijyen temizliği, servislerin çoğaltılması ve kullanan kişi sayısına dikkat edilmesi, gerekli sayıda çalışanın gelmesi ve dönüşümlü çalışılması, evden çalışabileceklerin işini evden yürütmeleri gibi Sağlık Bakanlığımızın da tavsiyeleri doğrultusunda alınan önlemler uygulanıyor.

 

Üretici ve ihracatçı firmalarımız bir yandan üretimlerine bu şartları yerine getirerek devam ederken çalışanların sağlığı başta olmak üzere maddi ve manevi büyük bir sorumluluk alıyorlar. Bu konuda firmalarımızın bazı beklentileri bulunuyor.

 

Kimya sektörümüz hammaddede yüzde 80 dışa bağımlı durumda. Bu açıdan hammadde ve yarı mamul tedariği sektörümüz için çok önemli. Buna bağlı olarak tedarik süreçlerinin aksamasının bütün sektörleri etkileyeceğini söyleyebiliriz. Özellikle kritik ürünlerin temini için hem gümrük süreçleri oldukça hızlı işlemeli hem de nakliyelerinin daha uyguna getirilebilmesi için gerekli düzenlemeler yapılması önem arz ediyor. Hatta uzun vadede girdi tedariğinin güvencesi adına, ülkemizde üretimi olmayan veya yeterli olmayan kritik hammadde, yarı mamul veya mamullerin tespitleri aciliyetle yapılarak, üretimlerine yönelik gerekli teşvik ve destek sağlanabilir. Bu doğrultuda, hammadde/yarı mamul ürün tedariği konusunda riskin dağıtılması yönünde beklenti ve önerilerimizi başta Tim olmak üzere ilgili kurumlarımızla paylaşıyoruz. Bununla birlikte tedarik kadar tüketim de çok önemli. Tüketim ve tedariğin paralel işlemesi gerekiyor.

 

İhracattaki geçici yavaşlama sürecinde kapasite kullanım oranlarının korunması amacıyla ihracatçıya stok finansmanı desteği verilmesi, Kredi Garanti Fonu limitinin 25 milyar liradan 50 milyar liraya çıkarılması, iş gücü maliyetlerinin azaltılması amacıyla asgari ücret desteğine devam edilmesi ve kısa çalışma ödeneği tedbirlerini firmalarımızın mali gücünü desteklemesi, nakit ihtiyacını karşılayabilmesi ve istihdamın korunması açısından önemli buluyoruz. Reeskont kredilerinin yanı sıra Eximbank kredilerine de kolaylık sağlanması ihracatçılarımız açısından büyük önem taşıyor. Alınan bu kararların ivedilikle uygulamaya geçmesini bekliyoruz. İşletmelere daha kolay ve artan miktarlarda kredi verebilmeleri için bankalara tanınan likidite kolaylıklarının aynı hızla sanayicilere yönelik fiili krediye dönüştürülmesi de çok önemli. 

 

Bununla birlikte ithalatta gümrüklerdeki KDV’nin ertelenmesi ve enerji kullanım teşviklerinin yaygınlaştırılması da sektörümüz için önem teşkil ediyor. Talep artışını destekleyebilmek adına tedbirlerin 3 ay yerine 6 ay, 1 sene gibi biraz daha uzun vadeli alınması gerektiğine inanıyoruz.

 

Ayrıca, kimya alt sektörlerimizin çoğunu ilgilendiren Geri Kazanım Katılım Payı (GEKAP) beyannamelerinin verilme süresinin bir yıl veya bu yıl sonuna kadar ertelenmesi, biosidal ruhsatlandırma sürecinin hızlandırılması ve Sağlık Bakanlığı’nın bilgisi dahilinde biosidal ürünleri üretecek firmaların önünün açılması, Sevesso denetimlerinin durdurulması ve KKDİK ile KVKK uygulamalarının yılbaşına kadar ertelenmesi kimya ihracatçılarımız açısından önem taşıyor.

 

 

  1. Sektör için çözüm önerileriniz nelerdir? Bu sürecin ne şekilde devam edeceğini düşünüyorsunuz ve Salgın sonrası ekonominin, ticari faaliyetlerin ve sektörün normale dönüş süreci ile ilgili öngörüleriniz nelerdir?

İKMİB olarak, üyelerimizi açıklanan teşvik ve önlemler konusunda sık sık bilgilendiriyor ve alınan kararları, sektörümüzle ilgili gelişmeleri iletiyoruz. Bu dönemde video konferans üzerinden toplantılarımızı gerçekleştiriyor ve yönetim kurulumuzla, üyelerimizle istişarelerde bulunuyoruz. 

