2017 beklentileri ve küresel sorunların sektöre etkileri

Mobilya Dekorasyon Dergisi - Mobilya Dekorasyon - Dergi - Yayın - İletişim - Dergi

2017 beklentileri ve küresel sorunların sektöre etkileri

30-01-2017
2017 beklentileri ve küresel sorunların sektöre etkileri

Dünya genelinde büyüyen ve süreçlerini tamamlayan pek çok üretim çeşidi var. Bunların bir kısmı  günümüz dünyasında teknolojinin gelişmesi sonucu, bazen de ihtiyaçların değişmesi sonucu günlük hayatımızdan çıkmışlardır. Mobilya sektörü ise, insan var oldukça farklı biçimleriyle varlığını artarak sürdürecek bir üretim alanıdır. Dünya nüfusu artıkça, aşırı üretim, toplumları tüketim toplumuna dönüştürür ve bu döngü  de o oranda artacaktır.

Bugün küresel anlamda, hemen her ülkede önemli bir durgunluk yaşanmaktadır. Pek çok sektörde olduğu gibi, mobilya sektöründe de 2016’da hedeflenen yıllık büyüme rakamları tutturulamadı. Türkiye’de mobilya sektöründe 2016 yılı için hedeflenen  büyüme %10 iken aralık sonu itibarıyla %4,5-5 gibi yine de açık vermeyen bir sektör olarak kendini  nisbetten korudu.   2017 hedefleri  ise, son iki ayda dolar ve euro kurunda yaşanan olağanüstü değişkenler sonucu hiçbir ülkede beklenen büyüme hedeflerinin tuturulamayacağını  gösteriyor.  Gerek Amerikan seçimlerinin etkisi, gerekse de Orta doğudaki gelişmeler bu küresel değişimleri önemli oranda etkilemiştir. Bütün bu etmenlere rağmen, piyasaya her ay yeni bir ürün çıkıyor. Otomotivden akıllı telefonlara kadar, tüketim ve değişim dünyası boş durmuyor. Büyüyen nüfus ve engellenemez tüketim eğilimleri, Türkiye gibi inşaat sektörünün canlı olduğu ülkelerde konut satışları, büyük kampanyalar ve bankaların fonlarıyla desteklenirken, beraberinde mobilya başta olmak üzere pek çok sektörü de besliyor. Bu süreç Türkiye’de kentsel dönüşüm projeleriyle, başta büyük kentler olmak üzere Türkiye’nin pek çok kentinde kentsel yeniden yapılanma olarak sürüyor ve  bu ekonomiyi şimdilik canlı tutuyor. Ancak 2017 içinde demir çimento gibi  hammadde girdilerindeki yüksek maliyetler durumu nasıl etkileyecek göreceğiz. Ülke genelinde yapılan toplu konutların yüzde 80’inin orta ve üst gelir grubuna yönelik olduğu da düşünülürse, kentsel dönüşümün buralara yönelemeyeceği, kentsel göçlerden gücünü alacak talebin de buralara yönlenemeyeceği  gerçeğinden dolayı,  bu konutların mevcut ekonomik durumdan dolayı daha bir süre boş duracaklarını tahmin ediyorum.  Şu an için bu kesime yönelik konut fazlası gerçeği de göz ardı edilmemelidir.  2017’ye girerken dövizde yaşanan şok,  ekonominin hemen her noktasını etkilemiş durumda. % 25’i aşkın bir zamla aldığımız dergi kağıdında olduğu  gibi, hemen her girdide ithal bir parça olduğunu düşünürsek, bunun yansımasını kısa zamanda yaşayacağız. Rüzgar gibi gelen bir ayda 3 defalık benzin zammı,  4.5 liralık köprü geçişinin bir gecede 7 TL olması, ardı ardına gelen terör saldırıları, sokakta can güvenliği sorunları, 2017’nin pek sıkı geçeceğini de gösteriyor.

Ülke olarak zor günler yaşıyoruz; ama yine de enseyi karartmamalı, çalışmalıyız. Üretimi durdurursak, geriye ne fabrika kalır, ne de ülke ekonomisi !   Ülkemize bir an önce istikrar gelmelidir. Uluslar arası dengeyi ancak bu şekilde sağlayabiliriz. Mobilya sektöründe 10 milyar ihracatı hedefleyen Türk mobilyacısı, bütün bunların sonucu olarak  girdilerinin büyük kısmını ithalat yoluyla karşıladığından, bu hedefi  tutturması güçleşecek, belki de hayal olacaktır. Umutlarımızı tüketmemek, hayallerimizi gerçeğe dönüştürmek dileğiyle…

 

Saygılarımla

Nesip Uzun

yazar

Nesip Uzun

E-bülten için e-posta bırak