 

Türkiye’nin ihracattaki ikinci büyük sektörü olan kimya sektörünün birliği İKMİB olarak, biz de elimizi taşın altına koyduk ve 100 bin litre dezenfektanı TİM adına Sağlık Bakanlığımıza ve hastanelerimize teslim ettik. Bununla birlikte sağlık çalışanlarımızın yüz koruyucu sağlık siperi ihtiyacını karşılamak üzere harekete geçtik. Plastik Sanayicileri Derneği (PAGDER) iş birliği ile 110 bin sağlık siperini Sağlık Bakanlığımıza ve Türk Kızılayı’na teslim edeceğiz. İlk etapta 20 bin sağlık siperini Sağlık Bakanlığımıza teslim ederken, 5 bin sağlık siperini de Kızılay’a teslim ettik. 

 

Bununla birlikte, İKMİB olarak bir ilke daha imza atıyoruz. Ticaret Bakanımızın açıkladığı ticaretin devamı için yeni yöntemlerden biri olan sanal ticaret heyetlerinin ilki “Kolombiya Sanal Ticaret Heyeti”ni 11-22 Mayıs tarihlerinde gerçekleştireceğiz. Boya ve yapı/ahşap kimyasalları sektörüne yönelik ilk defa gerçekleştireceğimiz “Kolombiya Sanal Ticaret Heyeti” kapsamında 30 Nisan Perşembe günü Kolombiya pazarı hakkında bilgi veren bir webinar düzenledik. Kolombiya dışında Meksika, Panama, Kosta Rika, Ekvator, Peru, Şili, Paraguay, Arjantin, Uruguay, El Salvador gibi 10 ülkeden yaklaşık 32 firmanın katılmasını beklediğimiz etkinlikte, katılımcılarımız 11- 22 Mayıs tarihlerinde Skype üzerinden ikili iş görüşmeleri gerçekleştirecek.

 

Diğer yandan işletmelerimizin bu süreçte kısa çalışma ödeneğinden, Eximbank ve KGF imkanlarından faydalanmalarını öneriyoruz. Geçici olan bu sürecin ne kadar sürede tamamlanacağını öngörmek çok mümkün değil ama bayram sonrası Haziran başı itibariyle kademeli olarak normalleşme sürecinin başlayacağını düşünüyorum. Kurallara uyarak, birlik ve beraberlik ile bu süreci daha kolay atlatacağımıza inanıyorum. 

 

Ayrıca dijital dönüşüm içinde olduğumuz bu süreçte firmalarımızın teknoloji konusundaki eksikliklerini tespit etmesi ve bu alana yatırım yapması sürdürülebilir olmayı kılacak. İhracatta temassız ticaret ve e-ticaret gelecek dönemde daha çok ön plana çıkacak. En önemli konulardan biri de düzenli ve şeffaf iletişim. İletişimi devam ettirmek ve tanıtım faaliyetlerini doğru bir şekilde yapmak çok önemli. 

 

Bu süreç bittiğinde kayıplarımızı telafi etmek ve ihracatımızı artırmak için daha çok çalışacağız. Ülkemizin ekonomisinin gelişmesi için kimya sektörü olarak üretmeye ve ihracata devam edeceğiz.

 

 

   OMSİAD Başkanı :Ercan Ata

1-Koronavirüs salgını ve salgın önlemleri sektörünüzü nasıl etkiledi? Ticari faaliyetler ve üretim faaliyetleriniz ne durumda? Gerek iç Pazar gerekse de ihracata etkileri neler oldu?

COVID19 Salgını tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ticari hayatı ve ekonomiyi olumsuz yönde etkiledi. Ancak Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Bakanlıklarımızın yani devletimizin aldığı ekonomik tedbirler ile emek yoğun sektörümüz istihdamını düşürmeden üretmeye devam ediyor.

TÜİK verilerine göre Koronavirüs salgınının etkilerinin sert hissedildiği Mart 2020 Ayında ülke ihracatımızın %17,8 azaldığı görülmektedir. Ofis mobilya sektörümüzün Mart 2020 Ayı ihracatı da bir önceki yıla göre %4,45, ithalatı da %7,76 oranında azalmıştır. 

Tabii ki bu düşüş oranları kaçınılmaz, zira tüm dünya alışveriş kapıları şu an için kapalı. Mevcut siparişlerimizi üretmeye devam ediyoruz.  

Salgın tedbirleri tüm dünya ile ülkemizde yavaş yavaş aralanmaya başladığında gerek iç pazarda gerekse de ihracatımızda kısa sürede ekonomiler canlanacak ve umarız her şey normale dönecektir. 

2-İşletmelerde Çalışan sağlığı ile ilgili ne gibi tedbirler alınıyor?  İlgili kurumlardan beklentileriniz ve talepleriniz nedir? Sizin alınmasını önerdiğiniz tedbirler nelerdir?

Sektörümüzde üretici firmalarımız öncelikle salgının ilk çıktığı dönemde işletmelerini kısa süreleri A’dan Z’ye salgın tedbirlerini almak üzere kapatmış daha sonra öncelikli çalışanın ve müşterisinin yani tüketicisinin sağlığını korumaya önem vererek üretmeye devam etmektedir. Özellikle de devletimizin almış olduğu istihdam tedbirlerini uygulayarak istihdam azaltmadan üretmeye devam etmektedir.

iç mekan, tavan, oda, tablo içeren bir resimAçıklama otomatik olarak oluşturulduiç mekan, kişi, adam, tablo içeren bir resimAçıklama otomatik olarak oluşturulduiç mekan, kişi, bina, tablo içeren bir resimAçıklama otomatik olarak oluşturuldu

 

3-Sektör için çözüm önerileriniz nelerdir? Bu sürecin ne şekilde devam edeceğini düşünüyorsunuz ve Salgın sonrası ekonominin, ticari faaliyetlerin ve sektörün normale dönüş süreci ile ilgili öngörüleriniz nelerdir?

Sürekli olarak cari fazla veren sektörümüzün, küresel salgın sonrası üretime devam edebilmesi ve istihdam yaratabilmesi için ihracatın öncelikli olduğunu düşünüyoruz.

Sektörde, gelecek dönemde rekabetin fiyat odaklı olarak önemli ölçüde artacağı beklentisi, artan rekabet karşısında, daha fazla ihracat yapılabilmesi için yapılan ihracatın %18’i oranında doğrudan peşin gelir desteğinin devletimiz tarafından sağlamasını önemlidir.

Ayrıca ihracatı desteklemek için Ticaret Bakanlığımız tarafından en çok mobilya ihracatı yapılan ülkeler ile ikili özel anlaşmalar yapılarak karşılıklı ülke üretim stoklarının değerlendirilmesi mümkün kılınabilir. 

Salgın nedeniyle nakliye kısıtlamaları daha önce alınmış siparişlerin teslimatını aksatmış, birçok işyerinin elinde bitmiş ürün stokları oluşmuştur böylece sermayenin stokta mal halinde beklemesi işyeri maliyetlerini artırmıştır. Stok eritmeye yönelik alıcıya devlet ya da bankalar tarafından doğrudan ya da kredi kaynak desteği sağlanmalıdır.

 

 

   Mobder Yönetim Kurulu Başkanı: Murat Tunç

 

 1- Korona virüs salgını ve salgın önlemleri sektörünüzü nasıl etkiledi? Ticari faaliyetler ve üretim faaliyetleriniz ne durumda? Gerek iç Pazar gerekse de ihracata etkileri neler oldu?

Her sektörde olduğu gibi mobilya sektörü de korona virüs sürecinden fazlasıyla etkilenmiştir. Önceliklerin doğal olarak temel tüketim ihtiyaçlarında yoğunlaştığını gözlemlemekteyiz. Piyasalar ve hayatlarımız normale dönene kadar mobilya sektörünün en az rağbet görecek ve en son hareketlenecek sektörlerden biri olacağını düşünmekteyiz. Pandemi’nin Türkiye sınırlarına girdikten sonra durumun gerektirdiği şekilde üyelerimizin bir çoğunun mağazalarının yer aldığı mobilya AVM’si HOM Design Center kapatılmış ve diğer perakende mağazaları da aşamalı bir şekilde çalışmalarına ara vermiştir. Bundan dolayı iç pazarımızın anında durduğunu ve perakende müşterilerimizin %90’ nını kaybettiğimizi söyleyebiliriz. Ancak birçok üreticimizin ihracat taahhütleri olduğundan fabrikalardaki üretimin düşük kapasiteyle de olsa çevresel ve kişisel hijyen kurallarına azami dikkat ederek devam ettiğini görmekteyiz. Mevcut siparişlerimizin üretim ve teslim tarihlerine uymaya çalışırken, pandemi sürecinde yurtdışı pazarımız sadece teklif verme düzeyinde kalmıştır ve bu firmalarımızı sıkıntıya sokmaktadır. Bugünkü şartlar altında ileriye yönelik iyimser bir projeksiyon yapmak gerekirse ekim/kasım aylarından itibaren daha hareketli bir sürece gireceğimizi umuyoruz.

2-  İşletmelerde Çalışan sağlığı ile ilgili ne gibi tedbirler alınıyor?  İlgili kurumlardan beklentileriniz ve talepleriniz nedir? Sizin alınmasını önerdiğiniz tedbirler nelerdir?

 İşletmelerimiz ‘önce insan’ diyerek çalışanlarımızın sağlığı için gerekli tüm tedbirleri almıştır.  Çalışma alanlarının tümü dezenfekte edilmiş olup, belli aralıklarda hijyenik uygulamalar tekrarlanmaktadır. Çalışanlarımızın servis araçlarında boş koltuk uygulaması yapılmakta, yemekhanelerimizde sosyal mesafenin korunduğu oturma düzenleri oluşturulmaktadır. Tüm personele maske, eldiven ve dezenfektan dağıtıp, düzenli aralıklarla gerekli uyarılar yapılarak kontrol sağlanmaktadır. Personelin işyerine giriş ve çıkışlarında ateş ölçümü yapılmaktadır. Dünyada halen Covid19’la ilgili net gelişmeler olmadığından, bizler de şu anda bilim kurulunun tavsiyelerini  dikkatle uygulamaktayız.

3- Sektör için çözüm önerileriniz nelerdir? Bu sürecin ne şekilde devam edeceğini düşünüyorsunuz ve Salgın sonrası ekonominin, ticari faaliyetlerin ve sektörün normale dönüş süreci ile ilgili öngörüleriniz nelerdir?

Bu salgın nihayetlendiğinde devletler ve insanlar birçok ders çıkaracaklardır. Hepimiz dünya ticareti ve yaşam tarzının yeni bir şekillenmeye doğru gittiğinin farkındayız.  Özellikle dahili ve harici ticaret şekli tamamıyla yeni bir düzene doğru gitmektedir. Tüketicilerin alıveriş tutumu çok daha farklı bir seyir alacaktır. Daha önceleri de mevcut olan online alışveriş sistemleri daha çok gelişecek, teknoloji hayatımızın her anı ve yerinde önemli ölçüde varlığını hissettirecektir. Sektörümüzde ve ülkemizde var olan ama henüz yeterli olmayan online mobilya alış/veriş platformları gelişecektir. Her işletme kendi online satış sitesini kurarak satışlarını arttırma yönüne gitmelidir. Uluslararası online sitelerine üye olarak yurt dışı satış imkanlarını geliştirme yolları denenmelidir. Ülkemizin ve dünyamızın bu Pandemi den en kısa sürede ve en az yara ile çıkması, sektörümüzün de bu durağan süreci yeni oluşacak dünya ekonomik düzenine ayak uydurmak için gerekli hazırlıkları yapmak için bir fırsat olarak değerlendirmesini diliyoruz.                                                                                                                                                                                                                                                         

 



   İMOS Yönetim Kurulu Başkanı: Okan GÜLER

  1. Korona virüs salgını ve salgın önlemleri sektörünüzü nasıl etkiledi? Ticari faaliyetler ve üretim faaliyetleriniz ne durumda? Gerek iç Pazar gerekse de ihracata etkileri neler oldu?

 

Korona virüs ülkemizde ve dünyada hayatın olağan akışını engellemiştir. Yurt içindeki satış noktalarının kapalı olması ve virüsün bulaşıcı etkisini azaltmak için evde kalma gereksinimi talepleri durma noktasına getirmiştir. Aynı şekilde ihracat pazarlarında da durum aynıdır. Diğer ülkelerin sınırlarını kapatarak uyguladıkları karantina önlemleri, sevkiyatları ve siparişleri durma noktasına getirmiştir. Sonuç olarak sektör %30 kapasiteyle çalışmaktadır. İnşallah, içinden geçtiğimiz bu zor günlerin en kısa zamanda yeni bir azalma trendiyle bayram sonrası normalleşme sürecine gireceğini tahmin ediyorum. 

  1. İşletmelerde Çalışan sağlığı ile ilgili ne gibi tedbirler alınıyor?  İlgili kurumlardan beklentileriniz ve talepleriniz nedir? Sizin alınmasını önerdiğiniz tedbirler nelerdir?

 

İşletmelerimizde sağlık açısından virüsün bulaşıcı etkisini azaltmak ve kırmak adına birçok uygulama hızlı bir şekilde devreye sokulmuştur. Öncelikli olarak çalışma alanlarımızda ve işletmelerimizdeki sosyal alanlarımızda mesafe kuralları uygulamaya konulmuştur. Örnek verecek olursak; yemek saatlerimiz uzatılarak az sayıda personelin yemekhanelere alınması, tek kullanımlık bardaklar ve sarf malzemelerinin tercih edilmesi, servis kapasitelerinin %50 azaltılması, el dezenfektelerinin sürekli olarak kullanılması sağlanıyor. Aralıksız olarak kurallar hatırlatılarak sosyal mesafenin etkin halde çalışma ortamına yansıtılması sağlanıyor. Ayrıca kronik rahatsızlığı olan ve kendilerini iyi hissetmeyen çalışanlarımız bu dönemde izinli sayılıyor. Kısacası çalışanlarımızın sağlığı için tüm tedbirleri almış bulunmaktayız. 

 

  1. Sektör için çözüm önerileriniz nelerdir? Bu sürecin ne şekilde devam edeceğini düşünüyorsunuz ve Salgın sonrası ekonominin, ticari faaliyetlerin ve sektörün normale dönüş süreci ile ilgili öngörüleriniz nelerdir?

 

Sektör için çözüm öncelikli olarak talebin oluşmasıdır. Bu süreç iyileşmesinin de Haziran ayı başında toparlanmaya başlayacağını düşünüyorum. Fakat dünyanın eski durumuna dönmesi zaman alacağından önümüzdeki bir yıl istihdamın korunması adına sektörün desteklenmesi gerekiyor. SGK primlerinde indirimler, kira yardımları, stok yardımları ve faizsiz uzun vadeli finansman destekleri sektörde istihdamın korunması adına çok faydalı olacaktır. 

   KAYMOS YK Başkanı Mehmet Yalçın

 

Mobilya sektörü, 2020 yılının söktörümüz adına çok iyi geçeceği umudu ve beklentisi çerisinde yıla hızlı bir giriş yaptı. Ardından ocak ayında yapılan dünyanın en önemli mobilya fuarlarından olan Imob mobilya fuarı, beklentilerin çok üstünde başarılı geçerek 2020  yılının mobilya yılı olacağından hiç şüphemiz yoktu. Yatırımlar, makina siparişleri ve personel almak için ilan veren mobilya sektörü, korona virüsünün başlaması ile zorlu ve güç bir zamanın başlangıcına adım atarak, tüm dünyada oldu   ğu gibi ülkemizde de mobilya sektöründe daralmaya neden oldu.   Alınan önlemlerle birlikte sevkiyatların durması sonucu  üretimler durmuştur. Nisan ayı ile beraber mobilya üretim endeksi yüzde yirmi seviyelerine gerilemiştir. Mobilya, müşteri için  ihtiyaç  sıralamasında çok gerilerde olduğundan   olumsuz etkilenen sektörlerin başında yer almaktadır.

 

Devletimizin aldığı önlemler kapsamında perakende müşterilerinin  sokağa çıkamadığından dolayı iç pazar çok ciddi bir daralma yaşamıştır. Ihracatta ise durum daha da kötü durumdadır. Korona virüs salgını ihracat yaptığımız ülkelerde de avm ve mağazaların kapanmasıyla beraber, mobilya ihracatımızı durma noktasına getirmiştir.

Bu durum, sektörümüzü olduğu gibi çalışma hayatımızda da olumsuz etkilemektedir. Emek yoğun olan sektörde, personelin sağlığı ve güvenliği için bir çok önlem alan üreticiler ilk olarak, Kronik hasta olan personellerinin hepsini izine göndererek tedbirlere ilk adımı atmıştır. idari personellerin büyük bir çoğunluğuna evde home office çalışma programı başlatılarak büro çalışmalarının büyük çoğunluğu evlerden yapılır hale gelmiştir.  Fabrikalarımızda ise güvenlik ve hijyen tedbirleri en üst seviyede uygulanmaya başlayarak, Fabrikalarımızın tüm giriş çıkışlarında ısı ölçer derecelerle çalışanlarımızın ve gelen misafirlerimizin ısılarını ölçerek ilk güvenlik önlemlerine girişlerden kontroller yapılmaya başlamıştır.. Zorunlu olmadıkça yüz yüze görüşmeleri iptal edilerek telefonla veya mail yolu ile yapılmaya özen gösterilmektedir.  El dezenfektanları fabrikalarımızın bütün köşelerine yerleştirilerek sürekli hijyen ortamı oluşturulmuştur. Yemekhane tuvalet soyunma odaları mescidler çalışma alanları servisler düzenli olarak yetkili firmalarca dezenfekte edilmekte. Yemekhaneler ve personel servislerinde sosyal mesafe korunmaktadır.

Bu süreçte yerel yönetimler veya bağlı olduğumuz sanayi yönetimlerine önemli görevler düşmekte olup, bir çok önlemin uygulanmasına ve kontrollerinin yapılmasına özen gösterilmelidir. 

Düzenli olarak çalışma alanları ve personel servisleri  dezenfekte edilmeli, korana ile yaşamanın eğitimlerinin ve bilgilendirilmeleri yapılmalı, çalışan personellerin düzenli korana test kontrolleri yapılmalı. Alınan tedbirlerin işletmelerde uygulanıp uygulanmadığına dair, yerel yönetim veya ilgili kurumlarca düzenli kontrolleri yapılmalı, uymayan firmalara yaptırım uygulanmalıdır.  Görünen odur ki, bu süreç daha uzun sürecek ve bu tedbirlerle  yaşamayı, tüm birimlerimizle öğrenmeliyiz.

Korona vürüsünün başlaması ile beraber, bu yaşanan sürecin içerisinde sektör maddi olarak büyük kayıplar yaşamaktadır. Devletimiz her konuda olduğu gibi bu konu da da destek olmalıdır, üreticiler maddi olarak sıkıntılı ve zor bir dönemden geçiyor. Ödemelerin aksaması, ihracat ürünlerinin sevkiyatlarının yapılamaması, ihraç edilen  ürünlerinin bedellerinin gelmemesi, karşılıksız çek ve senetlerin artışları üreticileri zor duruma bırakmakta. Bütün bunların en az zarar ve kayıpla atlatılması için devletimizin alacağı önlem, tedbir ve destekler sektörün devamını olumlu yönde etkileyecektir.

 

 

 AİMSAD Yönetim Kurulu Başkanı:Mustafa Sabri EROL

 

Koronavirüs salgını ve salgın önlemleri sektörünüzü nasıl etkileri? 

Makine Sektörü, 2019 yılı sonu itibariyle 17 bini aşkın işletme ve 250 bine yakın istihdamı ile 109 milyar TL ciro karşılığı 27 milyar TL katma değer sağlarken ihracatını 17,9 milyar dolara çıkararak toplam ihracattan %10 pay alır duruma gelmiştir. Sektör, AİMSAD’ın da üyesi olduğu ve toplamda 20 Makine İmalat Sanayi Derneğinden oluşan MAKFED, Makine Federasyonu altında örgütlenmiştir.

2020 yılında, makine sektörü olarak yeni bir ihracat rekoru kırmaya hazırlanırken, COVID-19 salgını ile birlikte rekor yerini negatif görünüme terk etti. İhracatçı birliği verilerine göre Ocak-Mart aylarında genel makine ihracatında bir düşüş yaşanmamışken, 1 Ocak-19 Nisan 2020 arasında ise birçok makine alt sektörü ihracatında çok sert düşüşler yaşandı. 2019 yılına kıyasla; Deri imalat makinelerinde %70, Ambalaj makinelerinde %20, Elektrik motorlarında %22, Takım tezgahlarında ise %15, Ağaç işleme makinelerinde ise %5 düşüş gerçekleşti. Genel makine sektörüne baktığımızda ise %9,3 düşüş ile 2019 yılı aynı dönemde 5,3 Milyar dolar olan ihracat, 2020 yılında 4,9 Milyar dolara geriledi.

Mart ayını kapsayacak şekilde MAKFED tarafından organize edilen Koronavirüs etkilerine dair anket sonucunda ise, 

  • 2019 yılında makine sektörü genelinde ihracat oranı %35 iken, AİM (Ağaç işleme makinesi) sektöründe ise bu sayı %40 olarak gerçekleşmiştir.
  • Makine sektöründe 2019 yılı kapasite kullanım oranı %66 iken, bu oran AİM sektöründe %59 olarak gerçekleşmiştir.
  • Bu dönemde satışlardaki yurt dışı tedarik oranı makine sektörü genelinde %33 iken, AİM sektöründe %35 olmuştur.
  • Makine sektöründe 2019 yılı boyunca yapılan alımlarının %67’si vadeli iken, bu oran AİM sektöründe %59’dur. Ortalama vade makine sektörü genelinde 3,6 ay, AİM sektöründe ise 4 aydır. 
  • Makine sektörü genelinde firmaların yaptığı satışların %73’ü vadeli, AİM sektöründe ise %60’ı vadeli olarak gerçekleşmiştir. Ortalama vade sayısı makine sektöründe 4,8 ay, AİM sektöründe ise 5,5 aydır. 
  • Anket sonucuna göre makine sektörü genelinde firmaların %89’unun herhangi bir bankada veya kredi kuruluşunda kullanılabilir kredi limiti mevcutken, AİM sektöründe de bu oran aynıdır. Yine an itibariyle makine sektörü genelinde firmaların %59’unun kredi borcu bulunurken, AİM sektöründe bu sayı %50’dir. 
  • Mevcut kredi hacmi/ciro oranı makine sektöründe %31, AİM sektöründe ise %30’dur.
  • Makine sektörü genelinde faaliyetine devam eden firmaların kapasitesinde ortalama %35 azalma gözükmekte olup, bu sayı AİM sektöründe %32’dir. AİM sektöründe işletmelerin %6’sı ise faaliyetine geçici süre ile ara vermiştir.
  • Mart 2020 itibariyle makine sektöründe mevcut siparişlerin tamamlama süresi ortalama 2,1 ay olup, yeni iç siparişler normal zamanın %31’idir. Bu oran yurt dışı siparişler için ise yüzde 22’dir. AİM sektöründe ise; mevcut siparişlerin tamamlama süresi ortalama 1,9 ay olup, yeni iç siparişler normal zamanın %18’idir. Bu oran yurt dışı siparişler için ise yüzde 6’dır.
  • An itibariyle makine sektöründe istihdamın %61’i aktif çalışmaya devam etmekte olup, AİM sektöründe bu oran %68’dir.

Diğer taraftan, bu dönemde makine sektöründe yaşadığımız en büyük problem ise, 24 Mart 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği konusu “Muhtasar ve KDV tevkifatı ile SGK primlerinin Nisan, Mayıs ve Haziran ödemelerini 6’şar ay erteleme” tedbirleri kapsamına makine sektörünün alınmayışı oldu. Mücbir sebep kapsamına alınmaması sadece vergi vs. gibi maddi hususlardan öte, sözleşmeye bağlı ihracat teslimlerinin gecikmesi durumunda da devlet tarafından mücbir sebep kapsamında olduğumuzu partnerlerimize iletebilmek elimizi çok kuvvetlendirecekti.

Bu durumu ağaç işleme makineleri açısından ele aldığımızda ise, 2019 yılı itibariyle ihracatın ithalatı karşılama oranı %200’den fazla olan ve 50 milyon USD’a yakın dış ticaret fazlası veren sektörümüz ihracatının büyük bir bölümünün yapıldığı (Ortadoğu ve Avrupa) pazarların durma noktasına gelmiştir. Öte yandan, her türlü mobilya ve ağaç işleme makinaları imalatı ve çeşitli aksamları üretiminin yapıldığı sektörümüzde, Çin’de başlayan ancak merkez üssü Avrupa ülkeleri haline gelen salgın nedeniyle özellikle Avrupa’dan tedarik etmemiz gereken yedek parça ve ara malı olan hidrolik pnömatik, otomasyon, robotik malzemeler, motor, elektronik vb. ürün tedariklerinin gecikmesi ve bunun sonucunda da siparişlerimizin müşterilerimiz olan mobilya üreticileri tarafından ertelenmesine yol açtı. Ayrıca, mobilya sektörünün en çok üretim ve satış yaptığı bu dönemde düğün, nikah gibi toplu davetlerin yasaklanması, dolayısıyla da mobilya perakendecilerinin de faaliyetlerini durdurması nedeniyle, bu durum sektör ekonomisinde ciddi daralmalara ve makineye olan talebin neredeyse durmasına sebep olmuştur. Bu bağlamda, ilgili tebliğ’de “Her türlü mobilya imalatı yapan firmalar ile perakende sektöründe satış yapan mobilya mağazaları” mücbir sebep kapsamına alınmış ve yaşanan ekonomik gelişmelerden ötürü faaliyetlerini durdurmuşlardır. Ancak, mobilya sektörüne yerli makine ve aksamlarını sağlayan sektörümüz ise mücbir sebep kapsamında değerlendirilmemiştir.

İşletmelerde çalışan sağlığı ile ilgili ne gibi tedbirler alındı?

Derneğimiz bağlı üyelerimize yaptığımız anket sonucunda, tüm üyelerimizin gerek ilgili genelgeler kapsamında tedbirlerini aldığını gerekse yıllık izin yada home ofis gibi uygulamalarla teması mümkün olan en az sayıya indirdikleri belirtildi. Bunların yanı sıra AİMSAD olarak yaptığımız anlaşmalar ile üyelerimizin ihtiyacı olan maske (meslek liseleri ile), siperlik gibi hijyen ürünlerine de ulaşmalarını sağladık. 

Sektör için çözüm önerileri nelerdir? Bu sürecin ne şekilde devam edeceğini düşünüyorsunuz?

Öncelikli olarak makine sektörünün mücbir sebep kapsamına alınması, Kısa Çalışma ödeneği süresinin 3 aydan 6 aya uzaltılması ve şartların tamamen kaldırılarak onay sürecinin beklenmeksizin başvuran tüm firmaların faydalanması, Leasing ödemeleri ile elektrik, doğalgaz gibi ödemelerin ötelenmesi, KDV iadelerinin en kısa sürede gerçekleştirilerek firmaların krediye yönlendirmek yerine bu ödemelerle finanse edilmesi. 

Diğer bir konu ise, mücbir sebep kapsamına alınan firmalarla iş yapan, ancak mücbir sebep kapsamına girmeyen firmalar, mal veya hizmet aldığı firmanın KDV beyannamesi vermemesinden ötürü KDV iadesi başvurusunda bulunamaması. Bu firmaların hem KDV iadesi alamaması hem de mal veya hizmet aldığı mücbir sebep kapsamındaki firmayı, tabi olduğu KDV oranı kadar ilave olarak finanse etmesine neden olmaktadır. Bu çıkmazın da bir an önce çözülmesi gerekmekte.

Hükümet yetkililerinin açıklamalarından yola çıkarak, Temmuz ayı itibariyle öncelikle Turizm başta olmak üzere hizmet sektörü dahil birçok sektörde ufak kıpırdanmalar olacağını düşünüyorum. Sanayi sektörlerinin toparlanması ise sene sonunu bulacaktır.

 

            Çalışmanın sonuçlarını kısaca şu şekilde özetleyebiliriz. 

Sonuş ve değerlendirme:

Mobilya sektörü kendi içinde önemli bir örgütlenme yapısı oluşturmuş ve Mobilya dernekleri Federasyonu MOSFED, çatısı altında 61 ilde tabana yayılmış 36 bin üreticinin iradesini temsil eden 14 dernekten oluşmuş bir yapılanmaya sahiptır.   Sektörde Mağazalar dahil 65.000 işyeri ve doğrudan 200.000 kişiye istihdam sağlanmaktadır. 3 milyar $ ‘lık dış ticaret veren sektörde 10.000 ihracatçı   bulunmaktadır. 

 

Negatif etkiler:

            1-Çin’de Aralık ayında başlayan ve Mart ayında ülkemizde etkisini gösteren salgın sonrası Mart ayında %30 düşüş, Nisan ayında ise %50-%60 düşüş göstermiştir. 

2-COVID19’dan kaynaklanan sorunlar nedeniyle pek çok sektörde olduğu gibi mobilya sektöründe de nakliye kısıtlamaları  daha önce alınmış siparişlerin teslimatını aksatmıştır. Bu da işletmelerin finansal durumunu önemli ölçüde etkilemiştir. 

3-Firmalarda satışın durma doktasına gelmesi nedeniyle bitmiş ürün stokları oluşmuş, firmaların bu kapasitede depolama altyapıları da olmadığı için üreticiler güç durumda kalmış ve yüksek stok maliyetleri ile karşı karşıya kalınmışlardır.

 

4- Covid19 sürecinde gıda vb gibi temel ihtiyaç maddesi olmamasından dolayı Mobilya ihtiyaçları da önemli oranda ertelenmiştir.

5- Satışların durması ve üretimin aksaması sonucu kira giderleri yüksek maliyet getirmiştir.

6- Krizi bahane ederek imkanı olduğu halde borçlarını ödemekten sakınan fırsatçıların doğmasına neden olmuştur.  

7-Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden olan mobilya, hükümetimizin gösterdiği hassasiyet ile mücbir sebepler kapsamına alınan iş kollarından oldu. Ancak  sektörün önemli bir bileşenlerini oluşturan ve uluslararası alanda en önemli 5 üretici ülke sıralamasında bulunan Türk Mobilya Aksesuarları sekto?ru?nün, MDF, panel üreticileri ve Makine imalat sektörünün mu?cbir sebep kapsamına alınmaması sektörde önemli bir ekonomik ve finansal kayba neden olmuştur.   

8-Sevkiyatlardaki maliyet artıs?ları bas?ta olmak u?zere ihracatlarımızda c?es?itli u?lkelerin gu?mru?klerinden kaynaklanan gecikmeler, siparis?lerin bekletilmesi ve o?deme yapılamaması yada ihracat bedellerinin gecikmelerinden kaynaklanan ciddi problemler yas?anmasına neden olmuştur.  

Olumlu gelişmeler:

Sektör bir bütün olarak, sosyal mesafe, ates?, hijyen personel transferleri, sokag?a c?ıkma yasag?ı gibi devletimizin ve bilim kurulunun aldıg?ı tavsiye kararlarına titizlikle uyum go?stermis?lerdir. 

  1. Klasik pazarlama ve satış sistemlerinin işlemediği pandemi şartlarında sektör tanıtım faaliyetlerine  daha fazla ağırlık vermeyi gerekli görmektedir.  Bu amaçla  sektörel ve dijital mecralarda çalışma ortamları oluşturmanın zorunluluğunu yaşamıştır. 
  2. Digital fuarların yapılarak  yaygınlaşması  sağlanmalıdır.
  3. E_ticaret ve digital market uygulamalarına ağırlık verilmelidir
  4. Devletce açıklanan Ekonomik istikrar paketi miktarının ve kapsamının genişletilmesi gerekir.

 5-Kovid-19 salgını ile Türkiye ufakta olsa internetten mobilya satın almayı deneyimledi. Dolayısıyla mobilyada e-ticaret döneminin yavaş ama emin adımlarla ilerleyeceğini gözlemleyebiliriz. 

 

2019’da ihracatını  % 12 arttıran, 2020 de Ocak şubatta %15 oranında bu istikrarı sürüdürerek  180 ülkeye ihracat yapan bir ülke olarak Mart -nisanda %50-60 oranında  ihracat düştmüştür, Mayıs ayında bu süreç negatif olarak devam edecek gibi görünüyor. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

mobder@mobder.org.tr, info@mobder.com, info@mobder.org.tr, muder@muder.org, MOBSAD-Mobilya Sanayi İş Adamları Derneği , Ahmet N di , Arzu Bayraktaroğlu , maksder , aliosman Mertöz , info@omsiad.org.tr, info@imos.org.tr, ersa@ersaofis.com.tr, info@ansimod.org, info@kaymos.com, reyhan.turan@mosder.org.trinfo@mobder.org.tr

m.erol@torkmakine.com

 

 

mobder@mobder.org.tr, info@mobder.com, muder@muder.org, MOBSAD-Mobilya Sanayi İş Adamları Derneği , Ahmet N di , Arzu Bayraktaroğlu , maksder , aliosman Mertöz , info@omsiad.org.tr, info@imos.org.tr, ersa@ersaofis.com.tr,info@ansimod.org, info@kaymos.com,

info@mobder.org.tr

 

Mosfed:

 

MOBDER başkanı:Murat Tunçinfo@mobder.org.tr

 

MOSDER BAŞKANI

Muder: 

MOBSAD:Başkan: Nuri GÜRCAN. : +90 216 680 27 70

 

 

İmos:Başkan : Okan GÜLER

 

Kaymos başkan MEHMET YALÇIN

 

Aimsad

 

yazar

Nesip Uzun

E-bülten için e-posta bırak